MANIFEST DESTINY

MANIFEST DESTINY

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Çrş Kas 16, 2016 3:19

MANIFEST DESTINY
Dersimiz Amerika ve konumuz ‘Başkanlık’ olduğu üzere, ABD’deki gelişmeleri gereği gibi anlamaya çalışacağız.
Donald Trump’ın seçilmesiyle başlayan Demokrat/Cumhuriyetçi ayırımı ve ABD’de ‘Kim başkan olursa olsun pek az şeyin değişeceği kanısı’nı tartışmaya devam edeceğiz.
O nedenle İngilizcemizi de biraz ilerletmemiz gerekiyor.
Ben de başlığı ‘ingilizce’ koyuyorum.
Fransızca yazsam ‘Destinée manifeste’ ya da ‘Destin manifeste’ olacak ama, yine de anlaşılmayacak.
Türkçesi ‘Belli Yazgı’.
Hani biz doğulu toplumların ‘Kara Yazgı’sına karşılık Amerikalı’larınki ‘ak’!
Resmi de aşağıdaki gibi..

Her ne kadar tablo 1872’de yapılmışsa da, ‘Destiny manifest’ New-York’lu gazeteci John O’sullivan’ın United States Magazine and Democratic Review dergisinde 1845’te yayımlanıyor.
Yazar, bu terimle, artık Amerikalıların Amerikalı oldukları ve Atlas Okyanusu’ndan Pasifik Okyanusu’na kadar tüm toprakları ele geçirmelerinin kendilerine ‘Tanrının bir lütfu’ ya da daha doğrusu alınlarının ‘Yazgısı’ olduğunu belirtmek için kullanılıyor: (« It is our manifest destiny to overspread the continent alloted by Providence for the free development of our yearly multiplying millions »).
Ve Demokrat Başkan James K.Polk (1845-49) döneminde ABD bugünkü sınırlarına kavuşmuş oluyor.
Böylece Amerikalılar ‘insanoğluna’ (genre humain) ‘Kutsal ilkelerin yetkinliğini göstermek için görevlendirilmiş’ oluyorlar.
John O’sullivan’ın ‘destiny manifest’i yazdığı yıl henüz beş yaşında olan, Amiral Alfred Thayer Mahan (1840-1914) sadece ABD için değil ama tüm insanlık için yeni bir ‘Statejik anlayış’ geliştiriyor.
Hatta günümüzde bile geçerliliği olan ve Neo-Mahanizm olarak adlandırılan bu ‘jeostrateji’ye göre, dünyanın herhangi bir yerini ABD topraklarına katmaktan (annexion) çok, güçlü bir donanmayla okyanusları denetim altına almak gerekir.
Değil mi ki, o güne değin İngiltere ne yapmışsa ‘güçlü donanma’sı sayesinde yapmıştı..
Denilebilir ki, Mahanizm, Manifest Destiny’de olduğu gibi, bir anlamda, ve sıkça duyduğumuz biçimiyle, ‘coğrafya kaderdir’ anlayışından ‘dünya kaderimizdir’ anlayışına geçiş olmuştur.
Gérard Dussouy’un Jeopolitik Kuramları (Les Théories géopolitiques) çalışmasından aldığımız aşağıdaki şemada sözkonusu kuramların bir özetini bulmak olanaklı.

I- Alanın baskın politik rolü
II- Nüfus/uygarlık (Doğu/Batı karşıtlığı) ilişkisi
III- Toprak/Okyanus ikiliği
IIIa- Deniz gücünün üstünlüğü
IIIb- Kara gücünün üstünlüğü
IV- Kıta/Devlet, pan-bölgecilik, büyük alan
V- Yaşam alanı
Bu şemayı yeri geldikçe açacağız.
Ancak, dersimiz Amerika olduğu için, ABD’nin kuruluşundan itibaren şu ‘tarihsel dönem’lerden geçtiğini de anımsatalım:
1775-1783 Kuruluş ve bağımsızlık savaşı
1783-1869 Amerikan ‘Ulus’unun doğuşu
1869-1945 Süpergüç oluşu
1945-2008 Dünya jandarması oluşu
2008- Jandarmalıktan bekçiliğe geçiş süreci
Bu yazıyı sonlandırırken, ünlü romancı Herman Melville (1819-1891)’in “İnsanlık tarihinde ilk kez ulusal bencillik, (...Amerikalılar sayaesinde) sınırsız bir insanseverlik olmuştur” dediğini de anımsatalım. “ Çünkü, diyor Melville, dünyanın geri kalanına sadaka dağıtmadan Amerikalılara iyilik yaptığımız söylenemez”.
“Amerikan way of life” işte tam oralardan gelmişti.
Şimdilerde ‘Destiny’si ‘alacalı’ gibi görünüyor.
Habip Hamza Erdem
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 1100
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Habip Hamza ERDEM

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x