Referandum Sonrası / Metin AYDOĞAN

Referandum Sonrası / Metin AYDOĞAN

İletigönderen Oğuz Kağan » Prş Nis 20, 2017 22:07

Referandum Sonrası

4, 18 ve 19 Mart’ta yayınladığım yazılarla arkadaşlarımı, 16 Nisan’da yapılacak referandumda HAYIR için çalışmaya çağırmıştım. Referandum yapıldı ve bildiğiniz olaylar yaşandı. Aldığım iletilerden, arkadaşlarımın büyük bir üzüntü içinde olduğu görülüyor. Benzer duyguları ben de taşıyorum.

Üzüntüyü arttıran ana sorun, referandum sonucunun EVET olarak açıklanmasından çok, yasa tanımazlığın resmi tutum haline gelmesidir. Halk iradesinin güvencesiz hale getirilmesidir. Arkadaşlarım, “bizim bu yapılarla bu ülkede seçim kazanmamız mümkün değildir” duygusu içindeler.

Bu duygudan mümkün olan en kısa sürede kurtulunmalıdır. İçine düşülen durumun çaresi vardır ve bu çare, bugünden başlamak üzere girişeceğimiz mücadelenin içinde saklıdır.

Kısa dönemde, karşı karşıya kaldığımız yasa tanımazlığa karşı tepkimizi göstermeli ve direnmeliyiz. Uzun dönemde ise, Atatürk’ün Halkçılık ilkesine yönelen çalışmayı aralıksız sürdürmeliyiz. Ön uygulamalarını 4 Mart’ta başlattığımız ve umulanın ötesinde başarı sağladığımız bu çalışmayı, aralıksız sürdürmeliyiz. Halka ulaşmanın yol ve yöntemini denedik, birçok şey öğrendik. Bu uğraşın yarattığı ve yaratacağı büyük gücü gördük. Çalışmanın sonuçlarını “REFERANDUM İZLENİMLERİ” olarak bilginize sunduk.

Bildiri dağıtımı için yaptığım çağrıya, yurt içi ve yurt dışından 122 arkadaşım olumlu yanıt verdi. Bunlardan 48’i gönderdiğimiz 70 bin bildiriyi bulundukları bölgelerde, yüz yüze görüşerek halka ulaştırdı. Geri kalan 74 kişi, sayısını saptayamadığımız kadar bildiriyi kendi olanaklarıyla çoğalttı ve dağıttı.

Bildiri dağıtıcılarını, geleceğin halk önderleri olarak görüyorum ve hepsini yurtseverliğimin olanca gücüyle kucaklıyorum. Onlar, yalnızca benim için değil, Türkiye için güç kaynağı oldular ve çok anlamlı bir eylem gerçekleştirdiler.

Kitle içinde çalışma yapan arkadaşlarımdan aldığım iletiler, halkın ilgi ve desteğinin olağanüstü boyutta olduğunu gösteriyordu. Her görüşten insanımız, çıkar gözetmeden kendisine bilgi getirene değer veriyor, onu dinliyor, sorular soruyordu. Bilgiden yoksun bırakılmış, gerçekleri göremez hale getirilmişti. Bilgiye açtı ve anladığı dilden anlatılırsa herşeyi kavrıyordu. Ülkenin, halka bilgi götürecek aydınlara ihtiyacı vardı. Yalın gerçek buydu.

Biz, İzmir’de bir araya gelen bir avuç yurtsever olarak, içinde bulunduğu durumu ve geleceği görüyoruz. Tarihin üzerimize yüklediği sorumluluğu bilincimize çıkardık. Herkes gibi kişisel sorunlarımız var. Ancak, halka bilgi götürmeyi, onunla kalıcı bağlar kurmayı, yaşantımızın parçası haline getirmeye karar verdik. Gücümüz ve olanaklarımız ne ise, bunları halk yolunda kullanacağız. Bunun, insana erinç veren ve zor olmayan bir iş olduğunu deneyerek gördük. Yaşam bizi bir mücadeleye çağırıyor, bu çağrıyı kabul ediyoruz.

Sevgili arkadaşlar,

Yılgınlığa, kabuğuna çekilmeye izin vermemeliyiz. Yaşam, içinde barındırdığı ve bize sunduğu, gizli ya da açık olanaklarla sonsuz bir süreç. Değişmeyen tek şey değişimin kendisi. Duraganlık, teslimiyet ve pes etmek; yaşamın kurallarına ters. En olumsuz koşulun bile bir çıkış noktası vardır. Yunan Ordusu Haymana Ovası’na gediğinde, yılgınlık kimsenin aklına gelmedi. Ankara’ya gelse Sivas’a, Sivas’a gelse Erzurum’a gidilecek, ülke; dağ dağ, mezra mezra savunulacaktı.

Referandum iptal edilmezse, iki yıl sonra, tek egemen hale gelen cumhurbaşkanı seçimi yapılacaktır. Türkiye’de HAYIR oyu veren yurtseverler olarak, halkın çoğunluğunun desteğini aldığımızı gördük. Seçim hileleri ve yasa dışı kararlar bu gerçeği değiştiremez. Eski düzen savunucularının yani Orta Çağ özlemcilerinin, sevinçlerini kursaklarında bırakabiliriz. Toparlayıcı, dürüst, liyakat sahibi millici bir aday çıkarabilir, cumhurbaşkalığı seçimini kazanarak; EVET’çilerin peşine düştüğü gücü, biz elde edebiliriz. Bu gücü, Cumhuriyet ilkelerine dönmek yani tam bağısızlık ve ulusal egemenliği yeniden elde etmek için kullanabiliriz.

Sevgili arkadaşlarım sizi, karamsarlığı umuda, üzüntüyü kararlılığa, edilgenliği etkenliğe dönüştürerek; çalışmaya çağırıyorum. Ülkenin, gerçek anlamda bize ihtiyacı var. Artık az değiliz. Gerçekleri görüyoruz ve gördüklerimizi halka anlatmalıyız. Her birimiz, bir kişiyi aydınlatsa, erişeceğimiz gücü hepimiz göreceğiz. Haklıyız, bu nedenle kazanacağız.

Metin AYDOĞAN, 17 Nisan 2017
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 10598
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Referandum Sonrası / Metin AYDOĞAN

İletigönderen Gönül Pınar Atacı » Cum Nis 21, 2017 17:58

MUHTEŞEM bir irdeleme, genelleme ve çağrı. Çok değerli ve sevgili Metin AYDOĞAN'a sonsuz teşekkürler, yürekten sevgiler ve en iyi dilekler. Gönül Pınar Atacı, 21.4.2017
Kullanıcı küçük betizi
Gönül Pınar Atacı
Üye
Üye
 
İletiler: 235
Kayıt: Sal Ara 01, 2015 9:02


Şu dizine dön: Metin AYDOĞAN

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

cron

x