Paralardaki İsmet İnönü resimleri / Sinan MEYDAN

Tarihçi - Yazar

Paralardaki İsmet İnönü resimleri / Sinan MEYDAN

İletigönderen Oğuz Kağan » Pzt Kas 05, 2018 11:56

Paralardaki İsmet İnönü resimleri

İsmet İnönü, “Paralarda cumhurbaşkanının resmi olur” kuralına göre hareket etti. Vatandaşlar devletin başındaki yeni cumhurbaşkanını bilip tanısınlar istedi. Cumhuriyetin ömrünün Atatürk'ün ömrüyle sınırlı olduğunu düşünenlere, cumhuriyetin kişilere bağlı olmadığını, Atatürk'ten sonra da devam edeceğini göstermek istedi. Milli Şefliğini, paradaki resmiyle simgeleştirmek istedi.

Resim

10 yıl önce, 2008'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aynen şöyle demişti:

“CHP zihniyetinin, vefatından hemen sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün resimlerini Türk parasından nasıl çıkardığını gayet iyi biliriz.”

10 yıl sonra, 2018'de, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aynen şöyle dedi: “Pullardan paralardan okullardan Atatürk'ün resmini çıkartan CHP'dir. Bunları biz anlatacağız.”

Peki, ama Erdoğan haklı mı? Yoksa bizden saklanan başka gerçekler mi var?

İşte bugün sizlere “paradaki, puldaki İnönü resimlerini” anlatacağım.

CUMHURİYETİN BANKNOT KANUNU

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e yokluk, yoksulluk ve borç miras kaldı. Bu nedenle Cumhuriyet'in ilk yıllarında para basılamadı. Cumhuriyet, 1927 yılına kadar, Osmanlı'da 1915'te basılan “evrak-ı nakdîye” adlı kâğıt paraları kullandı.

Cumhuriyet'in ilk banknotlarının basımına 1925'te karar verildi.

30 Aralık 1925 tarihli ve 701 Sayılı “Mevcut Evrak-ı Nakdiyenin Yenileriyle İstibdaline Dair Kanun” çıkarıldı. Bu kanunun 2. maddesine göre oluşturulacak bir komisyon “yeni paraların şekil ve suretini” hazırlayıp önerecek, Bakanlar Kurulu da bu öneriyi karara bağlayacaktı.

Bu iş için dönemin Maliye Bakanı Abdülhalik Renda başkanlığında, Türkiye'deki banka temsilcilerinden bir komisyon kuruldu.

Bu komisyon, çalışmaları sonunda hangi banknotların ne şekilde basılacağına karar verdi.

Bakanlar Kurulu, 16 Mart 1926 tarihli ve 3322 Saylı bir kararnameyle 50, 100, 500, 1000 liralık banknotların ön yüzlerinde “Reis-i cumhur hazretlerinin resmi”, 1, 5 ve 10 liralık banknotların ön yüzlerinde ise “Cumhuriyet sembolü bir resim” bulunmasını onayladı.

ATATÜRK RESİMLİ BANKNOTLAR

1927'de birinci emisyon banknotlar piyasaya verildi. Harf devriminden hemen önce basıldığından Osmanlıca ve Fransızca olarak basılmıştı. Bu banknotlar, 1937'ye kadar, 10 yıl piyasada kalacaktı.

Birinci emisyon banknotlardan 1, 5 ve 10 liralıklarda Cumhuriyeti temsilen Meclis Binası, karasabanla çift süren köylü, Ankara Kalesi ve Bozkurt resimlerine yer verildi.

Birinci emisyon banknotlardan 50, 100, 500, 1000 liralıklarda ise “cumhurbaşkanının” yani Atatürk'ün resmine yer verildi.

11 Haziran 1930 tarihli 1715 numaralı kanunla Merkez Bankası kuruldu.

1937'de, yeni harflerle ikinci emisyon banknotlar piyasaya çıkarıldı. 9 farklı değerde 11 tertipten oluşan bu banknotlar 1944 yılına kadar piyasada kaldı.

İkinci emisyon banknotların tamamında yine “cumhurbaşkanın” yani Atatürk'ün resmine yer verildi.

