Yanlış Politika ve Sonuçları

Yanlış Politika ve Sonuçları

Mesajgönderen kemalisttolga » Pzr Haz 20, 2010 20:20

YANLIŞ POLİTİKA VE SONUÇLARI

Hüseyin Tolga Arslan


Hatırlayalım; şehit Mehmet Tez’in babası Rasim Tez, hükümete karşı şu sözlerle tepkisini dile getirmişti:

“Hükümet sürüm sürüm, sürün. Hükümet dört çapulcuyla baş edemiyorsan, ben başka ne diyeyim? Koca bir devletin var, koca bir milletin var. Dört tane çapulcu, devleti yok, milleti yok. Dört çapulcu ile baş edemiyorsan, yazıklar olsun.”

Şehidimiz Yozgatlıydı…

Söz konusu hem şehit hem de memleket olunca, Yozgatlı Cemil Çiçek, hemşehrilisi ve Şehit Uzman Çavuş’un babası Rasim Tez’i telefonla arıyor.
Babanın tepkisi sürüyor ve diyor ki,

“benim onlarla konuşacak bir şeyim yok. Onlar PKK’yı şımartmaya devam etsinler.”

Başbakan Yardımcısı arıyor ve üzüntülü baba telefona çıkmıyor.

Yanlış politikaların sonucudur bu… iyi izleyin…

Recep Bey meydanlarda İsrail’e salvolar gönderirken Tevrat’tan örnekler veriyor “on emri” hatırlatıyordu. Bunu yapmak zorundaydı. Çünkü Obama’nın “dört emrinden” biri olan “Kuzey Irak açılımının” uygulaması hızla oy kaybına yol açınca kaybettiği oylarını bir şekilde geri almak gerekiyordu. İsrail’e esip gürleyen, Arap’ın derdi için gözü kararmışçasına her yere saldıran Recep Bey, Şehitler söz konusu olunca minik bir kedi yavrusu gibi miyavladı sadece. Çünkü O şehitler Recep Beyin gözünde Birer “KELLE” idi. O Askerler Kafir, Laik Ordunun mensubuydular.

Hep yanlış siyaset izlediniz. İç siyaseti darmaduman ettiniz. Kurumları Yandaş-Ergenekoncu diye böldünüz, terörle mücadele edenleri “terörist” diye içeri tıktınız, bölge komutanına celp çıkardınız.

Şimdi bir gün içinde gelen 11 şehit haberini duyunca attığınız terörle mücadele nutuklarının artık vuvuzela sesinden bir farkı yok.

Dış siyasetini rezil ettiniz. Harala gürele ile işleri yolunda götüreceğinizi sandınız. “Monşer” diyerek aşağılamaya çalıştığınız ( bu arada monşer; azizim, efendim, birader gibi anlamlara gelir) dış işleri görevlilerimizin gerek içerde gerek dışarı da itibarıyla oynadınız. Onların yaptıklarını beğenmeyip “heyyt öyle iş olmaz. Bağırıp çağırmak lazım bunlar bana oy olarak dönüyor” dediniz. Filistin için dünyayı ayağa kaldırdınız. Ama soydaşlarımız Kırgızistan da iç savaş çıktı kılınızı kıpırdatmadınız. Hamas’a arka çıktınız (el-kadı’ya da parası kadar kefil olmuştu) ama Kendi ordunuza destek vermediniz. Hep köstek oldunuz. Bir kere bile şehitlerimiz için, Filistinlilere karşı göstermiş olduğunuz hassasiyeti(!) göstermediniz.

