“TÜRKİYE PSİKOLOJİK OLARAK BÖLÜNDÜ!”

“TÜRKİYE PSİKOLOJİK OLARAK BÖLÜNDÜ!”

İletigönderen gamze köse » Çrş Nis 10, 2019 19:34

2000'lerde Pentagon'a ve başkan George W. Bush'a İran, Irak ve Türkiye konularında danışmanlık yapmış olan ABD’li neo-con tetikçisi Michael Rubin 2016 yılında yayınladığı yazısında; “Bir ülke ne zaman parçalanır? Şiddet içeren karışıklıklar parçalanmanın ön adımlarıdır. Türkiye’nin bölünme sürecinin psikolojik aşaması tamamlandı. Türkiye parçalara ayrılmış durumdadır. Sınırları yakında değişecektir. Sorun, bölünme iki ayrı devlet şeklinde mi olacak yoksa Türkiye’ye dahil bir federasyon mu o henüz belli değil.”

Türkiye’nin bölünmesinin ayrıntılarını anlatırken; Çekoslovakya’nın ‘barışçıl bölünmesi’ ile şiddete dayanan Yugoslavya ve Hindistan bölünmelerini hatırlatıyor. Etiyopya’dan kopan Eritre’yi, Sudan’dan ayrılan Güney Sudan’ı, Bangladeş’in Pakistan’dan kopmasını örnek gösteriyor. “Örneklerin hepsinin ortak özelliği, politik ayrışmalar ile bölünme öncesinde ortaya çıkan psikolojik bölünme halidir” diyor. Bu halin, Türk- Kürt ayrılığı olarak Türkiye’de fazlasıyla mevcut olduğunu ileri sürüyor.

Almanya Sol Parti’nin Dış Politika Sözcüsü Stefan Liebich, “Suyun kaynadığı bir tencerenin kapağını kapalı tutamazsınız. Erdoğan halkın iradesine saygı göstermelidir. Özellikle HDP’nin kayyım atanan pek çok kentte belediye başkanlığını kazanmış olması ve diğer bölgelerde muhalefetin kazanmasına katkı sağlamış olmasından mutluluk duyduklarını” altını çizerek dile getiriyordu.

Daha önceki yıllarda Bebek katili Apo ile Anayasa yapmaya kalkışan iktidar güçleri eliyle meşrulaştırılan HDPKK, şimdilerde de muhalefet eliyle meşrulaştırılmaktadır.
Diyarbakır’da katil Öcalan’ın mektubunun okunmasıyla başlayan “çözüm süreci” saçmalığıyla, 30 Eylül 2013’de AKP hükümetinin ‘Demokratikleşme Paketini’ açıklamasıyla; özel okullarda Kürtçe eğitime izin verildi. Andımız kaldırıldı.

16 Kasım 2013’te Başbakan Erdoğan, peşmerge başı Mesut Barzani ve Şivan Perver’le el ele miting yaptı.

Türk bayrağını tahrik unsuru olarak görenler, 2017 yılında İstanbul Atatürk Havaalanında ve Ankara Esenboğa Havaalanında sözde Kürdistan bayrağı asıldı.

Türkiye Cumhuriyeti yazan tüm yazılar her yerden silindi.

Bu yapılanlar, Türk milletinin bilinçaltına yönelik yapılan “Kürdistan’ın varlığını kabul ettirme” operasyonuydu!

Bu görev de iktidar koltuğundan kaldırılmamak üzere Erdoğan’a verilmişti.

İktidar, bu görevi bir süre layıkıyla yerine getirdi!

Halkın daha fazla tepkisini çekmemek adına görevine reklam arası verildi.

Çünkü Türk halkı PKK ve yandaşlarını asla kabullenmiyordu!

Bu yüzden de yeni bir hamle gerekiyordu…

Türkiye’de 2019 Yılı Yerel Seçimler ile Gelen Kürdistan Baharı

2019 Yerel Seçimleriyle halkın HDPKK’ya karşı ılımlaştırılması hamlesi atıldı.

Böylelikle, Türkiye’nin bölünmesi için atılan adımlar planlı ve sinsice halkın kanına enjekte ediliyordu!

Dış Basın CHP’den Çok HDPKK’yı Önemsiyordu

Dış basın tarafından verilmek istenen iletileri şu şekilde yorumlayacağım:
1. HDPKK’nın desteği olmazsa CHP ve diğer partiler seçim kazanamaz! Türkiye Cumhuriyeti’nde artık bunların yeri kesinleşti. Yarın bir gün eyalet sistemi çok rahatlıkla konuşulabilirden ziyade uygulanabilir.
2. Türkiye’nin Batı bölgelerinde HDPKK’nın sayesinde seçim kazanıldı iletisi sürekli vurgulanıyor ya, o halde; PKK’lıların Doğu’muzda işleri bitti, artık Batı’mızda mı “resmi” olarak eylemlerini sürdürecekler?
3. Eğer Erdoğan, halkın iradesine saygı göstermezse, halkın sokağa çıkma hakkı olur. Biz dış güçler de Kürdistan’ın kurulması için Türkiye’nin kendi içinde bölünmesine katkı sağlarız.

