1. yüz (Toplam 1 yüz)

Baharı Bekleyen Kumrunun Kafasını Kopardılar!!!

İletiGönderilme zamanı: Sal Eki 25, 2011 12:04
gönderen Bige Aksoy

Libya lideri Kaddafi alçakça katledilmeden birkaç gün önce, mail kutuma vahşet dolu bir video gönderilmişti.
Videoda Iraklı kadınların yakarışları, insanlık dışı görüntüler eşliğinde yayınlanıyordu.
Müslüman Iraklı kadın ‘Bizi öldürün!’ diye yalvarıyordu.

Bizi öldürün ki bu utançtan kurtulalım, karnımızda Amerikan askerlerinin gayrimeşru çocuklarını taşıyoruz.
Ey Müslüman kardeşlerimiz; ne olur, bizler kurtulmak değil ölmek istiyoruz!
Yalvarıyoruz, bizi öldürüp en azından namusumuzu kurtarın!
’ diye haykırıyordu.

Videonun başındaki işkence ve tecavüzü gördükten sonra, dehşetle gözlerimi kapattım.
Sağlıklı kalbim bile bu görüntüleri izleyerek atmayı başaramazdı.

Sadece ağlayan kadının sesini duyuyordum.
O anlattıkça insanlığımın öldüğünü, içimde eli kanlı bir intikamcının hayat bulduğunu hissediyor, kinle, öfkeyle oradaki canileri yok etmek istiyordum.

Çaresizlik tüm benliğimi sarmıştı.
Yıllar önce yapılan bu çağrıyı duymamış olmanın utancıyla eridim olduğum yerde.

Sonra tüm Ortadoğu’yu ve bir gün bu kanlı oyunun bulaşabileceği topraklarımı düşündüm.
Ölüm, tecavüz, korku, vahşet bir sınır ötemden bana bakıyordu.

VE DÜN BU KÖTÜLÜKLERİ IRAKLILARA YAPAN PARALI AMERİKAN ASKERLERİ, ŞİMDİ TOPRAKLARIMIZDA Kİ AZGIN TERÖR ÖRGÜTÜNÜ EĞİTİYORLARDI…


Huzursuz geçen birkaç günün ardından, kanlı görüntüleri sıkça kınayan ikiyüzlü medyamız Kaddafi’nin linç edilişini, Hillary Clinton’ın kahkahalarıyla servis etmeye başladı.

O denli ağızları (ve beyinleri) sulanmıştı ki, yayın yaptıkları saatlerde çocukların televizyon karşısında olabileceğini düşünme gereği bile duymamışlardı.

Kaddafi yerlerde sürükleniyor, kan toprakla, toprak vahşetle, vahşet ölümle karışıyordu.
Benim kulağımda ise, tek bir ses yankılanıyordu ‘Ne olur bizi öldürün, ey Müslüman kardeşlerimiz!..’

Utanmadan, sıkılmadan ve hatta dinimizi inkârla başını çektiğimiz haçlı ordusu, sonunda Libya’ya demokrasi götürdü dostlar.

Hatırlarsanız ARAP BAHARI demişti birileri…
Bazı baharlarda çiçekler, kan, ihanet ve DEMOKRATİK ŞERİAT (!) açabiliyordu demek ki…