"Samsun'a Çıktığım Gün!" / Figen ÖZEN

"Samsun'a Çıktığım Gün!" / Figen ÖZEN

İletigönderen Oğuz Kağan » Pzt May 14, 2012 13:22

"Samsun'a Çıktığım Gün!"

1919 yılı Mayıs'ının 19'uncu günü Samsun'a çıktım.

Genel Durum ve Görünüş:

Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu topluluk, Büyük Savaş'ta yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda sarsılmış, şartları ağır bir "Ateşkes Anlaşması" imzalanmış. Büyük Savaş'ın uzun yılları içinde ulus, yorgun ve yoksul bir durumda. Ulusu ve ülkeyi Büyük Savaş'a sokanlar, kendi başlarının kaygısına düşerek, yurttan kaçmışlar. Padişah ve Halife görevinde bulunan Vahdettin, soysuzlaşmış, kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini umduğu alçakça önlemler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki Hükümet; yetersiz, aşağılık, korkak, yalnız Padişah'ın isteklerine bağlı ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecek her hangi bir duruma boyun eğmiş.

Ordunun elinden silahları ve savaş gereçleri alınmış ve alınmakta."

Mustafa Kemal "Hitabe"yi ilk kez Cumhuriyet Halk Fırkası Kurultayı'nda, 15-20 Ekim tarihinde okumuştur. Hitabe veya diğer söylemiyle "Nutuk"un okunması tam altı gün sürmüştür.

Mustafa Kemal, Nutuk'un ilk bölümünde ülkenin "ahval ve şerait"ini anlatmaktadır. 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmış ve Osmanlı İmparatorluğu'na da fiilen son verilmiştir.

Mustafa Kemal Paşa, bu bölümün devamında ülkenin durumunu anlatmaktadır. Bu bölümde;

• Kendi saltanatları uğruna İngilizlerle işbirliği yapan Padişah'ı ve Damat ferit Hükümetini;
• İşgal edilen vatan topraklarını,
• Kürt Teali, Mavri Mira ve Wilson Prensipleri gibi zararlı cemiyetleri,
• Mütareke basınını,
• Silahları alınan ve terhis edilen orduyu,
• Boğazların denetiminin Osmanlı'nın elinden alındığını,
• Osmanlı Maliyesi'nin yabancıların eline geçtiğini ve vatanın tamamının, ülkenin ve milletin istiklalinin tehlikede olduğunu anlatmaktadır.

19 Mayıs 1919 Pazartesi. Bu gün, sadece Mustafa Kemal'in 18 arkadaşı ile birlikte Samsun'a çıkışı olarak tanımlanamaz. 19 Mayıs işgale direnişin başladığı, tam istiklal azim ve kararının tescil edildiği gündür.

İşgale direnişin başladığı 19 Mayıs, Türk milletinin küçük bir azınlık dışında tüm farklılıklarını öteleyerek bir araya gelmesine neden olmuş, vatanın ve istiklalin tehlikede olması düşüncesi her türlü siyasi, etnik, dinsel ve mezhepsel düşüncenin bir araya gelmesiyle ve "Milli Cephe"yi oluşturmuştur.

Bu gün gene "vatanın tamamı ve ülkenin, milletin istiklali" tehlikededir.

Mustafa Kemal'in Türk milleti ile birlikte kanla, irfanla ve devrimle kurduğu Cumhuriyet yok edilmek, ulus devletimiz yıkılmak istenmektedir.

Milli kimliğimiz yozlaştırılmakta ve milli benliğimize adeta tecavüz edilmektedir.

Bankalar, madenler ve tüm KİT'ler yabancılara devredilmiş, vatan toprakları haraç, mezat satılmaktadır.

Kürt Teali, Mavri Mira, Wilson Prensipleri gibi işbirlikçi zihniyeti temsil eden derneklerin yerine AB, SOROS destekli sivil toplum örgütleri kurulmuş ve bazı demokratik kitle örgütleri ise içinde bulundukları kuşatılmışlığın yanı sıra, masonik, rötaryen ittifakların peşine düşmüşlerdir.

Genişletilmiş BOP'nin Eşbaşkanları "Kendilerine bir görev verildiğini ve bu görevi yaptıklarını" söylemektedirler. Bu proje, Türkiye'nin içinde bulunduğu 22 ülkenin sınırlarının değişeceğini planlayan ve uygulayan, ulus devletlerin yıkım projesidir.