İkinci emisyon banknotlarda ayrıca hem Atatürk hem İsmet İnönü resimleri kullanıldı. Örneğin 50 kuruş, 1 lira ve 500 lirada İsmet İnönü resmi vardı. 5, 10, 50, 100, 1000 liralık banknotlarda ise Atatürk resmi vardı.

İNÖNÜ RESİMLİ BANKNOTLAR

1938'de Atatürk öldükten sonra İsmet İnönü, ikinci cumhurbaşkanı oldu. 1938'den itibaren paralara “yeni cumhurbaşkanının”, yani İsmet İnönü'nün resmi konuldu.

Atatürk öldükten sonra Atatürk resimli 500 ve 1000 liralık ikinci emisyon banknotlar –kuşe kalıpları önceden hazırlandığı için- basıldı ve 1939'da tedavüle çıkarıldı.

Atatürk resimli 500 ve 1000 liraların ikinci tertipleri ise İnönü resimli basıldı. Bu banknotlar, 1941'de piyasaya sürüldü. 1946'ya kadar hem Atatürk hem İnönü resimli 500 ve 1000 liralar birlikte kullanıldı.

1940'ta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, basılacak banknotlarla ilgili bir açıklama yaptı. Ulus Gazetesi bu açıklamayı, “Milli Şefin Resimlerini Taşıyan Yeni Banknotlar Yakında Tedavüle Çıkıyor” başlığıyla okurlarına duyurdu. Açıklamada şöyle deniliyordu:

“Halen tedavülde bulunan banknotlarla birlikte tedavül edilmek üzere, yakında, Milli Şefimiz Reisicumhurumuzun resimlerini taşıyan banknotlar peyderpey tedavüle çıkarılmaya başlanacaktır…” (Ulus, 17 Kasım 1940)

II. Dünya Savaşı sırasında, 1941'de İngiltere'de basılan İnönü resimli 50 kuruşluk ve 100 liralık banknotları Türkiye'ye getiren gemi Pire limanında saldırıya uğrayıp battı. Banknotlar denize döküldü. Yine İngiltere'de basılan 50 liralık banknotlar, bir hava hücumunda matbaanın isabet almasıyla zarar gördü. Bu banknotlar dolaşıma verilmedi. (Kâğıt Paranın Tarihçesi, http://www.tcmb.gov.tr, s. 3, 4)

1942-1948 yılları arasında üçüncü ve dördüncü emisyon banknotlar dolaşıma çıkarıldı. Üçüncü emisyon banknotlar 6 farklı değerde 7 tertip olarak, dördüncü emisyon banknotlar ise 2 farklı değerde 3 tertip olarak İngiltere, Almanya ve Amerika'da basıldı.

Bu banknotların ön yüzünde sadece Cumhurbaşkanı İnönü'nün resmi vardı.

1943'te İnönü resimli pullar basılırken “hatıra” olarak da Atatürk resimli pullar basıldı.

27 Mayıs 1944'te Ebedi Şef Atatürk ile Mili Şef İnönü'nün kabartmalarının bulunduğu yeni harfli ilk Cumhuriyet altınları basıldı. Atatürk'lü Cumhuriyet altınları “hatıra” olarak saklanırken, İnönü'lü Cumhuriyet altınları piyasaya sürüldü.

26 Haziran 1944'te İsmet İnönü resimli yeni 50 kuruşluklar tedavüle konuldu.

28 Mart 1949'da, üzerinde Cumhurbaşkanı İsmet İnönü resimli 2.5 liralıklar çıkarıldı.

Üzerinde Atatürk resmi bulunan 1 ve 10 liralıklar ile 25 kuruşluklar, 1948-1949'da kullanım süresini doldurduğundan tedavülden kaldırıldı. (“Tedavülden Kalkacak Paralar” Ulus, 20 Nisan 1949)

Beşinci emisyon banknotlar 1952'de tedavüle çıktı. Demokrat Parti (DP) bu banknotlara tekrar Atatürk'ün resmini koydu.

PARALARDAKİ İNÖNÜ RESİMLERİNİN ANLAMI NEYDİ?

Resim

1950'de iktidara gelen Demokrat Parti (DP), İnönü'yü, paralardan Atatürk resmini çıkarmakla suçladı.

