Toplumsal Düzende Egemenlik Milletin mi Allah'ın mı? / Kuvayi Milliyeci PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 14 Nisan 2011 21:16 ◙◙▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬◙◙ 7332 kişi bu içeriğe erişmiştir.
Paylaş
Cumhuriyetçilik söz konusu olduğunda, egemenliğin kime ait olduğu sorusu önem kazanmaktadır. Egemen, yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim olandır. 

Aşağıdaki ayetlere bakalım:

Göklerin ve yeryüzünün hükümranlığı yalnızca Allah'a aittir… (Nur, 42)

Göklerin ve yeryüzünün hükümranlığı yalnız Allah'ındır… (Şura, 49)


“Göklerin ve yerin hükümranlığı” tabiri egemenlik anlamındadır. Bu anlamda göklerin ve yerin egemenliği/hakimiyeti Allah’a aittir. Bu ayetler, yeryüzünde insanların huzur ve güven içinde yaşayabilmesi için tüm evrenin bir düzen ve ahenk içinde çekip çevrilmesinden söz etmektedir. Ayetlerde bahsedilen egemenlik, yeryüzü ve üzerinde yaşayan insanlar da dahil olmak üzere tüm evrenin tabi olduğu doğa yasaları ve bu yasaların eksiksiz bir şekilde işlemesidir. Nur Suresi 42’yi devamındaki ayetler ile birlikte okuduğumuzda, söz edilen egemenliğin doğa yasalarına ilişkin olduğu daha açık görülecektir: 

Göklerin ve yeryüzünün hükümranlığı yalnızca Allah'a aittir. Dönüş de ancak Allah'adır. 

Şüphesiz Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra onları bir araya getirdiğini, sonra da üst üste yığdığını görmedin mi? İşte görüyorsun ki bunların arasından yağmuru çıkarıyor. Ve O, gökten, içinde dolu bulunan dağları indirir de onu dilediğine isabet ettirir; dilediğinden de onu uzak tutar. Şimşeğin parıltısı nerdeyse gözleri alır!

Allah, geceyi ve gündüzü çevirir durur. Şüphesiz basiret sahipleri için kesinlikle bir ibret vardır.

Ve Allah her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimileri iki ayak üzerinde yürümekte, kimi de dört ayak üzerinde yürümektedir. Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, her şeye en iyi güç yetirendir.

Andolsun ki Biz, açıkça ortaya koyan âyetler indirdik. Ve Allah dileyen kimseyi dosdoğru yola iletir. (Nur, 42-46)


Bu ayetlerden açıkça anlaşılacağı üzere “göklerin ve yerin hükümranlığı” ifadesi ile doğa yasaları anlatılmaktadır. Ancak yeryüzünde bir de insan unsuru vardır. Bu durumda toplumsal düzende egemenliğin kime ait olduğu sorusu gündeme gelmektedir. Kur'an'da Allah’a izafe edilerek yapılan tüm anlatımların muhatabı halktır. İnsan unsuru ve toplumsal düzenle birlikte ele alındığında “yeryüzünün hükümranlığı Allah’ındır” ifadesi, egemenlik milletindir anlamına gelir. Şimdi bu söylediğimizi bir de başka açıdan anlatalım:

“Egemenlik Allah’ındır” dendiğinde, toplumsal düzende egemenlik hakkını Allah kullanıyor denmek isteniyorsa, bu yanlış bir saptamadır. Şöyle ki; Allah’ın egemenlik hakkını kullandığı yerde düzensizlik, ahenksizlik, bozukluk, adaletsizlik olmaz. Ama dünyada adaletsizlik var. Bu durumda Allah, egemenlik hakkını kullanmasına rağmen dünyada adaletsizlik var anlamı çıkar. O halde Allah adil değildir, sonucuna varırız. Allah’a adil olmamak gibi bir sıfat yakıştırılamayacağına göre, toplumsal düzende Allah egemenlik hakkını kullanmıyor demektir. Şimdi de Musa Firavun kıssasından bir örnek verelim:

Firavun, egemenliğinin ve hükümranlığının tehlikeye girmesi üzerine, Musa ile arasındaki bir tartışmada “Bırakın beni, öldüreyim Mûsâ'yı” der. Ancak Firavun ailesinden imanlı baba yiğit bir adam araya girer:

Ve Firavun ailesinden imanını saklayan bir racül [baba yiğit adam]: "Bir adamı, Rabbim Allah dediği için öldürecek misiniz? Hâlbuki o, kesinlikle size Rabbinizden delillerle gelmiştir. Ve eğer o, bir yalancı ise bir bakarsın ki onun yalanı kendi aleyhine oluvermiştir. Ve eğer doğru ise size yaptığı tehditlerin bir kısmı size isabet eder. Şüphesiz Allah, aşırı giden bir yalancı kişiye kılavuz olmaz. Ey kavmim! Yeryüzünde açığa çıkmış olarak bugün mülk [yönetim] sizindir. Dünyada yüze çıkmış bulunuyorsunuz. Peki, eğer gelecek olursa Allah'ın hışmından bizi kim yardım edip kurtarır?" dedi… (Mümin, 28-29)


Musa ve Firavun’un bir tartışması esnasında Firavun’un “Bırakın beni, öldüreyim Mûsâ'yı” demesi üzerine, imanlı kişi araya girerek bir konuşma yapar ve bu konuşmasında “Ey kavmim! Yeryüzünde açığa çıkmış olarak bugün mülk (yönetim) sizindir” der. Firavun ile Musa’nın karşılıklı tartıştıkları bir ortamda, mülk ve yönetim Allah’ındır demez; Firavun’undur demez; Musa’nındır demez; “ey kavmim… mülk [yönetim] sizindir” der. Yani egemenliğin millete ait olduğunu söyler. Toplumsal düzen anlamında egemenlik milletindir.



EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR.

Detay için: http://www.koklerimiz.com Cumhuriyetçilik İlkesi.


Kuvayi Milliyeci

 

Paylaş
7332 kişi bu içeriğe erişmiştir.
 
II. Ulusal Savaşım İçin Yurt Genelinde Yapılanacak Partiler Üstü ve Birleştirici Ulusal Bir Örgüt Kurulursa Katılır mısınız?
 

 

 

 

 

Salık akışlarını görmek için
üstteki sekmeleri tıklayın.

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/tegmen.png

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/edga.jpg

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/dikbastv.jpg

UYARI
Güncel Meydan, en iyi olarak 1440 x 900, en düşük olarak da 1280 x 800 çözünürlüklerinde görüntülenir. Güncel Meydan, en sorunsuz olarak, Ateş Tilkisi (FireFox) tarayacısında görüntülenir.
Bu sayfa geç açılabilir. Sayfa tam olarak açılmadığında sayfayı bir veya iki kez yenilemenizi öneriririz.


Hızlı Sızıntılar
(WikiLeaks)

CIA'ya Bilgi Verenler!
CIA Kontakları!