Eski Cesetler / Ömür KURT PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 21 Eylül 2011 21:52 ◙◙▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬◙◙ 3937 kişi bu içeriğe erişmiştir.
Paylaş

Bugün size bir “Anlatı” kitabından söz etmek istiyorum. “Anlatı” dediğime bakmayın, aslında bir -yarı şiir- kitabı bu! Adı Eski Cesetler, yazarı Göksel Bekmezci!

“Eski Cesetler” ilgi çekici bir isim öyle değil mi? Yitik Ülke Yayınları’na özgü hoş bir kapak tasarımıyla daha bir içine çekiyor bu isim insanı…

Göksel Bekmezci’nin farklı bir üslubu var. Zaman zaman konunun içine bodoslama dalıyor, kimi zaman da tepeden bakıveriyorsunuz… Hatta bazen “Ne kadar farklı bir gözle bakmış, bu bakış açısına neden daha önce yer ayırmadım ki hayatımda!” deyiveriyorsunuz kendi kendinize… Ancak tüm bu olumlu yaklaşıma rağmen kitabın tamamından övgü ile söz edeceğimi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz!

Her yazarın kendine has bir anlatımı vardır, dokunmak istediği noktalar, övülebilecek söz cambazlıkları, düş gücü… Ancak söz konusu şiirse –ki yazar, Eski Cesetler kitabını “Anlatı” türü ile tanımlamış; ama bence tam bir şiir kitabı bu– biraz daha farklı değerlendirilmeli kanımca!

Eski Cesetler iyi güzel de, bizim insanlarımıza karşı sorumluluklarımız yok mu sevgili Göksel? İki İngilizce kılçıkla nasıl kıyarsın şiire? Anlattığın derin öyküyü nasıl tıkarsın birden? Ne hakkın var buna? Sakın böyle söylüyorum diye kızma bana, darılma! Bir örnekle durumu açıklarsam, daha iyi anlaşılır herhalde…

“Nefes Nakli” yapıyorsun bir şiirinde. Harika bir başlangıç! Diyorsun ki:

“hayattan ders alması
beklenen kötü öğrenciler gibi
gecede uyuyan güzelleriz…
rüyalarımızın bir ayağı hep kısa.

sıkıca kapatılmış
gözkapaklarımıza
gündüz sızmayan iki
karanlık gün
ya da
müzik setinde
hep aynı soundtrack…”

Ama dur orada! Bu kadarı fazla… Akıp giden dizelerin içine nasıl yabancı bir tohum ekersin? Nasıl bizdenmiş gibi yerleştirirsin o çelimsiz sözcüğü oraya! O sözcük İngilizce bir şiirde güzel! Bırak orada kalsın! Olduğu yerde… Bize gelmez böyle yaban rüzgârı… Hasta eder bizi! Bakma sadece bir örnek verdiğime! Onlarcası var dizelerinin içinde… Yapma, etme! Bizim okuyucularımıza karşı sorumluluklarımız yok mu? Nasıl onları üvey evlât yerine koyabiliriz?

Ancak bu yönüne kızdımsa da sakın beni yanlış anlama! Akıyor sözcüklerin, yolunu bulmuş gidiyor! Sonra kendi ellerinle tıkıyorsun o yolu birden, kendi kuyunu kazar gibi… İşte asıl çarpıklık ölü bağlanmış o düğümde!

Ancak, herkes tarafından okunmalı Eski Cesetler! Dalınmalı o düş dünyasına… Böylece yüreğinin büyüklüğünü de anlayacak insanlar. Hangi dehlizlere dalıp çıktığını, hangi evrelerden geçtiğini görecekler. Açık söylemek gerekirse öykündüm hissettiğin yalnızlığa! Çünkü farklı hikâyelerin gizli olduğunu gördüm orada…

Fakat unutma! Muhtacız Türkçemize… Ve unutma, yukarı çıkan her merdiven iniyor aşağıya da!

***

Yukarıdaki yazımda Göksel Bekmezci'nin "Eski Cesetler" kitabına ufak bir eleştiri getirmeye çalışmıştım. Eleştirimin özetini şiirde yabancı dil kullanımı oluşturuyordu.

Sömürgecilik öylesine ruhumuza işledi ki artık yabancı sözcükler bizi rahatsız etmiyor! Sömürgeciliğin dilini, dilimiz beller olduk. "OK, bye, no problem, yes, full" ve daha birçok İngilizce kelime hayatımızın bir parçası haline geliverdi!

