MECZUP

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

MECZUP

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Cmt Tem 21, 2018 0:13

MECZUP
Ragıp Çiçen diye bir ‘meczup’ çıkmış, ‘15 Temmuz bayramı’nıza toz kondurmaya çalışıyor (*).
Zaten CHP ile de kavgalımıymış ne imiş?
İlişikte bulacağınız videoyu izlediğim zaman, kimmiş ne iş yapar diye baktım.
‘15 Temmuz’ ‘Kurtuluş gününüz’ ile ilgisi yok gibi geldi bana.
Amma ne var ki, inanın, ‘15 Temmuz’ gecesinden itibaren ben ne düşündü isem, aynıyla bu ‘meczup’un açıklamalarında buldum desem abartı olmaz.
Kaldı ki, daha o gece, o zaman ilişkim bulunan yayın kuruluşlarına uyarılarda bulunmuş idim.
Yapmayın/etmeyin arkadaşlar, o sokağa dökülen ‘meczup’ların, ülke ile devlet ile, millet ile ilişkileri yok demiştim.
Yoktu ve olamazdı.
Onlar ne şehit idiler ne gazi; niyazi idiler niyazi.
Efendim, asker içinde, polis içindekiler de mi diyenler olmuştu.
Onlar da mı ‘niyazi’?
Kuşkusuz onlar başka, onlar ‘görev’lerini yapacaklardı.
Ve ‘görev başında’ öldürüldükleri için, şehit olmuşlardı.
Başta da Halis Demir kuşkusuz.
Ve yine, şimdi adı değiştirilen ve benim için hâlâ ‘Boğaz Köprüsü’ olan köprüde öldürülen Kuleli Askeri Lisesi ögrencileri, Harbiye öğrencileri ve emre uyan her rütbeden askerler de birer ‘şehit’tirler.
Ve bu ‘şehit’leri boğazlayan alçak ve namussuz sürüsü ise düpedüz katildirler.
Ve, bu katillerin başı, başkatil de denilebilir, bu alçak ve namussuzlar sürüsüne ‘maaş’ bağlamış bulunmaktadır.
Ve, belki, böyle düşünüyor ve bunları yazıyorum diye bana da ‘meczup’ diyenler çıkacaktır.
Ee ne yapalım, ne de olsa ‘düşünce özgürlüğü’ var değil mi?
Ben de böyle düşünüyorum.
Yok, düşünmeyip, alçak ve namussuzlar sürüsünün yaydığı ‘dezinformasyon’lara mı inanacaktım?
Lafı dolandıran ‘aptal sürüsü’ne mi inanacaktım?
Çokbilmiş politikacılara mı inanacaktım?
Bu arada bir parantez açarak, ‘Türkiye’nin en güvenilir kişi’sine sitem etmek isterim.
Efendim ‘iç savaş’ çıkacakmış da, ülkemiz ‘istila’ya uğrayacakmış (mış).
Bizim orada, kayısının aşılanmamışına ‘mişmiş’ denir.
Bu sonuncuların anlatıkları ise, ‘mış mış’ da değil ‘mişmiş’tir mişmiş.
Bu ’15 Temmuz’ palavrası daha çok konuşulacak çok.
Eğer Türkiye’de zerre kadar ‘vicdan’ sahibi ve/ya da ‘insanlık’tan nasibini almış bir tek tane savcı ve yargıç varsa, bu ’15 Temmuz Davası’nı halka açık biçimde yapılmasını önerirdi.
Madem, ‘Devlet’in Bekası’ sözkonusu, yurttaşlar daha iyi anlasın diye, bütün ayrıntılar, savunmalar, iddialar, tanık ve sanıkların ifadeleri herkesçe öğrenilsindi, değil mi ama?
Ama hayır, iddia makamında Dr Recep’in meslektaşı Recep Peker var sanki.
Herif tuttuğunu bayrak direğine asacak.
Hatta hapishaneleri basıp orada mı asacak ne?
Güler misin ağlar mısın?
Bu son ikili, daha doğru bir deyişle, Osmaniyeli de dahil, bu üçübir yerde ‘Devlet’in kendileri oluyorlar.
O arada, bizim safdil ‘Devlet Görevi’ yapmakla övünen eski/yeni askerlerimiz başta olmak üzere, bir kesim ‘Devlet sevici’ yazar/çizerimiz de hâlâ ‘Devlet’imize laf söyletmem diye diretmekte.
Bunların ‘Devlet aşkı’ platonik.
Olmayan bir sevgiliye ‘aşk’ da denilebilir.
Burada ‘Devlet Felsefesi’ne girmenin anlamı yok.
Hem zaten anlayamazlar.
Bugün hâlâ ‘Başkan’, bakan, müdür, memur falan denilebiliyorsa, ‘Devlet’in anlaşılamadığının resmidir.
‘Meclis’, parti, toplantı, muhalefet falan denilebiliyorsa da öyle.
Bizim ‘feriştah’çımızın ise başı dertte herhalde.
Yerine gelecekelerde de bir ‘ışık’ göremiyorum.
Bir başka ‘yol’ gerekiyor, bir başka ‘çözüm’.
Yeni bir ‘meczup’luk.
Polis müdürü, polis olacak çocuklara ne diyor: “Kendinizi Devlet’e adayacaksınız”.
‘Devlet Meczup’u olacaksınız demektir.
Amma ‘Devlet’ nedir diye soracak olursanız, yanıt ‘Dr Recep ve Recep Peker’ olacaktır, emin olun.
Oysa, herşeyden önce ‘Devlet’ nediri bilmek gerekiyor.
Söyleyeyim o zaman; ‘Devlet demek halk demektir, halk’.
O polis müdürü ‘Dr Recep için halkı imha edeceksiniz’ diyordu.
Hiç kuşkum yok, başka türlüsünü ‘düşünebilecek’ nitelikte olsa, polis müdürü olamazdı.
O, benim ‘meczubu olduğum Devlet’i o asla düşünebilecek biri olamaz.
Tıpkı, şimdi ülke içi ve sınırötesi ‘görev’de olan her ‘görevli’ gibi.
Sözün kısası, meczup var ‘meczupçuk’ var.
Bunlar ‘meczupcuk’..
Olunacaksa adam gibi ‘Halk Meczubu’ olunmalı ki, aynı zamanda ‘Devlet Meczubu’ olunabile.
Bilmem anlatabiliyor muyum?
Habip Hamza Erdem
(*)https://mutlakaoku.com/15-temmuz-sozde-darbesi-bambaska-bir-gercek-var-ragip-cicen-itiraflari/
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 944
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Tartışma ve Fikir Meydanı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x