Özgürlük ve Bağımsızlığın, Hak ve Hukukun Yolu Silivri'den Geçer; Başka Çıkış Yolu Aram

Emekli Jandarma Albay - Yazar

Özgürlük ve Bağımsızlığın, Hak ve Hukukun Yolu Silivri'den Geçer; Başka Çıkış Yolu Aram

İletigönderen Oğuz Kağan » Pzr Eki 02, 2011 20:25

Özgürlük ve Bağımsızlığın, Hak ve Hukukun Yolu Silivri'den Geçer; Başka Çıkış Yolu Aramayınız!

Yıl 2011. 29 Eylül, Perşembe... Gündem yoğun, en dikkat çekici olan Uludağ Üniversitesindeki genç kızlarımız, haykırıyorlar.. Duyabildiğim üç ana ses haykırıyor, birincisi şu: "AKP, üniversiteyi, ülkeyi, sokağı özgür bırak"...

Gündem yoğun, en dikkat çekici olan Uludağ Üniversitesindeki genç kızlarımız, haykırıyorlar… Duyabildiğim üç ana ses haykırıyor, birincisi şu:

"AKP, üniversiteyi, ülkeyi, sokağı özgür bırak"…

Yalan mı?

Doğru söylüyorlar, ülkemizde özgürlük mü kaldı, telefonlarımız dinleniyor, “mobese” adı altında her hareketimiz izleniyor, şirketler, banka kayıtları, aldığımız benzin bile kaydediliyor, araç plakamız yazılıyor, araştırılıyor… Öyle bir hale düştük ki ne özel hayat, ne özel haberleşme, ne de özel bir yaşantımız kaldı… Orta Çağ köleliğinin 21. Yüzyıl versiyonu işte bu: “AKP İMPARATORLUĞU”…

Resim

Duyabildiğim ikinci ana ses:

"Padişahın veziri üniversiteden defol”…

Yalan mı?

Doğru söylüyor… Bir 23 Nisan sabahı, bu Başbakan, temsili olarak yerine geçen minik bir yavrumuza demedi mi: “Artık Başbakansın, astığını as, kestiğini kes!”

Padişah eğer Erdoğan ise veziri de “elbette ki Arınç”… Özgürlük isteyen bir üniversiteli başka ne diyecek ki bu zalimlere: “DEFOL!”

Üçüncü ana ses ise şuydu:

"Parasız eğitim istiyoruz"…

Yalan mı?

Doğru söylüyorlar: Mecbur muyuz çocuklarımızı bir cemaate teslim etmeye, onun yurduna, onun dershanesine, onun üniversitesine köle olsun için teslim etmeye mecbur muyuz? Devlet yok mu bu ülkede?

Hani Anayasa diyordu ki: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti sosyal bir devlet”… Hani sosyal devlet? Paramız yok ise eğer, bizim çocuklarımızı sokağa mı atacak bu devlet? Bu devlet bizim değil mi? “TOKİ, TOKİ” deyip çığırtkanlık yapacaklarına, biraz yurt yapsın bu devlet ve de hükümet!

Genç kızlarımız artık sokakta, vatanı savunmak için, özgürlük ve bağımsızlığımızı savunmak için, haksızlık ve hukuksuzluğa “DUR” demek için…
Yarın sıra annelerimiz gelecek, onlar çıkacak sokağa vatan için, özgürce ve insanca bir yaşam için…

Anlamaya çalıştığımız ise şudur: Biz neresindeyiz bu haykırışın?

Haksızlık ve de hukuksuzluğun egemen olduğu ülkemizde, adalet yok, doğru…

Herkes haykırıyor gücü ölçüsünde
, işçi, memur, emekli, dul, yetim, köylü, zaten bu saydıklarım ülkenin çoğunluğudur azınlığı değil, bu da doğru… Herkes haykırıyor durdurabilmek için bu adaletsizliği ama yetmiyor, seslerinin gücü, küçük bedenlerin büyük haykırışı yetmiyor bu zulmü durdurmaya, bu da hepten doğru…

Peki, neden yetmiyor?