4 Mayıs 1951'de “Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun Tasarısı” mecliste görüşülürken Başbakan Adnan Menderes, CHP'yi şöyle eleştirdi:

“Ölümünün hemen akabinde paralardan, pullardan Atatürk'ün resimlerini sildirenler onlardır...” (TBMM Tutanak Dergisi, C.7, 4 Mayıs 1951, s. 56)

11 Eylül 1957'de TBMM'de bu sefer DP Milletvekili Hikmet Bayur, İnönü'yü, paralardan, pullardan Atatürk resimlerini çıkarıp Atatürk'ü unutturmakla suçladı. (TBMM Zabıt Ceridesi, C. 20, 11 Eylül 1957, s. 699)

Hikmet Bayur'un bu sözlerine İsmet İnönü, meclis kürsüsünden şöyle cevap verdi:

“Bir de parada, pulda resim meselesi vardır. Her partici bunu benim Atatürk'le münasebetim için kullanmak ister. Bu bir nazariye meselesidir. Nazariye şudur: Bir devlette para ve pul devlet reisi adına basılır. Böyle devletler de vardır, bu usulü takip etmeyen devletler de vardır. Biz bu usulü takip eden devletler arasında idik. İmparatorlukta para, pul padişah adına basılırdı.”

İnönü, sözlerinin devamında özetle, Atatürk'ün ve kendisinin, paralarda ve pullarda, “devlet başkanının resminin bulunması” geleneğinden hareket ettiklerini belirtti. (TBMM Zabıt Ceridesi, C. 20, 11 Eylül 1957, s. 702-703)

Erdal İnönü, babası İsmet İnönü'nün paralara, pullara kendi resmini koymasını şöyle açıklamıştı:

“Babamın anlayışı şuydu: Devletin parasında cumhurbaşkanının resmi olur. Atatürk'e saygı başka mesele, ama vatandaşlar başında kim olduğunu bilmeli. (…) Paralara, pullara zamanın cumhurbaşkanının resminin basılması o yüzden oldu. Bunun yanlış anlaşılacağını da düşünmedi o zaman…” (Atatürk'ün Çevresinde Bulunmuş Kişiler ve Yakınları İle Yapılan Söyleşiler, ATASE Yayınları, s. 59)

İnönü'nün kızı Özden Toker'in bu konudaki yorumu da şöyle: “Atatürk'ün ölümünden sonra yurtiçinde ve dışında cumhuriyet yönetiminin devam edip etmeyeceği konusunda söylentiler vardı. Bu endişeleri ve beklentileri ortadan kaldırmak için Atatürk'ten sonra gelen cumhurbaşkanının resimlerinin paralara girmesi kararlaştırılmış, dolayısıyla bu uygulama kanun gereği yapılmıştır. (…) Türk milletine, cumhuriyet yönetiminin devam ettiğini, devletin devamlı olduğunu göstermek için böyle bir kanun bilinçli olarak çıkartılmıştı…” (Hilal Öztürk, “İnönü'nün Paradaki Resmi Cumhuriyet Mesajıydı”, Vatan, 14 Nisan, 2008.

Altan Öymen, İnönü resimli paraları şöyle yorumluyor:

“Atatürk'ün ölümünden sonra, Merkez Bankası'nın, Atatürk döneminde oluşmuş mevzuatın kurallarına göre ‘Paralarda devlet reisinin resmi olur' kuralının uygulanması, şu şekilde yorumlanmıştı: ‘İnönü, Atatürk resmini paralardan çıkarttı, kendi resmini koydurdu, çünkü Atatürk'ü unutturmak istiyordu!' İddialar insafsızdı…” (Altan Öymen, “Hitler ile İnönü'nün 1941 Mart'ındaki Mektuplaşması”, Radikal, 8 Mayıs 2010).

PARALARDAKİ RESİMLE CUMHURİYET PROPAGANDASI

Resim

Paralardaki İnönü resimlerini değerlendirirken dönemin koşulları ve o koşullarda yeni rejimi yerleştirme çabaları da göz ardı edilmemelidir.

Cumhuriyet ilan edildiğinde nüfusun yüzde 85'i köylerde yaşıyordu. Türkiye'de 40 bin köyün 37 bininde okul yoktu. 1927 nüfus sayımına göre nüfusun sadece yüzde 7'si mesleki bir sınıfa mensuptu. Okuma-yazma oranı yüzde 10'un altındaydı.