ABD'li Neo-con Rubin'den Türkiye'ye yönelik tehditkâr paylaşım:

“2009 yılında Ahmedinejad seçimi çalmaya çalışınca, İranlılar sokaklara çıkarak protesto ettiler. İran halkı acaba Türklerden daha mı çok demokrasiye değer veriyor? Gezi Parkı protestoları birilerinin ayarlarını bozmuştu!” şeklindeki provokatif paylaşımı, bizi sokağa dökmeye çok meraklı olduklarının açık göstergesidir. Dış güçlerin başka ülkelerde örgütlediği sokağa çıkma eylemleri, Türk halkı için geçerli olamaz! Türk milleti ülkesi için nasıl mücadele vereceğini tarihten çok iyi bilir!

Büyük İsrail için Bölünmüş Türkiye Hayali

Oded Yinon geçmişte yayınladığı bir makalesinde yazmıştı: Bütün Arap devletlerinin küçük parçalara bölünerek parçalanması ‘İsrail Stratejik Düşünce Sisteminin’ temelidir.”
Siyonizm’in kurucu babası Theodor Herzl, “Yahudi devletinin toprakları Nil’den Fırat’a kadar genişleyecektir.” Rabbi Fischmann’a göre de “Vadedilmiş Topraklar” Nil’den Fırat’a kadar uzanmakta, Suriye ve Lübnan topraklarının bir kısmını da içermektedir.

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin seçimler öncesi 11 Mart’ta Kızıltepe’de söylediği şu sözler oldukça dikkat çekiciydi:

"Bugün Türkiye'nin en bereketli toprakları burasıdır. Buralar vadedilmiş topraklar. Musa bütün ömrünü bu toprakları arayarak geçirdi. Geldiler bu toprakları da kuruttular."

Daha fazla toprak isteyen Siyonistler, Filistin, Lübnan, Batı Suriye ve Türkiye’nin Güney’indeki topraklara da göz koymuşlardır.

1982’de Haaretz dergisi askeri muhabiri Ze’ev Schiff, “Irak’ın Şii ve Sünni devleti olarak ikiye bölünmesi ve Kürt Bölgesinin ayrılması gerekiyor” şeklinde yazmıştı.

2013 yılında Joe Biden: “Irak üçe bölünecektir.”

Günümüzde de Irak, ABD’nin işgaliyle bölünmüştür!

Amerikalı General Wesley Clark’ın 2015 yılında yaptığı açıklama: “Irak’tan sonra Suriye, Libya, Somali, Sudan, Lübnan ve İran işgal edilecektir.”

Bu ülkelerin işgali için de içerden etnik ve mezhepsel çatışma ile halkları iç çatışmaya sürüklemektir. Amerika, İsrail’in topraklarını genişletme projesi için Libya, Mısır, Irak gibi birçok ülkeye “demokrasi” getirme bahanesiyle yerleşiyor ve daha çok sosyal ve psikolojik tahribatla karşı karşıya kalan halkın kanını emerek, topraklarına el koyuyor.

Peki ya Türkiye(?)

Türkiye 2019 Yerel Seçimleriyle HDPKK siyaset sahnesinde yerini garantilemiştir. “Muhalefet partilerin seçimleri kazanabilmesi için HDPKK’ya ihtiyacı vardır” algısı zihinlere pelesenk olmuştur.

Barış, sevgi, kardeşlik, özgürlük, insan hakları, demokrasi gibi içini istediğiniz gibi doldurabileceğiniz ifadelerle HDPKK yani katiller masumlaştırıldı.

Sol’u, komünistliği ve en önemlisi de Atatürk’ü kullanarak PKK’lı caniler güçlendirildi.

Halk, siyasal İslamcıların baskısından kurtulalım derken, askerlerimizin kan kokusu ellerinden çıkmayan HDPKK’lıların ellerine bırakılıyordu.

Eğer HDPKK Türkiye Cumhuriyeti’nde kabul görürse, çok iyi biliyorlar ki; Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü bölünecek ve İsrail’in Nil’den Fırat’a hayal ettiği ‘vadedilmiş topraklar’ için Türkiye’nin Güneydoğusu Kürdistan olacaktı!

Kukla bir Kürdistan İsrail için daha kolay yutulabilen bir lokmadır!

Türk milletinin buna izin vermeyeceğini bilen kökü dışarda olan siyasiler ile yandaşları ve sosyal medyayla Türkiye’nin bölünme sürecinin psikolojik aşaması tamamlanmıştı.

Sırada, “bölünme iki ayrı devlet şeklinde mi olacak yoksa Türkiye’ye dahil bir federasyon mu olacak” diye karar verme kalmıştı!

Türk milleti buna izin verir mi?

Hiç sanmam!

Yararlanılan kaynaklar: “Büyük İsrail”: Orta Doğu için Siyonist Plan, Kanlı "Oded Yinon Planı" Tam Metni (sunsavunma)
Metin Aydoğan “TÜRKİYE’NİN SINIRLARI YAKINDA DEĞİŞECEK”


Gamze Köse
10.04.2019
Kullanıcı küçük betizi
gamze köse
Üye
Üye
 
İletiler: 28
Kayıt: Prş Oca 12, 2012 16:30

Şu dizine dön: Sizin Makaleleriniz

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

cron

x