Toplumsal D'umurKadın programları ile başlayan gün, dizi filmlerle sona eriyor...
Aralıksız çalışan televizyondaki kişiler değişiyor, müzik değişiyor, programlar değişiyor; ama mesajlar değişmiyor! Televizyon bize; "Bak işte! Her şey güllük gülistanlık..." diyor ve ekliyor: "Füze kalkanı senin neyine! Bak, 'füze kalkanı' diyenler hapsi boyluyor! Sen sus ve dizini izlemene bak!"
Dizilerdeki repliklerde ise "Sağlık sistemi eskisi gibi değil, artık her şey iyi..." ya da "Yollar artık kaymak gibi rahat rahat gidiyoruz!" mesajları yükseliyor... Tabii bu mesajlar dizilerin içine kendiliğinden yerleşmiyor!
Halk, kendini bir türlü ekranlarda göremiyor! Zira "İş arıyorum, iş..." diye sokak sokak gezenler, akşam eve geldiklerinde "Bugün ne giysem?" saçmalığı ile karşılaşıyor!
Tüm bu karmaşaya rağmen, körü körüne yanlışa tutunanlar unutmamalıdır ki kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış insan, dünyanın en tehlikeli silahıdır! Zira para yüzünden aile katliamlarının artması bu yüzdendir.
...ve unutulmamalıdır ki, bir şeye ne kadar yakından bakarsanız o kadar büyür ve gerçeği göremezsiniz! Olayı bütünü ile görmek için ondan uzaklaşmak gerekir.
Gerçek şudur:
Güne, kadın programları ile başlayıp, geceyi dizi ve televizyon programları ile bitiren insanlarımız kitlesel bir uykuya yatırılmıştır! Bu durum en çok 'küresel efendilerin' işine gelir. Zira bu yolla gerçek gündemden uzaklaşan kitleler tepki göstermez ve çevresinde neler olup bittiği ile ilgilenmezler...
Sonsöz!
İnanmak istediklerinize inanmaktan vazgeçin! Gerçeği görün...
Ömür KURT, 21 Ocak 2012
omurkurt@gmail.com