Öğretmenin, okulun, gazetenin az olduğu, radyo ve televizyonun olmadığı bir ortamda geniş halk kitlelerine saltanatın yıkılıp cumhuriyetin kurulduğunu anlatmak bile çok zordu.

İşte Cumhuriyeti kuranlar, iletişim olanaklarının çok sınırlı olduğu bir dönemde, paraların üzerindeki resimlerle halka Cumhuriyeti tanıtmak istediler. Bu nedenle ilk paraların üzerine İstanbul'dan değil, cumhuriyetin başkenti Ankara'dan manzaralar (Ankara Kalesi ve Meclis Binası) koydular. Cumhuriyetin simgesi olarak paralara Bozkurt resmi koydular. Ülkenin ekonomik durumunu bile paraların üstüne resmettiler: 1 liranın üzerine karasabanla çift süren köylü resmi koymaları boşuna değildi.

Cumhuriyetin başındaki kişiyi, cumhurbaşkanını halka tanıtmak için de paralara cumhurbaşkanının resmini koydular.

Demem o ki; İnönü, “Paralarda cumhurbaşkanının resmi olur” kuralına göre hareket etti. O kuralı, (kararnameyi) kolayca değiştirebilirdi, ama bunu yapmadı, paralara kendi resmini koydu, çünkü;

1- Vatandaşlar devletin başındaki yeni cumhurbaşkanını bilip tanısınlar istedi.

2- Cumhuriyetin ömrünün Atatürk'ün ömrüyle sınırlı olduğunu düşünenlere, cumhuriyetin kişilere bağlı olmadığını, Atatürk'ten sonra da devam edeceğini göstermek istedi.

3- Milli Şefliğini, Değişmez Genel Başkanlığını böyle simgeleştirmek istedi.

* * *

Şehirlere adının verilmesini isteyenlere, “Adımın yaşaması için şehirlerin temellerine sığınacak değilim” diyen Atatürk, paradaki, puldaki fotoğrafla “ölümsüz” olmayı düşünecek bir lider de değildi. Nitekim sağlığında, CHP taşra örgütleri başta olmak üzere Halkevlerinde, Halkodalarında kendi resimleriyle birlikte İnönü'nün resimleri de vardı. Atatürk, Eylül 1937'de İnönü'yü başbakanlıktan aldıktan sonra da İnönü'nün resimlerinin yerlerinde kalmasını, indirilmemesini istemişti. Keşke İnönü de cumhurbaşkanı olunca paradaki, puldaki Atatürk resimlerini korusaydı. Böylece DP'nin bu konuyu istismar etmesini de önlemiş olurdu.

* * *

60-65 yıl sonra bugün, Menderes'in ve DP'nin yöntemiyle İsmet İnönü'ye saldıranlara soruyorum: Bu toprakları yeniden vatan yapan kuşağın ikinci adamına; İnönü'ye saldırarak Türkiye'yi daha ileriye mi taşıyacaksınız? Yapmayın.

DEMOKRAT PARTİ'NİN ATATÜRK'LÜ PARA, PUL STRATEJİSİ

1950'de Demokrat Parti (DP), iktidar olur olmaz, Bakanlar Kurulu, “Paralarda, pullarda, devlet dairelerinde sadece Atatürk resmi olacak” diye bir karar aldı. (Son Posta, 31 Mayıs 1950, s.1)

Böylece 1952'den itibaren paralarda, pullarda yine sadece Atatürk'ün resmi yer aldı.

DP, bu kararı, Atatürkçü olduğu için değil, siyasi rakibi İsmet İnönü'yü yıpratmak için aldı: DP, “Mili Şef” İnönü'yü “Ebedi Şef” Atatürk'le vurmayı planlamıştı. DP, bir taraftan Atatürk devrimlerini aşındırırken diğer taraftan kanunla korunan, paralarda, pullarda, devlet dairelerinde, heykellerde, büstlerde cisimleşen bir “Atatürk kültü” yarattı. Sembolleştirilmiş, ancak içi boşaltılmış bir Atatürk'tü bu.

Sinan MEYDAN, 5 Kasım 2018
https://twitter.com/smeydan
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 11547
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Sinan MEYDAN

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x