Tarımın derisi yüzülürken / Muharrem BAYRAKTAR

Tarımın derisi yüzülürken / Muharrem BAYRAKTAR

İletigönderen Oğuz Kağan » Sal Oca 09, 2018 16:07

Tarımın derisi yüzülürken

Türkiye’de kebap diyarı olarak bilinen illerimizden olan Şanlıurfa’da şu sıralar ciddi bir kriz yaşanıyor. Kebapçılar kebap yapacak ciğer bulanmıyorlar. Çünkü ciğer adeta piyasadan “yok” oldu.

Sebebi çok basit:

Hayvancılık bitiyor. Hayvan kesimi azaldı. İthal et piyasaya ölümcül darbe vurdu.

Şanlıurfa Kasaplar Odası Başkanı Abbas Tumbul şöyle diyor:

“Şanlıurfa hayvancılığın merkezi konumunda. Daha önceleri günlük 500-600 hayvan kesimi yapılırdı. Şu anda bu sayı 100-200’e düştü. Daha önce kentte yaklaşık 2 ton ciğer olurdu. Şu anda bu rakam yarıdan daha az. Kentte 3-5 ton ciğer tüketimi yapılıyor. Bunun yarısından fazlası Erzurum, Diyarbakır, Gaziantep ve Adıyaman gibi çevre illerden geliyordu. Orada da kesim olmayınca ciğerin fiyatı birden yükseldi. Daha önceleri 20-25 liradan satılan ciğer şu anda 35 liradan satılıyor.”

Aslında Şanlurfa’dan yükselen feryat bütün ülkeden yükselen feryadın aynası. Bütün illerimiz aynı sorunu yaşıyor.

Aynı durum başta kokoreç olmak üzere, işkembe, ciğer, dalak gibi sakatatlar için de geçerli. Sakatat ürünlerinin fiyatı et fiyatıyla yarışıyor. Türkiye’nin dört bir yanına kokoreç gönderen Balıkesir’de kokoreç sektöründe üretici olan iş adamı Erdal Aslanboğa, “sektörde ürün miktarının ciddi derecede azaldığını fiyatlarda yüzde 50 civarında yükseliş olduğunu” söylüyor.

Aslanboğa, “Şu an kesimler çok düşük. Bu tamamen karkas ithalatıyla ile ilgili. Fiyatlar şiş bazında çift sarım kuzu 50 liradan 75-80 liralara kadar geldi. Türkiye’de sakatat denildiğinde özellikle kokoreç denildiğinde Balıkesir akla gelir. Talep oldukça fazla. Ürün yok.”

Türkiye, büyük bir gururla başta Sırbistan olmak üzere birçok ülkeden karkas et alıyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in yerine getirilen Ahmet Eşref Fakıbaba, göreve gelir gelmez ilk iş olarak Et ve Süt Kurumu’na (ESK) sıfır gümrükle et ve canlı hayvan ithalat yetkisi verdi.

Türkiye, sıfır gümrükle et ithalatına başlayınca içerde de et üretimi “sıfıra” doğru gitmeye başladı. Yerli hayvan kesimleri adım adım “sona” doğru ilerliyor. Hayvan kesilmeyince ne ciğer kalıyor, ne işkembe, ne dalak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son Fransa gezisinden sonra Fransa’dan 5 bin ton karkas et alacağımız haberi geldi. Yukarıdaki tabloya göre “ciğerimiz” tamamen yok olmaya doğru gidecek demektir.

İthalat sadece karkas ette feci bir tablo karşımıza koymuyor, bütün tarım sektörünü intihara doğru sürüklüyor.

29 Temmuz 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan bakanlık kararı ile TMO’ya 750 bin ton buğday ve nohut, 700 bin ton arpa, 700 bin ton mısır ve 100 bin ton pirincin yine sıfır gümrükle ithalat yetkisi verildi. Pek çok üründe gümrük vergileri azaltıldı.

En temel tarımsal maddelerimizi kendi köylümüzü imha edecek bir sadizmle ithal ediyoruz.

Osmanlı’nın son dönemlerinde tarımda nasıl bir “fukaralık” içinde olduğumuzun belgesini aktaralım.

Osmanlı’da yaşayan Prusyalı bir subay, 7 Nisan 1836 tarihinde memleketine yazdığı mektupta Osmanlı’da tarımın durumunu şöyle anlatır:

“Osmanlı’da kötü olan alanlardan biri de tarımdır. Eskiden mahsullerinin yarısını İstanbul’a götürmek durumunda kalan Eflak, Boğdan ve Mısır’ın bu büyük zahire ambarlarının kapanmasından dolayı hayat pahalılığı durmadan artmıştır. Hükümet kendi kendine tespit ettiği fiyatlarla satın aldığından kimse tarımla uğraşmak istemiyor. Zorla satın almalar bu Türkiye’de veba ve yangının bir arada olmasından daha büyük bir bela. Bu yalnız refahı yok etmekle kalmaz, refahın kaynaklarını da kurutur. Böylelikle hükümet, 800 bin nüfuslu bir şehrin kapılarından bir buçuk saat ötede uçsuz bucaksız verimli topraklar ekilmeksizin dururken, buğdayı Odesa’dan satın almak zorunda kalır.”

Sahi, dünün tablosunun bugünden farkı var mı?

Muharrem BAYRAKTAR, 9 Ocak 2018
mbayraktar@yenimesaj.com.tr
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 11279
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Gazete Köşe Yazarları

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 2 konuk

x