Atatürk Sevgisi Ve İtibarı İle Oynuyorlar / İsmet SOLAK PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 25 Mayıs 2012 20:56 ◙◙▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬◙◙ 3745 kişi bu içeriğe erişmiştir.
Paylaş

SİNSİ bir oyun tezgâhlanıyor. Halkımızdaki Atatürk sevgisi yıpratılıyor.

Sezgilerimde yanıldığımı hiç sanmıyorum. Vatanın kurtuluşu ve laik Cumhuriyetin kuruluşunda Türk Ulusunun önderi olan, halkı çağdaş uygarlığa taşıyan ve bu amaçla peş peşe devrimler yapan Atatürk, planlı şekilde itibarsız hale getirilmek isteniyor.

Nitekim tanınmış işadamı ve ödünsüz Atatürkçü olan Mehmet Arif Demirer belgeli örnekleriyle bu gerçeği Anayurt Gazetesi’ndeki köşesinde dile getirdi:

“Önce Kazım Karabekir’in anıları kitap yapıldı. Burada, Mustafa Kemal’in 1923 yılında Karabekir’e güya, ‘Arapça kitabını Türkçeleştiriyorum’ dediği yolunda iddiası var. (Atatürk gibi bir dehanın ağzından bu sözlerin çıkacağına asla inanmıyorum) Sonra da Taha Akyol, Atatürk ile ilgili bir kitap yayınladı. Özde ‘Atatürk evet, Kemalizm hayır’ anlamı çıkıyor. Üçüncü halka, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Dolmabahçe Sarayı’nda tanıtım (!) yaptığı Derin Tarih Dergisi. Yeni Şafak çıkarıyor. Yeni Asya ve Yeni Şafak ile diğer yandaş medyada bu kampanya sürdürülüyor. Karabekir- Mustafa Kemal çekişmesi üstünden Atatürk itibarsızlaştırılıyor, yıpratılıyor.”

Mehmet Arif Demirer bir noktaya daha dikkate çekiyor:

“Karabekir’in anılarını bu kez Koç Holding’in Bankası Yapı-Kredi basıyor. Aradım kendilerini, bu bir tesadüf mü, diye sordum. Atatürk’ün aleyhine olan yayını düzeltme bile yapmadan neden yayınlıyorsunuz, dedim. Bir yetkili, anıları yayınlarken olduğu gibi aktardıklarını söyledi. Dikkat edin Vehbi Koç’un mirası burası.”

Mehmet Arif’in kuşkusu benim içime de kurt düşürdü:

“Evet; bu bir rastlantı mı? Koç Ailesi, Ali Koç’a ya soyadını değiştir, ya Feneri bırak, diye dayattılar. Tam da Fenerbahçe ile cemaat çatışması varken, Koç’un bankası Yapı Kredi neden Atatürk aleyhine olan kitap basıp yayınlıyor? Bu nasıl bir bağlantıdır?”

Bu “Karşı Devrim mi? Organize bir tuzak mı?” diye sormak gerekir. Ne hazin ki halkımız kuzu kuzu olup biteni izliyor. “Ne oluyor?” diyen yok. “Ne hakla değerlerimizi ortadan kaldırıyorsunuz?” diyerek bu çamur selinin önüne dikilenler yok.

Karşı Devrimciler, ortalıkta cirit atıyor. Ekran konuşmalarını hiç izliyor musunuz? Büyük çoğunluk sessiz, susuyor. Yarın bir gün bu güzelim Laik ve Demokratik Cumhuriyet ayaklarımızın altından kayıp giderse susanların hal ve gidişatı acaba nasıl olur?

Mehmet Arif Demirer, bu işin kaynaklarına indiğinde şunu görüyor; bu işin kökünde Karabekir Paşa- Saidi Nursi- Sinan Omur var. Derin Tarih Dergisi’nin başındaki Mustafa Armağan, aynı zincirin yeni dönemdeki halkalarından biri. Kızıl Pençe adlı bir kitap var. Bu da Karabekir’in 1933’de bir kitabı. Ama o zaman satmıyor. Bu kitabı Ali Çetinkaya, Kılıç Ali’nin ricası ile satın alıyor. Basan kişi bunu gazetesinde açıkça yazıyor. Kızıl Pençe ise bu olayı bu dönem allayıp pullayarak “matbaaya baskın yapılarak yakıldı” iddiasını yayıyor.

Demirer’in belgelerinden çıkardığım birkaç not daha var:

“19 Nisan 1919 ‘de Trabzon’a çıktım. Milli Mücadeleyi ben başlattım” sözleri bir anı. Anı Karabekir Paşa’ya ait. Çanakkale’deki 18 Mart’ı da inkâr ediyorlar. “Karabekir’in partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, dine hürmetkârdır” derken maksatları belli.

Bir de “Laiklik Lozan’da dayatılmıştır” saçmalığını yayıyorlar. Lafa bakın lafa!

Sinan Omur kim mi? Saidi Nursi’nin sağ kolu. O kitapları basan matbaanın sahibi. 1957-60 arasında Hür Adam Gazetesi’ni çıkarıyor.
Bu kampanya şimdilerde de yaygınlaştı.

O HALDE HALKA SORALIM!

Laik Cumhuriyet karşıtları hem Cumhuriyet ilanından sonraki tek parti dönemini hem de Atatürk ve daha çok İnönü’yü pervasızca karalıyorlar. Arsızlığın dik alası!

Mehmet Arif Demirer, son dönemde çok tartışılan 5816 sayılı “Atatürk’ü Koruma Kanunu” olarak bilinen yasanın yürürlükten kaldırılması konusunun referanduma sunulmasını öneriyor. Çocukluğumda bu yasanın gereği olmadığı yolunda konuşmalar, eleştiriler yapılırdı. Şimdi gelin hem bu yasayı hem de “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” olarak çıkarılan ve AKP tarafından kuşa çevrilen “Eğitim Birliği” Yasası’nın kaldırılıp kaldırılmamasını da halka soralım. Nasıl olsa Eğitim’in birliği ve dirliği kalmadı. Yasa artık “Kulluk Yasası” haline getirildi. Bakalım halk ne diyecek? İktidar sıkıştıkça “Halka soralım” diyor. Hadi, bunları da soralım!


İsmet SOLAK, 25 Mayıs 2012

Paylaş
3745 kişi bu içeriğe erişmiştir.
 
II. Ulusal Savaşım İçin Yurt Genelinde Yapılanacak Partiler Üstü ve Birleştirici Ulusal Bir Örgüt Kurulursa Katılır mısınız?
 

 

 

 

 

Salık akışlarını görmek için
üstteki sekmeleri tıklayın.

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/tegmen.png

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/edga.jpg

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/dikbastv.jpg

UYARI
Güncel Meydan, en iyi olarak 1440 x 900, en düşük olarak da 1280 x 800 çözünürlüklerinde görüntülenir. Güncel Meydan, en sorunsuz olarak, Ateş Tilkisi (FireFox) tarayacısında görüntülenir.
Bu sayfa geç açılabilir. Sayfa tam olarak açılmadığında sayfayı bir veya iki kez yenilemenizi öneriririz.


Hızlı Sızıntılar
(WikiLeaks)

CIA'ya Bilgi Verenler!
CIA Kontakları!