Mükemmelliğin Bekçileri: TÜRKLER / Ali Burak AŞÇI

Mükemmelliğin Bekçileri: TÜRKLER / Ali Burak AŞÇI

İletigönderen Ali_95 » Pzr Ara 14, 2014 13:26

MÜKEMMELLİĞİN BEKÇİLERİ: TÜRKLER

    Doğrusu Allah katında din, İSLAM'dır; o kitap verilenlerin anlaşmazlıkları ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki taşkınlık ve ihtirastan dolayıdır.
    ÂLİ İMRAN SURESİ 19. AYET

İslâm sapkınlaşmış bir kâinatın yeniden yönünün Allah'a dönmesi için indirilmiş bir düzendir.İslam hem dindir hem de bir yaşam tarzıdır.

Gerçek bir Müslümanın konjüktörü İslam'dır.Çünkü bir Müslüman onun bir Yaratan tarafından indirildiğini bilir ve ona kayıtsız şartsız inanır,emirlerini kayıtsız şartsız uyar.

Mekke halkının İslamla tanışması Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v) 610 yılında Cebrail tarafından ilk emir olan ''OKU'' emrinin gelmesiyle başlar.

Ama Peygamberimize indirilen öyle basit bir ''oku'' kavramı değildir.Çünkü 200 den fazla yerde ''HÂLÂ DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ?'' ayet-i kerimeleri geçmezdi. Buradan çıkarılabilecek iki sonuç var:

1-İslam ''taassubu'' kesinlikle emretmez,bu yüzden de okumayı emreder.
2-İslam okurken aynı zamanda okuduğunu idrak etmeyi,düşünmeyi ve sorgulamayı da emreder.Çünkü İslam bir düşünme dinidir.Ayetler de bu söylenenlerin ispatıdır zaten.

Türkler bu düşünce konjüktörünü 751 yılında Talas Savaşı ile devralmışlardır.Haat peygamber Efendimiz İslamın koruyuculuğunu ebediyete kadar TÜRKLERE vermiştir. Bunula ilgili ayrıntılı yazı:
https://www.facebook.com/photo.php?fbid=564181953621013&set=a.424824737556736.92157.424821874223689&type=1

Malaesef Cihan Devleti'nin çökmesinin en büyük sebebi kendilerini bilime ve okumaya mahrum etmeleridir.Çünkü bir milletin ferdi eğer okumuyor ve idrak etmeyi beceremiyorsa o millet başkalarına kul olmayı öğrenir.Bu konuda ilgili video Sinan MEYDAN hocamın anlatımıyla aşağıdadır:



İslamın böyle dalgalı bir biçimde bir yükselip bir düşmesinin sebebi bizim okumamamızdır.Bu yüzden ülke 1699'dan itibaren emperyalist kuşatma içerisindedir.

Bu köhneleşmiş ve artık padişahı ilahlaştıran ÜMMET(!) düzenini yıkıp İslam'ın asıl yaşanabileceği düzen olan CUMHURİYET düzenin kuran Atatürk'ten başkası değildir.O işgal altında olan bir milletin dinini de yaşamayacağını iyi bilmiş ve bu düzenin değişmesi için kongreler düzenlemiş ve halkıyla beraber bu kefere emperyalistlere ve onun maşalarına karşı bir zafer kazanmıştır.

Hatta bu manevi güç olan İSLAMI öve öve bitirememiştir.İşte bu örnekten birkaçı:

    ''Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulmamacasına hepsi düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor fakata nekadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur’an-ı Kerim okuyor ve Cennet’e gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler ise Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer süngü ile çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”
    BOMBASIRTI OLAYI 14 MAYIS 1915

Ancak böylelikle ve ALLAH’ın yardımıyla bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri iyi bir biçimde yapabileceğimi umarım. Milletimiz DİN ve DİL gibi kuvvetli iki fazilete sahiptir. Bu faziletleri, hiçbir kuvvet milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz da.

Türk milleti daha dindar olmalıdır, bütün sadeliğiyle daha dindar olmalıdır.

Bunlar sadece birkaçı.

Türk bakan başbakan hatta cumhurbaşkanlarından bir tek sadece ATATÜRK hutbe vermiştir. Bir lider insanları siyasi olarak dini de etkiyelebilmiştir:

    "Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selâmeti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamber Efendimiz Hazretleri, Cenâb-i Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resul olmuştur. Temel nizami, hepimizin bildiği Kur'ân-ı Azimussan'daki açık ve kesin hükümlerdir.

    İnsanlara maneví mutluluk vermiş olan dinimiz, son dindir, mükemmel dindir. Çünkü dinimiz; akla, mantığa ve gerçeklere tamamen uymakta ve uygun gelmektedir. Eğer akla, mantığa ve gerçeklere uymamış olsa idi bununla diğer ilâhî tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi. Çünkü bütün tabiat kanunlarını yapan Cenab-ı Hak'tır.

    Arkadaşlar! Cenab-ı Peygamber çalışmalarında iki yere, iki eve sahipti. Biri kendi evi, diğeri Allah'in evi idi. Millet işlerini Allah'ın evinde yapardı. Hazret-i peygamber'in mübarek yollarını takip ederek bu dakikada milletimize ve milletimizin şimdiki ve geleceğine ait konuları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde, Allah'ın huzurunda bulunuyoruz. Beni bu şerefe kavuşturan Balıkesir'in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu vesile ile büyük bir sevaba nail olacağımı ümit ediyorum.

    Efendiler! Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler, söylenenleri dinleme ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılması lazım geldiğini düşünmek, yani birbirimizin görüş ve düşüncelerini almak için yapılmıştır. Millet işlerinde her ferdin zihninin başlı başına faaliyette bulunması lâzımdır. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz için her şeyden önce hakimiyetimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım.

    Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşüncelerini anlamak istiyorum. Millî emeller, millî irade yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, millet fertlerinin tamamının arzularının, emellerinin bileşkesinden ibarettir. Bundan dolayı benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim."

    7 Şubat 1923 BALIKESIR - Zagnos Paşa Camii

ATATÜRK aynı zamanda Peygamberimizi nasıl sevmemiz gerekliliğini şu veciz sözlerle ifade etmiştir:

    Bütün dünyanın Müslümanları Allah’ın son peygamberi Hz. Muhammed’in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli, tüm Müslümanlar Hz. Muhammed’i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli, İslamiyet’in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli zira ancak bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilirler. Büyük bir inkılâp yapan Hz. Muhammed (sav)’e karşı beslenilen sevgi ancak onun ortaya koyduğu fikirleri, esasları korumakla tecelli edebilir.
    (Şemsettin Günaltay, Ülkü Dergisi)

Ancak Atatürk gibi bir lider Peygamberi sevmenin tek yolunu O'nun benimsemiş olduğu ilkelere harfiyen uymakla ifade edebilir.İşte böyle bir lider Türklere nasip olmuştur.

Atatürk Kendisini en üst gören dalkavuklara köpürürdü.Hatta biri Peygamberle karşılaştırmaya kalkınca O'nu ''Sen ben unutuluruz ama O ÖLÜMSÜZDÜR.'' sözleriyle Peygamberim unutulmayacak en önemli insan olduğunu belirtmiştir.

Atatürk İslama verdiği hizmetleriyle de önemli bir liderdir.O din alanında yapılan hizmetlerin halkını demir atomu gibi birbirine sıkı sıkıya bağlanacağını biliyordu.İşte din alanındaki bazı hizmetleri:

Kur'an-ı Kerim’in Türkçeye Çevrilmesi
Kur'an-ı Kerim’in Tefsirinin Hazırlanması faaliyetleri
Hadis Kitaplarının Hazırlatılması Basımı ve Dağıtılması Faaliyetleri

Ve daha niceleri.Ayrıntılarıya öğrenmek isteyen varsa Sinan MEYDAN hocamın 1186 sayfalık ''Atatürk ile ALLAH arasında'' adlı çalışmayı okuyabilir.

Maalesef Ulu Önder'in bize bıraktığı maddi-manevi mirasının kaymağını yiyen bazı komprador uşaklar var.Bu uşaklar 75 yıldır varlar.Bunların ortak özelliği ya İngiliz'e kul ya da Amerika'ya kuldur.

Bir diğer özelliği de ''İSLAMİ KAPİTALİZM'' şiarını ilke edinmiş olmalıdır.Birileri ''ezanı'' Arapçaya döndürdüğü için adeta ''SULTAN'' olur.Bir anı anlatayım size:

1958 yılında yaşlı ve fakir bir teyzeyi gören gazeteciler onunla konuşmak ister.
-Nasılsın teyze,derler.
-İyiyim diye cevap verir.
-Ama teyze çok fakir görünüyorsun deyince
-olsun EZANIMI ARAPÇA dinliyorum diye cevap verir.

Birileri darbe sonrasında iktidara gelir.Lakabı da bellidir:TAKUNYALI
Onun da her söylemi Allah lafzınadır.Hatta suikastte uğradıktan sonraki video kaydı şudur:



Geldik 3 Kasım 2002'ye.Onun da söylemi değişmez ama Dini kelimeleri daha çok artırır,hatta Arapça sözcükler,cümleler,atasözleri koyar.Onu da HAZRET makamına yükseltirler.Onu üzersek Allahı da üzersiniz derler.

Ona dokunmanın mübarek olacağını söyleyen bir Bursa milletvekili var.Ne be o Ağlama duvarımı da ona dokunursak ibadet etmiş oluyoruz.
Onu doğuran şehirlerin mübarek olduğunu ifade eden bir AB ''BAKAN''ı var.Onu hareketlerinin ''SÜNNET'' olduğunu ifade eden bir zat var.Peygamber mi de onu doğuran şehir mübarek olsun;onun hareketler sünnet olsun.

İşte bunu gibi bir sürü örnek var.Saydığım 3 kişinin de ortak özelliği bu ülkeyi emperyalistlere peşkeş çekmiş olması,dinle insanları aldatmasıdır.Halkın bu İSLAMİ KOMPRADORLARA çok dikkat etmesi gerekmektedir.

Bunu için de Halkın okuması,okuduğunu idrak etmesi,düşünmesi ve sorgulaması icap eder.Çünkü ancak akıllı insanlar bu söylemlerle kandırılamazlar.Muasır seviye ancak kendimizi her yönle geliştirmekle mümkün olabilir.

NOT: Bizler BANU AVAR Hocamın ve şehit ailelerin izinde bir bildiri yayımladık.Sizleri de bildiride görmek istiyoruz. Okuyun, mantığınıza yatıyorsa imzalayın arkadaşlarım.

http://www.milliiradebildirisi.org/



OKU,Yaratan Rabbi'nin adıyla oku.
ÂLAK SURESİ 1. AYET

Sevgilerim ve Saygılarımla
Yeniden buluşmak dileklerimle
Ali Burak AŞÇI


En son Ali_95 tarafından Pzr Ara 14, 2014 13:26 tarihinde darbelendi.
Kullanıcı küçük betizi
Ali_95
Üye
Üye
 
İletiler: 2
Kayıt: Çrş Tem 25, 2012 12:58

Şu dizine dön: Sizin Makaleleriniz

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x