Sistem Göçertmesine, Karşı Duruş Yazılımı: Milli İrade! / Serdar ATEŞ

Sistem Göçertmesine, Karşı Duruş Yazılımı: Milli İrade! / Serdar ATEŞ

İletigönderen A. Serdar Ateş » Pzt Şub 03, 2014 2:57

Devlete Paralellik belirtilerinin tartışıldığı ülkemiz sisteminde; 11 Kasım 1938'ten itibaren paralel yapılar oluşmaya başlamamış mıdır?

Teşhise sistem yaklaşımı ile bakış;aynı zamanda hayati anlamda bir olmak veya olmamak nitelendirmesinin de yapılmasını sağlayabilir.

Sistem ;canlı veya mekanik anlamda organ veya makinenin hayatını devam etmesini sağlayan temel düzeni içerir.

Sistem göçmesi :Genelde kurulmuş ve işlevsel bir eylem -düzeni meydana getiren yapıda; içten veya dıştan ; kuruluş amacının aleyhine çalışmaya veya çalışmamaya başlayarak , içeriksel bozgunu-bozulmayı ifade eden bir kavramdır.

Her organ veya makinenin işletiminin çalışmamasını ve ya girilen (input) eyleminin önceden belirlenmiş çıktıyı (output) vermemesinde ve girdiye karşılık tepki oluşmaması-donma-duraklama veya kapanma -işlem yapmama eylemlerinin belirttiği durumdur.

Her birey,aile ; sistemin yapısal taşları olarak,aynı zamanda, kendi içlerinde iradi olarak işlem yapan birer sistem öbeğidir.

Toplumsal sistem ,düzen ;bu iradelerin yazılı ve yazılı olmayan 'Sosyal Anlaşma' yoluyla birleştirilerek genelleştiği bütünleşik yapılardır.
Sistemin içinde toplumsal ve yapısal anlamda bütünü tehdit eden iç ve dış irade - düzeneklere karşı ;sistemin korunmasını yapan donanım ve yazılımlar (TSK-Polis -Anayasa-Hukuk Düzeni) sistemin hayati bakımdan koruyucusudurlar.

İşletim sistemi,var olan toplumsal varlığın işlemesini sağlarken,aynı zamanda adaletsizliği de önleyerek;genel içindeki bölümsel bütünlüğün birbiri üstüne geçmesini ve sistemin hata durumuna geçmesini de engellemektedir...

Sistem doğrulaması ; yazılı ve koşullanmış durumların önceden belirlenmiş eylemlerin ötesine geçmeden ;çizilmiş sınırlar içinde eylem yapmasına imkan vermektedir:

Bu bakımdan adaletten,eğitime,fırsat eşitliğinden ,sağlığa dek tüm devlet işlevlerinin bir düzen etrafında yürümesi ve temel devlet algısının oluştuğu ;eşitliğin adillikle dengelendiği ,öncül değerlemesinde halkın birincil olduğu sistemlere Cumhuriyet denmektedir.

Ulus Devletler Düzeni;dünyayı tek bir sistemin kölesi haline getirmek ve kontrol etmek isteyen küresel virüslerce tehdit haline getirilirken;
Ulus Devletler iç sahte düşmanlar-etnikler yaratarak;birbiri içinde aynen ,Ruanda,Kenya,Nijerya,Yugoslavya,Malezya,Mısır örneklerinde olduğu gibi sistem içinde bütünleri birbirine çarptırarak bölme gayreti içine planlı bir şekilde girmişlerdir.

Bu amaçta Küresel Para Sistemi,Demokrasi modellerinin kurallaştırıldığı ve yönetsel sistemlerle (BM-AB ,NATO) iç içe geçirerek karşıt kurallar silsilesini Milli sistem içine yerleşik virüs programı olarak sözde bir ''Modernlik (post-modernizm) ve Birey Temelli Sözde Özgürleşme Kuramı'' yoluyla asıl ortak sistem ;devlet ile bireyin yeri değiştirilerek;devlet araçlaştırılarak zayıflatılmaya çalışılmaktadır.

Devlet organının yapısal beslemesi , 'varlık' üzerine kuruluyken: çekirdeğindeki insanın varlık anlayışı ferdi ve beşeri olarak dünyevi anlamda yanıltılabilmesi daha kolaydır.

Bu koşullandırma; sistem göçertmesi içinde ;Toplum Politik biliminde, Kültürel Yayılmacılığın temel inceleme alanındadır.

Toplumun hafızasına; birleşik ve toplu olma halinin yazıldığı temel kabuller vardır.

Bireyin hafızası bu bütünleşme içindeki kabullerle barışıktır.Toplumsal kabullerle barışık olmayan ortak kabulleri olmayan bireyler;bütünlükten uzaklaşır.

