Sorular [ve bizce] Yanıtları…

Sorular [ve bizce] Yanıtları…

İletigönderen faruk haksal » Cum Şub 24, 2012 10:16

MİT müsteşarı Hakan Fidan ve öteki bazı MİT yöneticilerinin özel yetkili savcılarca “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrılması Türk siyasetinin zirvesinde bir bomba etkisi yarattı.
Soru: Yargı, hani her şeyin, her gücün, her makamın ve herkesin üstündeki bağımsız bir erkti?..
Yanıt: İş, adalet mekanizmasının işleyişine egemen olan güçlere gelip dayanınca, egemenlik mafiş, yargı bağımsızlığı zamazingo…
Soru: Hukuk devleti ile kanun devleti arasındaki fark nedir?
Yanıt: Kanun devleti, TBMM’deki çoğunluğa dayanılarak çıkartılan kanunlara göre yürütülen bir yönetim anlayışıdır. Hukuk devleti ise, eşitliğin, özgürlüğün ve emeğin değerinin teminat altına alındığı adil bir düzenin adıdır.
Soru: AK Parti’nin zirvesinde ortaya çıkan bu ilginç çatlak ya da çatışma veya egemenlik savaşı kimlerle kimler arasındadır?
Yanıt: Merkezi Okyanus ötesinde olan F tipi yapılanma ile karargâhı Ankara’da bulunan Hükümet tipi yapılanma arasında…
Soru: Demek, hükümeti tek başına kuran siyasi partinin içinde, kendi kuralları ile hareket eden ve kendi hiyerarşisini kurmuş bulunan “nevi şahsına münhasır,” bağımsız ve özerk bir yapılanma [ya da bir güç] mevcut. Bu gücün varlığı ne kadar demokratiktir? Hangi kitaba sığar? Ve gücünü nereden almaktadır?
Yanıt: Evet… Bu nitelikte bir yapılanmanın varlığı günümüzün bir gerçeğidir. Bu illegal gerçeğin hukuki ve idari açıklamasını yapmak Ankara’daki legal Hükümet’in görevidir. Millet, ülkeyi kendi seçtiği insanların mı; yoksa sözü edilen güçlerin mi yönettiğini bilme hakkına sahiptir.
Soru: Eğer Türkiye’ye gerçekten Atlantik ötesinden yönetiliyorsa, milli egemenliğin varlığı nasıl savunulabilir?
Yanıt: Hiçbir biçimde savunulamaz.
Soru: Devletin kurumları içerisinde kendi başına hareket eden, kendi örgütsel yapılanmasının değerlerini esas alan bir “örgüt” varsa, Devlet’in kendi organlarının işleyişine egemen olduğu ileri sürülebilir mi? Ya da içinde yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Devlet’i özgürce yönettiğinden söz edilebilir mi?
Yanıt: Hayır, edilemez.
Soru: Aziz Yıldırım’ın savunmasında ısrarla tekrarladığı, Silivri mahkemelerinde yargılanan sanıkların her fırsatta dile getirildikleri üzere bu “örgüt” adli mekanizma içinde kadrolaşma noktasına kadar bu ülkenin damarlarına nüfus etmişse, bu ülkede yargı bağımsızlığından söz edilebilir mi?
Yanıt: Hayır, edilemez.
Peki… Ülkenin böyle bir ortam içinde yapılacak yeni anayasa ile “ileri demokrasi”ye ulaşacağını beklemek, bu ortamın koşulları içinde ne anlama gelmektedir?
Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni anayasası, Atlantik ötesi etki ve dayatmalara direnerek yeni bir “toplumsal mutabakat” metni oluşturabilecektir?
Daha açık bir ifade ile, yeni anayasa metninin içeriği, gerçekten Ankara’da mı oluşturulacaktır? Yoksa, Vaşington – Atalanta – Brüksel üçgeni Türkiye’nin içinden geçmeye zorlandığı gerçek bir Bermuda Üçgeni midir?..
Yanıt: Aklımıza bu soruları cevaplayabilecek hiçbir şey gelmiyor…

farukhaksal@gmail.com

LÜTFEN “TIK”LAYINIZ:
http://www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
Faruk Haksal
Kullanıcı küçük betizi
faruk haksal
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 344
Kayıt: Pzt May 24, 2010 10:01

Şu dizine dön: Faruk HAKSAL

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

cron

x