Yeni askerlik yasası / Cihangir DUMANLI

Yeni askerlik yasası / Cihangir DUMANLI

İletigönderen Oğuz Kağan » Çrş Haz 05, 2019 13:16

Yeni askerlik yasası

Yürürlüğe girmesi hedeflenen yeni askerlik yasası TSK’nin gücünü azaltarak ulusal güvenliğimize açık bir tehdit oluşturmaktadır. Söz konusu yasa Türkiye’nin güçlü ve caydırıcı bir askeri güce en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde TSK’nin gücünü ve eğitim düzeyini düşürecek niteliktedir. Ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu yasaya karşı başta ilgililer olmak üzere tüm ulusun uyanık ve tepkili olması bir zorunluluktur.

Süratle yasalaşmakta olan ve İstanbul seçiminden önce yürürlüğe girmesi hedeflenen yeni askerlik yasası TSK’nin gücünü azaltarak ulusal güvenliğimize açık bir tehdit oluşturmaktadır. Şöyle ki:

1) Askerlik süresinin kısaltılması

Yasa ile askerlik süresi altı aya indiriliyor. Bunun ilk bir ayının eğitim merkezlerinde temel askerlik eğitimi; beş ayının da kıtalarda yapılması eğitim düzeyini düşürür. Bir ayda yeterli temel eğitim verilemez. Geri kalan beş ayda ise birlik mevcutları azalacağından özellikle mürettebatla kullanılan silahların eğitiminde zafiyet yaratır. Askerlik süresi 24 aydan 20 aya; daha sonra 18 aya indirildiği dönemlerde topçu batarya komutanlığı yapmış birisi olarak mevcutların düşmesinin eğitimde yarattığı zafiyeti görmüş birisi olarak yazıyorum.

2) Altı ayını dolduran yükümlülerin terhis edilmesi

Halen TSK’de dört tertip erbaş ve er görev yapmaktadır (1998/3, 1998/4, 1999/1 ve 1999/2) bunlarda ilk iki tertip altı ayını doldurduğundan yasanın yürürlüğe girmesi ile terhis edilecek. Bu TSK mevcudunun yarıya düşmesi demektir. İçerde terörün devam ettiği, baharla birlikte her gün şehit haberlerinin geldiği; Suriye kuzeyinde ABD silahları ile donatılmış ve eğitilmiş terör örgütünün toprak bütünlüğümüzü tehdit ettiği, Doğu Akdeniz’de enerji mücadelesinin yoğunlaştığı; Ege’de adalarımızın işgal edildiği, Karadeniz’de NATO- Rusya güç mücadelesinin devam ettiği, ABD’in İran’a yönelik saldırgan tutumunun yoğunlaştığı bir güvenlik ortamında TSK’nin gücünün yarıya indirilmesinin kimin çıkarlarına hizmet edeceğini okurların takdirine bırakıyorum. Balkan Harbi’nden önce “savaş çıkmaz” rahatlığı ile en eğitimli 75 bin asker terhis edilmiş, yerleri rediflerle doldurulmuştu. Bunun neye mal olduğunu Balkan faciasının acı deneyleri ile yaşadık. Erken terhisin İstanbul seçiminden önce yasalaşması da seçim yatırımı olduğunu düşündürmektedir.

Resim

3) Bedelli askerliğin kalıcı hale getirilmesi

Bedelli askerlik Cumhurbaşkanı’nın daha önce söylediği gibi hukuka, anayasanın eşitlik ilkesine ve kamu vicdanına aykırı ve ulusal birliğimizi bozacak niteliktedir.

4) İsteyenlerin ek altı ay maaşlı askerlik yapması

Yasaya göre altı ayını dolduranlar isterlerse bir altı ay daha ayda 2000 TL maaşla askerliğe devam edebilecekler. Bu durumda bir birliğin (Ör: piyade bölüğü) bir kısmı parası olmadığı için zorunlu askerlik yaparken, bir kısmı da aynı işi maaşla yapmış olacak. Bu durum kıtalarda ikilik yaratır. Askerliğin temel değerleri olan birlik-beraberlik ve disiplini bozar. Bazılarının can vererek yaptıkları vatan hizmetinin para karşılığı yapılması ulusal değerlerimize aykırıdır.

5) Cumhurbaşkanına askerlikten muaf tutma yetkisinin verilmesi

Yasanın 2. maddesi şöyle:

“Barışta, olağanüstü hal veya seferberlik hallerinde veya savaşta, askerliğini henüz yapmadan, cumhurbaşkanınca gerekli görülen sahalarda özel olarak görevlendirilen gönüllüler, cumhurbaşkanınca belirlenen şartlara uydukları takdirde askerlik hizmetinden muaf tutulur.”

Böylesine muğlak ifadelerle cumhurbaşkanına bu yetkinin verilmesi TBMM’nin yetkilerini cumhurbaşkanına devretmesi anlamına gelmektedir. Anayasaya ve kamu vicdanına aykırıdır. Bu yetkinin kötüye kullanılma olasılığına karşı hukuki bir önlem de bulunmamaktadır.

6) Sonuç

Söz konusu yasa Türkiye’nin güçlü ve caydırıcı bir askeri güce en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde TSK’nin gücünü ve eğitim düzeyini düşürecek niteliktedir. Söz konusu yasa daha önce Balyoz-Ergenekon gibi kurmaca davalarla ordunun general/amiral ve subay gücünün zayıflatılması; askeri okulların kapatılması; askeri adalet ve sağlık sisteminin kaldırılması gibi darbelerle birlikte düşünüldüğünde emperyalizmin Sevr Anlaşması’nda yapamadığının yüz yıl sonra gerekleştirilmesidir. (Hatırlanacağı gibi Sevr Türk ordusunun gücünü sınırlandırmayı ve askeri okulların kapatılmasını öngörüyordu).

Ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu yasaya karşı başta ilgililer olmak üzere tüm ulusun uyanık ve tepkili olması bir zorunluluktur.

Emekli Tuğgeneral Dr. Cihangir DUMANLI, 5 Haziran 2019
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 11955
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Gazete Köşe Yazarları

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 2 konuk

x