Birleştiriciyiz dediniz eyalet sisteminin tohumlarını serptiniz. (16 büyük kente derebeylik yetkileri verilerek eyalet sistemine geçilecek)

Besledikleriniz her akşam tv lerde boy gösteriyor. 11 şehit vermişiz ama yandaş medyanın kalemşörü teröre çare buluyor. Gücü özgürlüğünde olan medya kuruluşunda “Kemalizm bitirilmeden terör bitirilmez” diyiveriyor. Başka bir beslemeniz, pkk ile konuşmalıyız. Onu karşımıza oturtmalıyız diyiveriyor. Apo da boş durur mu… o da önümü açın pkk yı bitireyim diyor. Tiyatroya bak… Adam o kadar gaza gelmişki “MİT temsilcisi beni kesmez, hükümet temsilcisi gönderin”

Şunu unutmayın AKP, iktidara geldiğinden beri terörle değil, terörle mücadele edenlerle uğraştı!..
‘Kürtçü açılım’ yaptı, Apo ile diyaloğa girdi, terörle kelle koltukta mücadele etmiş emekli subaylar, emekli generaller, terörle mücadele etmekte olan görevdeki albaylar, generaller tutuklandı, cezaevlerine konuldu!..
İktidar ve onun yalakası medya, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni küçük düşürmek için her türlü ahlaksızlığı yaptı!
Suç işlemiş itirafçılar gizli tanık oldu, onların ifadeleriyle subaylar, generaller sanık durumuna sokuldu!..
Sakın unutmayın,
ABD’nin TSK’ya karşı yürüttüğü operasyonun değişmeyen iki hedefi vardır: 1. Türk Ordusu’nu bölmek. 2. Ordu ile milleti karşı karşıya getirmek.
Dikkat edin, PKK’nın karakol baskınlarının neredeyse tamamı Ergenekon’un dolayısıyla TSK’nin işi gibi sunuldu. Yandaş basına yerleştirilmiş pek çok utanmaz kalem “ordu, AKP’nin kürt açılımına engel olmak için kendi evlatlarını öldürüyor” fikri işlendi. (bulut efendide bu kervana katıldı) İktidar katlarında ise “iyi ki bu orduyla savaşa girmemişiz” fikri işlendi.

Nihayetinde ;
TSK’nın psikolojik savaşa karşı koyacak unsurlarının budandığı bir 8 yıl geçti. MGK Genel Sekreterliği koltuğundan atılmakla başlayan süreç, Meclis’i korumakla görevli askeri taburun kapı dışarı edilmesine kadar götürüldü.
TSK, tehdidin kaynağını doğru saptamayarak ya da saptamışsa bile bunu ilan edip milletiyle paylaşmayarak adım adım tasfiye ediliyor!
NOT: Son hain saldırıdan sonra hep dillendirilen bir sitem daha var.
İstihbarat uyuyor mu ?
Bu soru bile bizim her şeyi ne çabuk unuttuğumuz gösteriyor. Hatırlarsanız Recep Bey ABD ile bir görüşme yapmış ve anlık istihbarat sözü almıştı… ve bu olayı ülkeye döndüğünde büyük bir iş başarmış edasıyla duyuruyordu. Baylar bayanlar, bunların hepsi birer yalandır. Bize kimse “aaa biraz sonra size saldıracaklar hazırlıklı olun demeyecektir ve dememiştir” ama maalesef uyumaya alıştırılmışız. Genlerimize tembellik aşılamışlar. Mademki büyük bir devletiz anlık istihbaratını kendin oluşturacaksın. Yarın öbür gün bir savaşa girdiğinde diğer ülkelerden istihbarat mı bekleyeceksin Recep Bey… Dostlar maalesef bizim bir anlık istihbaratımız yoktur. Ordumuzun, istihbaratımızın kolu kanadı budanmıştır. Bir jandarma düşünün, teröristi dinleyemiyor. Bir istihbarat kuruluşu düşünün kendi istihbarat toplamıyor başkaları ona servis ediyor. Ee böyle bir ortamda siz değil 11 şehit, ülkenizi toprağa verirsiniz…

Hüseyin Tolga Arslan
Kullanıcı avatarı
kemalisttolga
Üye
Üye
 
Mesajlar: 25
Kayıt: Pzr Ağu 17, 2008 11:33

Dön Hüseyin Tolga ARSLAN

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

x