Seçim Neyi Değiştirir (27/03/2019)

Seçim Neyi Değiştirir (27/03/2019)

İletigönderen zafer atun » Cum Mar 29, 2019 18:23

Seçim söylemleri ve partilerin seçim çalışmaları son hız devam ediyor.
Son birkaç güne girilmesine karşın partiler ve liderleri en ufak bir yumuşama belirtisi göstermeden kıran kırana bir maç seyrettiriyorlar bize.
Sokaktaki insan bu davranış ve söylemlerden ne kadar etkileniyor ne kadar bunlara kulak kabartıyor işte orası şüpheli.

Bir yerel seçim, bir genel seçim havasına veya bir güven oylamasına ya da bekâ sorununa çevrilerek yörüngesinden saptırıldı.
Ülkede tıkanmış bir ekonomi kapanan işyerleri ve fabrikalar, konkordato ilan eden şirketler ile ekonomik başarının tam da gözüne vuruyoruz.
Durmak yok yola devam ama o yol nereye çıkıyor. Yoksa uçurumdan aşağı mı gidiyor.
Sokaktaki insanın inanın bu hiç de umurunda değil. O bugün karnını doyurabildiği için mutlu, evine haciz gelmediği için kısa vade umutlu.
Seçimde A gelmiş B gitmiş çok da umurunda değil. Her kesimden herkes kendi dalga dümeninde. Yeter ki kişisel çıkarları zedelenmesin gerisi laf-ü gâf.

Evet seçimden sonra ne olur? Ben de pek bir şeyin değişeceğine inanmayanlardanım. Çünkü 2002 yılında iktidara gelen ve köklerini salan bir yönetim sizin paşa gönlünüze göre ben kaybettim diyerek kazandığı mevzileri güzellikle bırakıp gitmez aslında gidemez. Çünkü yeni gelecek olan karşı partinin belediye başkanlarının yapacakları ilk iş 17 yıldır bunların yönettikleri tüm yerel yönetimlerin, geçmişe dönük ihale dosyalarını ve icraatlarını gözden geçirmek ve incelemek olacaktır. Bunun sonu ise muhtemel yargı yoluyla hesaplaşmak olacaktır.
Siz tüm bunları bile bile kaybeder misiniz? Evet bu seçim gerçekten birileri için Bekâ sorunu.

Onların fikirlerini, görüşlerini ve iktidarlarını desteklemeyen herkes, düşman öteki vb. söylem ve davranışları ile bunu her zaman destekleyip gösteriyorlar zaten.
Bugün Türk CDS’leri 360-370 puana dayanmış Swap oranları bir günde 500 puana ulaşmış. Büyük sanayi kuruluşları ülkeyi terk ediyormuş. Otomotiv firmaları yeni üretim bantlarını Türkiye’ye kurmayacaklarmış (Honda'nın açıklaması,Toyota da sallantıda). İşsizlik %30’lara enflasyon gayrı resmi %60’larda imiş ne gâm hele bir şu seçimleri atlayalım. Öncelikle kendi bekâmızı sağlama alalım gerisi kolay.

Evet bence seçimlerde gösterge 3 büyük şehirde, seçim %’sel farkla alındığı halde ayak oyunları ile mevcut iktidara gerisin geri hediye edilecek (Neticede oy verenler değil, sayanlar önemlidir). En fazla 15 gün konuşuruz sonra bir şekilde gündem değiştirilir. Seçim sonrası faizlerde bir müddet gevşemeler görülecek kredi faiz oranları aşağıya yönlenecek. Dolar ve Avro kısa bir süre değer kaybedecek ülke insanına, bakın biz varsak sorun yok mesajı verilecek. Ülke kısa bir süreliğine dikensiz gül bahçesine dönecek. İnsanlar da bunu yiyecekler. Ancak haziran ayından itibaren dövizin ateşi çıkar piyasa iyice kilit durumuna yönlendiğinde bu sefer de erken seçimi konuşmaya başlayacağız. Unutmadan seçim sonrası ilk çeyrekte İmf ile bir anlaşma yapılıp yeni ekonomik tedbirler (vergiler) yaşama geçirilecek ve ülke insanı saunada yaşıyor gibi bunalıp sıkılacak. Çaresi ve umudu iyice tükenecek. Bu arada gerek batıda gerek güneyde yani sınırlarımızda, Kıbrıs ve 11 adamızda herhangi bir olumsuzluk, ülke içi topraklarda Suriyeli göçmenlerden ve ülkemizde konuşlu işid ve pkk militanlarından kaynaklı meydana gelebilecek olumsuzluk ve huzursuzluklar çıkmadığını farz ediyorum.

Düşünün 80’den sonra neredeydik nereye geldik, hele son yirmi yılda rüyamızda görsek uçuk çıkartıp uyanacağımız kâbuslar gözümüzün içine baka baka gerçekleşti. Biz seyrettik, Cumhuriyet’i bile yüz sene ayakta tutma becerisini gösteremedik. Kendi ellerimizle bir güzel yıktık. Cumhuriyetin günümüze kadar gelen tüm kazanımlarını iki kuruşa sattık, savdık. Tarımı, hayvancılığı, eğitimi, sağlığı, bilimi yok ettik. Yetmedi ülke toprağını yabancıya ufak bedeller karşılığında (Türkiye’den 300bin dolar karşılığı ev alma sözü verin olsun bitsin) ülke savunma fabrikalarını (Tank, palet fabrikası) gene yabancıya sattık. Peki kendi ayağımıza sıkıp bacak kangren olmuşken maraton koşabilir miyiz, yoksa bunun hayalini mi kurarız. Tabi ki hayalini kurar hayallerimizde birinci oluruz. Aynen bugün dizilerle yaşayıp varlık kuyruklarında kuyruğa girip, tanzim satıştan havyar ve petrus şarabı almamız gibi.
Hayaldi gerçek oldu. Ama sen hayal görmeye hayal kurmaya devam et. Şunu da asla unutma gelen gün giden günü aratacak.
Sen aklını kullanmaya başladığında değişim başlayacak. Yoksa değişen hiçbir şey maalesef olmayacak. Mış gibi yaşamaya, rol kesmeye, günü kurtarmaya devam edeceğiz.

Zafer ATUN
27/03/2019
zaferatun.wordpress.com
Kullanıcı küçük betizi
zafer atun
Üye
Üye
 
İletiler: 48
Kayıt: Pzr Ara 09, 2012 15:26

Şu dizine dön: Sizin Makaleleriniz

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x