MANİFATURACI ALİ

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

MANİFATURACI ALİ

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Prş Tem 11, 2019 0:14

MANİFATURACI ALİ
Şimdi gözler yeniden Ali Babacan’a çevrilmiş durumda.
AKP hükûmeti ilk kurulduğu zaman yazmıştım: Bu Ali Babacan, şöyle ekonomist böyle politikacı deniliyor ama bu manifaturacı Ali’den Türk ekonomisine zerre yarar gelmez.
Gelmedi, çünkü gelemezdi.
Mehmet Şimşek Türkiye’yi kurtaracak denildi.
Türkiye battı.
Hâlâ Kemal Derviş bir efsane (söylence) diye anlatılıyor, değil mi ama?
O geldiği günlerde, Nihat Erim Hükûmeti’ne çağrılan Dünya Bankası başkan yardımcısı Atilla Karaosmanoğlu’nu örnek vermiştim.
Ki Kemal Derviş de Birleşmiş Devletler Kalkınma Programcısı idi.
Şimdi Ali Babacan parti kuracak, Amerika’dan Daron Acemoğlu’nu getirecekmiş.
Bu sonuncusu şöyle ekonomist, böyle toplumsal bilimciymiş.
Dünya’nın ‘en iyi’lerindenmiş.
Dolayısıyla Türkiye’ye gelir, Babacan Parti’ye kurucu üye olunca...
Eee ne olacakmış?
Bence hiçbir şey olmayacaktır.
Atilla Karaosmanoğlu, Nihat Erim’inki gibi bir ‘Darbe Hükûmeti’nde bile hiçbirşey yapamamıştı.
Yani astığı astık kestiği kestik bir ‘Hükûmet’te..
Şimdi Daron Acemoğlu gelip, ‘Küçük muhalefet’ patisinde ne yapacak?
Varsayalım ki, koalisyon hükûmetinde ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı olsun.
Sadece ‘kuru gürültü’ yapabilecektir.
Sadece ve ancak ‘kuru gürültü’.
Deniyor ki, Ali Babacan’ı bütün dünya tanıyor.
Özellikle ‘finans çevreleri’.
Buna ekonomi politik kavramlarıyla ‘finans kapital’ deniyor.
Emperyalizmin adaşı.
Hatta ta kendisi.
Demek ki, Ali Babacan’la ne olabilecekmiş?
‘Finans Kapital’ yani ‘emperyalizm’, Türkiye’de Hükûmete girecekmiş.
Umudumz finans kapital yani emperyalizm desenize...
‘Ekonomi’yi biliyorlar mış, muş.
Kimi ekonomist, peh peh peh, lerimiz de alkışlamakta imişlermiş.
Tıpkı Kemal Derviş’i alkışlayan Asaf Savaş Akat’lar gibi...
Dahası, ancak böylece ‘üretim ekonomisi’ne geçilebilir falan diyorlarmış.
Çünkü bunlar ne ‘ekonomi’yi biliyorlar ve ne de ‘üretim’i.
Oysa ve tek tümceyle, ‘ekonomi’ de, ‘üretim’ de ve ‘yönetim’ de bir ‘toplumsal ilişki’dir.
Bir ülke ve aynı anlama gelmek üzere bir ‘ekonomi’de, toplumsal ilişkilerde bir ‘değişiklik’ yapılamaz ise, ne ülke kurtulabilir, ne ekonomi düzlüğe çıkabilir ve ne de üretim yapılabilir.
‘Üretim ekonomisi’ üretim ekonomisi diye diye, yurttaşların kafasına bir ‘üretim ekonomisi’ takıntısı eklenmiş durumdadır.
Ki, ne ekonomiyle ve ne de üretimle zerre kadar ilişkisi bulunmamaktadır.
Değil Babacan, Acemoğlu, Şimşek; hükûmete Yıldırımlar, Fırtınalar, Tayfunları koysanız mercimek tanesi büyüklüğünde bir ‘değişim’ sağlayamazsınız.
Peki oturup ağlayalım mı demek istiyorum?
Hayır.
Doğru dürüst bir ‘politika’ uygulayabilmek için, varolan ve kenarından köşesinden ‘siyaset’e bulaşmış kim varsa, onların ‘etki’ ve ‘yetki’lerini sıfırlamak gerekir diyorum.
Bu konuda benim ‘siyaset’ ve ‘politika’ arasındaki ayırıma dikkat çeken yazılarıma yeniden bakılabilir.
Siz hâlâ ‘siyaset’çilerin kuyruğunda sorunlara çözüm arayacak olursanız, daha çok Babacan, Acemoğlu, ya da başka bilmem ne oğullarının peşinden koşarsınız.
Ve bu koca ülke her gün biraz daha batmaya devam eder.
Gemiyi kurtarmanın biricik yolu, ‘Kaptan köşkü’nün ele geçirilmesinden geçmektedir.
‘Rota’ degiştirilmelidir ‘rota’.
O zaman, ‘Ekonomi’nin başına köfteci ‘Hasan usta’yı da koysanız ‘ekonomiyi kurtarır’, vesselam.
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 1042
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Tartışma ve Fikir Meydanı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

cron

x