Ordumuz terhis edilmemişse de 1600'den fazla emekli muvazzaf üst rütbeli asker, general, amiral ve hatta bir eski Genel Kurmay başkanı, Harp Akademileri Komutanı, İstihbarat Daire Başkanı ya Silivri'de ya da Hasdal'da tutukludur.

2007'de ABD'ye gönderilip onay alınan bölücü anayasa yazılmaya başlanmış ve ulus devlet Türkiye'nin bölünme hesapları yapılmaktadır. Türklük, devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü görmezden gelinmekte ve yeni cumhuriyet sevdalıları ülkeyi köleleştirmek istemektedir.

Basın, Osmanlı'nın mütareke günlerinde olduğu gibi, bilgi kirliliği ve işbirlikçi yayımlarla efendilerine hizmet etmektedir.

Yurtsever basın ise hakkında açılan davaların ve maddi imkansızlıkların altında ezilmektedir. Küresel çetelere karşı direnen gazeteciler ise ya Silivri'dedir ya da işsiz bırakılmıştır.

Türk yurdu artık örtüsü kaldırılmış bir işgal altındadır. Ancak en vahim nokta, milletin bir bölümünün bu işgalin farkında olmamasıdır.

"Kurtuluş mücadelemizin genç nesillere anlatıldığı, ulusal birlik ve bütünlüğümüzün temel taşlarından olan ulusal (MİLLİ) bayramlarımız, 5 MAYIS 2012 Cumartesi günü Resmi Gazete'de yayınlanan bir yönetmelikle kaldırılmış, genç nesiller ve halkımızla bağı koparılmıştır."

Görüldüğü gibi,ortak milli değerlerimiz, yıkım noktasındadır.

Ağlamak, sızlanmak, şikayet etmek çare değildir. Teşkilatlanmanın tam zamanıdır.

19 Mayıs artık sadece bir bayram değildir. 19 Mayıs 2012 Cumartesi günü yeni bir işgale direnişin başlangıcı olmalıdır.

Bu kez bağımsızlık ateşi yalnız Samsun'da değil, her şehirde yakılmalıdır.

Vatan ana, bir kez daha çocuklarını çağırmaktadır. Vatan ananın "bağrına dayanan hançeri" söküp atmak bizim görevimiz olmalıdır.


FB için, GS için sokağa dökülenler size sesleniyorum. Siz tıpkı Beşiktaş gibi Çanakkale'de , Bağımsızlık Savaşı'nda şehit verdiniz bu toprağa. Takımınız için değil 19 Mayıs için, bağımsızlığınız için yürüyün bu sefer...

Analar, bacılar kalkın televizyonların önünden... Küresel çetelerin programlarının zincirlerini kırın, alın bayraklarınızı çıkın meydanlara yeniden tam bağımsız Türkiye için, istiklal ateşini yakın.

Yaşlı, kadın, çocuk, erkek...Bayrağınızla, Atatürk posterlerinizle koşun alana. Vatan savunmasında cepheyi boş bırakmayın.

Unutmayın, vatan savunmasının yaşı ve cinsiyeti yoktur.

Sen genç arkadaşım, yırt "Sıtarbaks"ın karton bardaklarını, fırlat at yere... Avazın çıktığı kadar Atatürk'ün "Gençliğe Hitabesi"ni ve O'na cevabını oku meydanlarda... De ki;

"Ey Büyük Atatürk! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifem, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğum kudret damarlarımdaki asil kanda mevcuttur!"

Unutma, 19 Mayıs sadece Gençlik ve Spor ve Atatürk'ü Anma Bayramı değildir.

Anmadan çok anlamanın zamanıdır. 19 Mayıs'ta alanlarda tam bağımsız Türkiye için birleşmenin, zincir oluşturmanın zamanıdır.

Alanları "gelincik tarlası"na değil, şehit kanından rengini almış bayraklar ordusuna dönüştürmenin zamanıdır.

Ders: Tam Bağımsızlık Konu: Kemalist Devrim Ödev: 19 Mayıs'tır.

Ödev uyanıştır, silkeleniştir, işgale direniştir, tam bağımsız Türkiye'dir.

Ödev 19 Mayıs'tır. Eksiksiz yapılmalıdır.


Figen ÖZEN, 14 Mayıs 2012
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12048
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Figen ÖZEN

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x