Bunun hem iktisadi hem de kültürel birçok sebebi var, şu an bu sebeplere değinemeyeceğim. Ancak bir kez daha belirtmeliyim ki yazan çizen insanların içinde bulundukları kültüre, hizmet ettikleri dile ve halka karşı sorumlulukları vardır. Bunun için yazarçizer kesimin daha dikkatli olması gerekir. Ayrıca dil yaşayan bir şeydir. Onu, başkalarına ait sözcüklerle lekelememek gerekir. Her dil kendi içinde güzeldir.

Eleştirimde Göksel Bekmezci'nin Eski Cesetler kitabının çok hoş bir anlatımının olduğunu, ancak kullandığı yabancı sözcüklerle akışı kestiğini belirtmiş, yazara; "Bizim halka karşı sorumluluklarımız yok mu?" diye sormuştum. Bu eleştirimi de -kitapta birçok yabancı kökenli sözcük olmakla birlikte- bir şiirinde geçen "soundtrack" sözcüğü üzerinden anlatmaya çalışmıştım. Sevgili Göksel Bekmezci yazıma yanıt verdi. İşte o yanıt:

***

WATAN Değil, VATAN!
Göksel Bekmezci


Bugün hemen her koldan etrafımız yabancı sözcük ve markalarla sarılmış olup, alış veriş merkezleri birer Harçlı Seferleri’ne dönüştürülmüş durumda.

Hepimiz GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) ürünlerine karşı olduğumuzu söyleyip, gündelik konuşmalarımızda; “Super”, “Full”, “Consept”, “Bye bye”, “Personel”, “VIP” gibi sözcükleri kullanırken genetiğimizle oynandığını elbette düşünmüyoruz.

DigiTurk, Sky Turk, CNN Turk, Joy Turk… Göktürkler’den, Power Turklere uzan bir yolda günümüz gençlerine Vatan’ın “Watan” yazılmadığını öğretmekle sorumluyuz her birimiz.


Sevgili Ömür Kurt’a, inandığı değerleri ortaya koymasından dolayı teşekkür ediyor ve anlayışına sığınarak beni eleştirdiği yazısına değinmek istiyorum.

Eski Cesetler kitabımla ilgili yapmış olduğu eleştiride, kitapta kullandığım kimi yabancı sözcüklere dikkat çekerken, içlerinden bir tek “soundtrack”i örnek göstermişti. Duyarlı oluşunun arkasında durduğumu belirtmem gerekiyor.

“sıkıca kapatılmış / gözkapaklarımıza / gündüz sızmayan iki karanlık gün / ya da müzik setinde / hep aynı soundtrack / sonsuzluk ve birkaç gün.” (Eski Cesetler)

Şiir, bir matematik sanatıdır. İç devinimi, rengi, ritmi vardır. Anahtarın dişleri gibi; bir tane fazla veya eksik olduğunda açmazlık olur. Herhangi bir kelime dahi şairini yıllarca bekletebilir. Şiir bizlerden; kâğıdı değil, hayatı elimize almanızı ister.

Dizeyi okuduğunuzda “k” harfinden faydalanarak oluşturduğum bir ritim var. “Soundtrack” yerine “film müziği” demek bu ritmi bozacaktı. “Şarkı” demek biraz olsun işe yarar görünüyordu fakat söz konusu 1998 yapımlı Eternity and a day (Sonsuzluk ve bir gün) filmi ve bu filmin de tüm müzikleriydi. Bütünlüğü belirtmek adına orada sesi bozmayıp, söylemek istediğimi verebilecek en doğru kelime “Soundtrack”ti.

Göksel Bekmezci"


Ömür KURT, 17 Eylül 2011
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
http://twitter.com/kurt_omur
Paylaş
3937 kişi bu içeriğe erişmiştir.
 
II. Ulusal Savaşım İçin Yurt Genelinde Yapılanacak Partiler Üstü ve Birleştirici Ulusal Bir Örgüt Kurulursa Katılır mısınız?
 

 

 

 

 

Salık akışlarını görmek için
üstteki sekmeleri tıklayın.

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/tegmen.png

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/edga.jpg

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/dikbastv.jpg

UYARI
Güncel Meydan, en iyi olarak 1440 x 900, en düşük olarak da 1280 x 800 çözünürlüklerinde görüntülenir. Güncel Meydan, en sorunsuz olarak, Ateş Tilkisi (FireFox) tarayacısında görüntülenir.
Bu sayfa geç açılabilir. Sayfa tam olarak açılmadığında sayfayı bir veya iki kez yenilemenizi öneriririz.


Hızlı Sızıntılar
(WikiLeaks)

CIA'ya Bilgi Verenler!
CIA Kontakları!