YİNE TRUMP

YİNE TRUMP

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Pzt Kas 14, 2016 13:32

YİNE TRUMP
Donald Trump’ın seçimi kazanması ikiyüzyıl önceki başkan Andrew Jackson’un seçilişine benzetiliyor (1829-1837).
İkisi de ‘Popülist’ ve ‘sistem-karşıtı’. Ancak biri Cumhuriyetçi ikincisi Demokrat.
İkiyüzyıl boyunca ‘Cumhuriyetçi’ ve ‘Demokrat’ partilerin geçirdiği değişimi kaba çizgileriyle anlayabilmek için ise kısa bir kronolojik gezi yapabiliriz.
Bugünkü Cumhuriyetçi Parti, 1854 yılında Abraham Lincoln (1861-65) tarafından kurulan Ata Partisidir (Grand Old Party). Amblemi fil, rengi kırmızıdır.
Seçilmiş Başkan’ları, Abraham Lincoln (1861-65), Ulysses Grant (1869-77), Theodore Roosevelt (1901-09), Warren G. Harding (1921-23), J.Calvin Coolidge (1923-1929), Dwight Eisenhower (1953-61), Richard Nixon (1969-74), Gerald R. Ford (1974-77 atanmış), Ronald Reagan (1981-89), George H.Bush (1989-93), Geroge W. Bush (2001-2009) ve Donald Trump (2016- )’tır.
Demokrat Parti’nin kuruluşu ise Thomas Jefferson (1801-1809)’un Cumhuriyetçi-Demokrat Partisi’ne değin geri götürülebilirse de, ilk ‘Demokrat Başkan’ olarak Andrew Jackson (1829-37) kabul edilir. Amblemi eşek, rengi mavidir.
Seçilmiş Demokrat Başkanlar, Andrew Jackson (1829-37), Woodrow Wilson (1913-21), Franklin Delano Roosevelt (1933-45), Harry Truman (1945-53), John F Kennedy (1961-63), Lyndon Johnson (1963-69), Bill Clinton (1993-2001) olarak sıralanırlar.
Cumhuriyetçi Parti, 19. Yy’ın ikinci yarısından sonra, çok daha anlaşılır olması için ‘Parti’lerin ‘Siyasal Parti’ kimliklerine kavuştukları dönemde diyelim, kuruluyor ve Birinci Dünya Savaşı dönemi hariç, Büyük Bunalım (1929)’a değin ABD politikasına egemen oluyor.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ise ‘Soğuk-Savaş’, anti-komünizm ve McCarthysme politikalarına yöneliyor. Sovyet’lerin dağıtılmasından sonra ise, ‘konservatizm’i ‘neo-kon’culuğa ve liberalizmi de ‘neo-liberalizme’ dönüşüyor.
Demokratlar ise, ‘Sol’a açık bir ‘merkez partisi’ görünümündeler. Hatta ‘solcu politikacılar’ın baskın olduğu dalları bile var.
Ancak ve ne var ki, Amerika Birleşik Devletleri’nde ‘siyasal partiler’, özellikle Azgelişmiş ülkelerdeki gibi ‘merkezî bir yapı’ya sahip olmadıkları gibi, Federe Devletler’de ‘etkin’ olsalar da Federal Devlet sözkonusu olduğunda ‘partizanlık’ yapmamaktadırlar.
Daha da önemlisi, her iki ‘Dünya Savaşı’nda da Demokratlar iktidardadırlar.
Ve Franklin D. Roosevelt (1933-45) İkinci Dünya Savaşı başladığında Cumhuriyetçileri de ‘Hükûmet’e alarak bir ‘Ulusal Birlik Hükûmeti’ kurmuştur. (gouvernement d'union nationale).
Acaba Demokrat Roosevelt, Cumhuriyetçiler ile hükûmet kurmak ‘zorunda’ mı kalmıştır? diye sorulabilir.
Yoksa Cumhuriyetçilerle işbirliği yapması kendi Demokratlığından mı kaynaklanmaktadır?
Ve her İki Dünya Savaşı Demokratlar döneminde olduğuna göre; acaba Demokratlar Dünya Savaşları’nı yönetmede daha mı başarılı olmaktaktadırlar?
Ya da Cumhuriyetçi Donald Trump, Üçüncü Dünya Savaşı’nın patlaması durumunda Demokratları ‘Hükûmet’e alacak mıdır?
ABD’deki Cumhuriyetçi/Demokrat ayırımının ‘felsefî temelleri’ konusunda da bolca konuşulabilir.
Ancak ‘Amerikan pragmatizmi’nin her dönemde ‘baskın’ geldiği tarihsel olarak sınanagelmiştir.
O nedenle, Donald Trump’ın seçilmesi üzerine ‘gereğinden fazla spekülasyon’ yapmanın kimseye bir yararı olmayacağı söylenmelidir.
Yine de, bugünden söylenebilecek olan, Cumhuriyetçi Trump, gerektiğinde, Hilary Clinton ya da bir başka Demokrat’la çalışabilir ama Demokrat Hilary Clinton seçilmiş olsaydı hiçbir koşulda Trump’a görev önermeyecekti.
Bunu hem Trump’ın kişiliğinden ve hem de Hanımefendinin sınanmış ‘Demokrat’lığından biliyoruz.
Habip Hamza Erdem
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 952
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Habip Hamza ERDEM

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x