Birbiri arasında sosyal mesafeleri artan bireyler zamanla gruplaşır;Milli bütünlük dediğimiz daire içinde; daireler oluşturarak ;toplumsal kabullerle zıtlık içeren savları ile bütüne aykırı hiyerarşiler ve gruplara dair ;mensubiyetler oluşmaya başlarsa:
Ana model içinde yeni modellemeler ile paralel yapılaşma başlar..

Bu paralel yapılaşma :''belirli bir kitleselleşme ve kabullerin yayılım hızına bağlı olarak;elbette yönetim unsurları , temel finansal fonksiyonun tabakalaşması ve sistem içinde hiyerarşide yerleşimini de tamamlarsa;sistemle çatışması başlamış'' demektir...

Her yaşayan varlık ve sistemin işlevselliği gereği :Etki çıktısını verir.Bu durumun, toplumsal olduğu kadar,küresel sonuçları da vardır.

Tepkinin olumlu veya olumsuz olması sistemin sağlıklı çalışmasına bağlıdır.Sistemin güncelliği ve geçerliliği ; kendini oluşturan bütünlüğe gerekli çıkarımı (ihtiyaç karşılama-koruma ve yüceltme) vermesiyle ölçülebilir.

Bugün ülke sisteminde ;devlet içinde devlet olmak isteyenler;Tek ve mensubiyete dayalı Millet olmak yerine halklaşmayı; ümmetleşmeyi ;Atatürk idealinde birleşmek yerine sağcılaşmayı,solculaşmayı;dilde,işte,fikirde birlik yerine;ayrımlaşmayı öngörenler değil midir?

Türk Milleti kendisine kurulan tuzakları ;1944'ten beri eğitim sisteminde Amerikanlaşma ,düşünce anlamında Fırkalaşma (partiselleşme) ve toplumsal olaylarda akıtılan kanıyla unutturulmuş gibidir..

Oysa sistemin işlerliği ve yaşamının ölçüldüğü modern dünyada;ihanet etkisine tepki vermemek ölmek demektir!

Bilmek,düşünmek ve yapıcı olmak manasında harekete geçmek; sadece yaşayanların erdemidir!

Bu erdemin anlamı:çağdaş dünya içinde:Milli İrade'dir!

Sahip olan varlığını sürdürebilir;olmayan ise gün geçtikçe hiçleşir...

Yayılmacı yabancı Yapı: İşbirlikçi Çoklu pistonlar vasıtası ile milli güç merkezine her gün basınç uygulayarak,bu etkiyi genele yayıp;toplumsal kabul haline getirmeye çalışarak;her gün 25-30 ihanet gündemi ile akılları bezdirme eylemi ile topyekün harekettedir.

Toplumsal tepki oluştuğunda bir diğer piston ve baskı gücü eyleme alınarak;diğer pistonlar dinlendirilmekte ;toplumsal akıl etki-tepki ikileminde yorulurken ;sisteme giren virüs toplum içindeki tüm öbekleri çatıştırma çabasına girmektedir...

Sistem işlem hafızası; her gün ihanet ve gereksiz çatıştırma gündemiyle iş yapamaz,tepki veremez hale getirilmesi hedeflenmektedir.

Yaratılan sahte muhalefet ise ; sistem kabullerinin dışında kalarak;yapıyı savunmak (defender) yerine;gereksiz yere, sahte cepheler açarak; sistem enerjisini tüketmektedir...

Bu sebeple sistem çatışması ile akıl ve algı yönetimiyle ;Türk kelimesi dilinden ,devletinden silinmek istenmektedir...

Sistem, temel kabullerini red edecek noktaya getirildiği sanılsa da:milletin her ferdi bu sistemin birer kurucusu ve temizleyicisi hükmündedir!

Sistemi yıkmaya çalışan;millet gerçeğine karşı :'Türk yok' diyen sahte sistem yöneticileri ile Türklüğü silmeye and içen virüsler ;bu gerçeği anlayamayabilir!

Görev tanımı en son Bursa Nutku ve Gençliğe Hitabe ile şeklen ifade edilse de...

Bu gerçeklik; Türk milletinin tarihsel bilincinde, genetik anlamda her rengine işlenmiş gibidir!

Kurulmuş bulunan 16 Türk Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti ile ;ruhundaki ''devlet ebedi müddet'' hükmünden bellidir!

Serdar Ateş
03.02.2014
Kullanıcı küçük betizi
A. Serdar Ateş
Üye
Üye
 
İletiler: 49
Kayıt: Pzt Eyl 24, 2012 5:32

Şu dizine dön: Sizin Makaleleriniz

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x