OYLAR GERÇEKTEN ÇALINMIŞ İMİŞ

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

OYLAR GERÇEKTEN ÇALINMIŞ İMİŞ

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Sal Haz 25, 2019 2:26

OYLAR GERÇEKTEN ÇALINMIŞ İMİŞ
23 Haziran gecesi İstanbul seçim sonuçları gelmeye başlayınca, 31 Mart’ta oyların gerçekten ‘çalınmış’ olduğunu düşündüm.
Ekrem İmamoğlu’nun oylarını % 5,5 artırmasına karşın, Binali Yıldırım’ın oyları % 3,5 azalmıştı.
‘Millet İttifakı’nın oyları % 9 oranında arttı deniliyor.
Her şey bir yana, seçimleri kazanacağı neredeyse ‘kesin’ olan ‘Devlet İttifakı’nın, nasıl oluyordu da % 3,5 oranında ‘oy kaybı’ yaşanabiliyordu?
Gerçekte, ‘oy kaybı’ olmamış ama bu kez ‘çalınamamıştı’..
Nitekim ertesi gün, ‘Gün Başlıyor’ programında, Can Ataklı aynı tezleri ve de ayrıntısıyla dile getirdi.
Böylece Türkiye’de AKP Devleti’nin, yürütme, yasama ve yargıya tamamen ‘hükmetse’ (domination) bile, ‘sandık’a, bu kez, ‘müdahale’ edemediği ortaya çıkmış oldu.
Demek ki, bundan önceki seçimlerde, muhalefet, sandıklara sahip çıkabilseydi, ne ‘Başkanlık Halkoylaması’ ve ne de 24 Haziran Milletvekili Seçimleri o ‘ileri sürülen sonuçlar’ı vermeyecekti.
Halkoylaması’nda Evet oyları 25 157 025, Hayır oyları 23 777 091 idi. Aradaki fark 1 379 934.
Fark oranı % 2,82.
Cumhurbaşkanlığı seçimine gelince; Muharrem İnce ve Tayyip Erdoğan en azından ‘ikinci tur’a kalacaklardı.
Çünkü birinci turda Tayyip Erdoğan’nın oyu % 52,6 değil, ama 52,6 – 2,82 = 49,78 olacaktı.
Hatta daha da düşük bir oy oranı olacaktı.
Nitekim ‘mühürsüz zarf’ların 2 500 000 olduğu söylenmektedir.
Yani geçerli oyların tam % 5’i.
Eğer ‘mühürsüz zarf’lar 1 500 000 olsa idi, oran % 3 olacaktı.
Demek ki, AKP döneminde oyların çalınma oranı ortalama % 3’tür.
60 milyonluk bir seçmen kitlesinin iki milyona yakın bir kesiminin oyuna karşılık geliyor.
Şimdi Ekrem İmamoğlu, oylarını 806 000 artırdı, deniyor. Bir milyon diyelim.
Eğer Binali Yıldırım, AKP’nin her seçimde yaptığı gibi, oyları çalmayı becerebilseydi, Ekrem İmamoğlu’na kendisi 1 milyon oy fark atmış olacaktı.
Zaten, 31 Mart gecesi, daha oyların % 30’luk bölümü sayılmışken çıkıp, ‘ben seçimi kazandım’ diyemezdi.
O her zamanki gibi, en az % 3’lük bir oy oranını ‘çantada keklik’, ya da ‘sahte oy’ olarak gelecek sanıyordu.
Ancak gelmedi.
Çünkü muhalefet, artık ‘sandık’lara sahip çıkmayı beceriyordu.
Umalım ki, bundan böyle ‘sandıklar’a, ya da denildiği gibi, ‘millî irade’ye sahip çıkılabilsin.
Geçmişte ‘çalınmış oy’ların hesabı n’olacak diyecek olursanız, ‘sayılmış oy’ların hesabı sorulmaz diyelim.
Ancak eğer ‘vicdan’dan sözedilecekse, ortalama bir vicdan ne Cumhurbaşkanı, ne Başbakan ne de Bakan demeye engel olur.
Çünkü onlar, savladıkları gibi, ‘sandıktan çıkmamış’lardır.
Çıktıklarını söyledikleri ‘sandık’lar her zaman ‘murdar’ idi.
Sekseniki milyona ‘murdar eti’ yedirip durmaktalar.
Ne ki, murdar et yenilebilse de, mideyi bozar diyelim.
Türkiye’nin artık ‘bağırsaklarını temizleme’ zamanı gelmiş olmalı.
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 1041
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Tartışma ve Fikir Meydanı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x