Nedeni şu: En büyük haksızlık ve hukuksuzluğun yapıldığı yer olan Silivri’ye göz yumduğumuz için, burada yapılan hukuk katliamlarına, insan onuruna saygısızlıklara, keyfiliğe, adaletsizliğe göz yumduğumuz için, bizi artık kimse adam yerine koymuyor da ondan…


Öyle ya, “bana dokumayan yılan yaşasın dersek” olacağı budur…

Genç kızlarımız haklı, üniversite öğrencilerimiz haklı, sorun var yaşam alanlarında, en başta parasız eğitim ve parasız yurtlar… Köylü, işçi, memur haklı, en başta geleceğe güvenle bakabilmek hakkı, en başta vergi ve gelir adaletsizliğini yok etmek hakkı… Emekli, dul, yetim haklı, en başta insanca yaşamak hakkı…

Hepsinin haksızlığa uğradığı da doğru, ama çözüm küçük toplumsal hareketlerden geçmiyor, çünkü bu AKP İmparatorluğu ustalık döneminde, haksızlık ve hukuksuzlukta usta oldu artık…

O halde ne yapmalı da sesimizi duyurmalı?

Hak ve hukukun,
insan haklarının, anayasa ile güvence altına alınmış olan temel hak ve özgürlüklerin en ağır şekilde ihlal edildiği yer “Silivri”dir… Eğer ki AKP İmparatorluğuna karşı özgürlük ve bağımsızlık, hak ve hukuk savaşı verilecekse eğer, ilk önce bu değerlerin en ağır şekilde ihlal edildiği yerden başlamak gerekir, yani Silivri’den…

Eğer ki bu korku imparatorluğunun kalesi durumunda olan Silivri’de, sesimizi duyulabilirsek ve bu ses, bu öfke ve bu tepki tüm ülke sathına, Silivri’den başlayarak adım adım yayılabilirse, bu AKP imparatorluğu çöker, inanınız çöker…

Bu durumda öğrencilerimize çağrıdır; tepkinizi, demokratik hak arama taleplerinizi bulunduğunuz üniversitelerde değil, hep birlikte Silivri’ye gelerek duyurunuz.
O zaman halkımız sesinizi duyacaktır, inanın…

Aynı şekilde siyasi partilere çağrıdır, sivil toplum örgütlerine çağrıdır; Tek tek tepkilerimizi bulunduğumuz yerlerde göstermek yerine, hak ve hukukun katledildiği Silivri’de, eş zamanlı olarak gösterebilirsek eğer, inanınız bana, sesimiz tüm yurtta yankılanacaktır… Bu ses yankılanırsa eğer, AKP imparatorluğu çökecektir…

Bir başlangıç için elimizde güç vardır, neden vardır, demokrasiden aldığımız güç vardır…
Bizi yok sayıyorlar ama buna izin vermeyeceğiz… MHP’den de, CHP’den de, milletin vekili olarak seçilmiş ama hapiste olan, yemin etmelerine, hatta halkımızı temsil etmelerine dahi fırsat verilmeyen temsilcilerimiz var; Engin Alan, Mustafa Balbay, onlara sahip çıkmak bizim hakkımız çünkü biz seçtik…

Bu bizim seçtiğimiz vekiller, bizim sözcülerimiz, vekillerimiz neden hapiste kardeşlerim, neden hapiste? Sözde terörist oldukları için… Peki, PKK’lı teröristler cirit atıyor meydanlarda, bu nasıl iş! Ne yani, “bizim kahramanlarımız hapse girecek, PKK denen hainler cirit atacak bu ülkede” öyle mi? Hayır!

Bir çıkalım yola… Bir boy gösterelim Silivri’de… Bir haykıralım “ADALET” diye, bakın bakalım bu “AKP denilen imparatorluk” kalıyor mu, kalmıyor mu!

Çıkış yolumuz Silivri’dir, oradadır ve oradan başlayacaktır…

Silivri’nin, 1918’teki İngiliz hukukuna benzer zulmü bitmeden, kurtuluşa çıkmamız mümkün değildir…

Not:
Silivri’de yapılacak her toplumsal demokratik tepki için biz varız, sadece bize zamanı ve yeri söyleyiniz, adresimiz İlk Kurşun’da mevcuttur.


Erdal SARIZEYBEK, 30 Eylül 2011
erdalsarizeybek@gmail.com
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12104
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Erdal SARIZEYBEK

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x