Yılmaz DİKBAŞ



Che Guevara, Fidel Castro Ve Bir De Kumarcıların Danışmanı - 1 / Yılmaz DİKBAŞ PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 07 Ekim 2011 06:18

Yılmaz DİKBAŞ:

18 Eylül 2011 Pazar günü, SKY TURK televizyon kanalında Gürkan Hacır'ın sunduğu "Şimdiki Zaman" adlı programda stüdyo konuğu olan Mete Akıncı, 20. yüzyılın büyük devrimcileri Che Guevara ve Fidel Castro'yu aşağılayan, değersizleştiren, tamamı asılsız, kara propagandaya dönük sözler söyledi.

Bu konuşmamda sizlere, Mete Akıncı'nın söylediklerinin hiçbirinin doğru bir bilgi, belge ya da kaynağa dayanmadığını, tamamının yalan olduğunu kanıtlayacağım...


Son Güncelleme: Cuma, 07 Ekim 2011 10:53
 
Suriye'nin Dostları ve Düşmanları... / Yılmaz DİKBAŞ PDF Yazdır e-Posta
Salı, 27 Eylül 2011 15:49
Yılmaz DİKBAŞ:

"23 Şubat 1996 tarihinde Türkiye ile İsrail arasında "Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşması" imzalanmıştır.
O tarihten beri Türkiye, ABD ve Siyonist İsrail ile birlikte olup, başta Suriye olmak üzere,
Ortadoğu'daki Arap ülkelerine ve İran'a karşı cephe almıştır.
ABD ve AB, ekonomik ve mali yaptırımlar uygulayarak Suriye'de Beşar Esad yönetimini devirmek istemektedir.
Beşar Esad'a karşı askeri darbe planlanmaktadır.
Recep Tayyip Erdoğan'ın AKP hükümeti bu darbeye destek mi vermektedir?
İran ve Rusya, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ı desteklemektedir.
Ortadoğu, Emperyalistlerin silah pazarıdır."


 

Son Güncelleme: Salı, 27 Eylül 2011 15:53
 
Beşar Esad'a Karşı Askeri Darbe Planlanıyor! / Yılmaz DİKBAŞ PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 21 Eylül 2011 14:04

Suriye’deki ayaklanmanın öncülerinden Radvan Ziyade, Türkiye’den telefon ederek Amerika’daki ‘Los Angeles Times’ gazetesine şunları söyledi:

    “Ayakta kalmaya ve hükümete baskıyı sürdürmeye mecburuz. Eğer gösteriler durursa, Hükümete karşı oluşan uluslararası baskı da duracaktır.
    Biz, ordunun bir gün darbe yapacağına inanıyoruz. askeri darbe işimizi çok kolaylaştıracaktır.”

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’a karşı bir askeri darbe planlanmakta olduğunun kanıtları bir bir ortaya çıkmaktadır.

Kuveyt’te basılan günlük El-Vatan gazetesinin verdiği bir habere göre, Suriye ordusunda bir yarbay olan Hüseyin Harmuş, Suriye güvenlik güçleri tarafından tutuklanmıştır.

Hüseyin Harmuş, ordu içinde, “Özgür Subaylar Tugayı” kurarak darbe hazırlıkları içinde olmakla suçlanıyor.

Suriye’nin resmi yetkilileri, Hüseyin Harmuş’un Türkiye-Suriye arasında düzenli seyahatler yapmış olduğunun saptandığını söylemektedirler!

Şu soruyu sormak zorundayız.

AKP Hükümeti, bir süredir kendisine karşı açık muhalefet yürüttüğü Beşar Esad’ın, Suriye ordusu tarafından darbeyle yıkılmasına yardımcı mı olmaktadır?

Türkiye’de, her fırsatta, “Artık darbeler devri bitmiştir!” diye fetva verenler, komşu ve kardeş ülke Suriye’de, halkın ezici çoğunluğu tarafından sevilip desteklenen Beşar Esad’a askeri darbe düzenlenmesine yardım ve yandaşlık mı yapmaktadırlar?

Ne kadar saklanırsa saklansın, bu tür uluslararası ilişkilerin uzun süre gizlenmesinin artık mümkün olmadığı bilinmiyor mu?


Yılmaz Dikbaş
13 Eylül 2011
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
http://www.kalinka.com.tr
http://www.dikbas.tv
 
Suriye'den Geliyorum... / Yılmaz DİKBAŞ PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 18 Eylül 2011 18:34
Yılmaz DİKBAŞ:

"El-Cezire TV, CNN TV, FOX TV, BBC TV, Reuters ve Assciated Press,

dünya halklarına Libya ve Suriye hakkında yalana dayalı kara propaganda yapmaktadır."


Son Güncelleme: Pazar, 18 Eylül 2011 18:37
 
“Sizin İçinizde Casus Vardır!” / Yılmaz DİKBAŞ PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 14 Eylül 2011 21:45

Gedikpaşa Orta Okulu’nda Türkçe öğretmenimiz, öğrenimini Fransa’da yapmış güzel ve çok nazik bir hanımefendiydi.
Ne zaman tahtaya kaldırdığı bir öğrenci onun sorduğu soruyu biraz geç anlasa, ağzından Fransızca tek bir sözcük çıkar,
“Bonjour!”
Derdi.
Yani,
“Günaydın!”
Biz bu öğretmenimizin adını “Bonjour” koymuştuk.

“Bonjour” öğretmenimi, bakın neden anımsadım.

İnternet ortamında yayınlanan yasadışı ses kayıtlarında, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner şunları söylüyor:

    “Arkadaşlar, Birinci Orduda her şeyimizi çaldırmışız. Her şeyimizi! Seminerle ilgili neyimiz var neyimiz yok çaldırmışız! Yetkisiz kişilere ulaşmış konuşmalarımız dâhil!
    Esas rezalet bu!
    Nasıl bu olur yav, nasıl bu olur?
    Ne konuşuyorsak var adamların elinde!
    Nasıl olur yav, bir ordu karargâhından bu bilgiler nasıl çıkar yaa!
    Nasıl çıkar, izahı yok!
    İzahı yok!”


Vah zavallı Işık Koşaner vah!
Ben size, “Bonjour!” desem yeterli olur mu?

Söylemek zorundayım.
Başta Işık Koşaner olmak üzere, bizim yüksek komutanlarımızın çoğu, öyle anlaşılıyor ki, Kurtuluş Savaşı’nın evrelerini ayrıntılı olarak okumamışlar, incelememişler, irdelememişler, dersler çıkarmamışlardır!
Başta Işık Koşaner olmak üzere, bizim yüksek komutanlarımız, öyle anlaşılıyor ki, Mustafa Kemali de doğru dürüst okumamışlar, öğrenmemişler, anlamamışlar, özümsememişlerdir!

Bu ağır ama haklı eleştirimin bir dayanağını, işte sizlere sunuyorum.

Tarih: 29 Ocak 1921 Cumartesi.
Yer: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara.
Gündemin en önemli maddesi: Mustafa Kemal Paşa’nın, Londra’ya gönderilecek Türk delegasyonu ile ilgili olarak İstanbul’da Tevfik Paşa ile yaptığı yazışmalara ait beyanatı.
Ancak daha önce, Meclis’te Mustafa Kemal’e karşı olanların başını çeken Erzurum milletvekili Hüseyin Avni, on dört arkadaşıyla birlikte bir önerge vererek, Mustafa Kemal’in İstanbul hükümetiyle doğrudan iletişim kurmasını eleştirmiş, muhatap olarak Meclis’in alınmasını istemişlerdir.

Meclis’in içi kaynamaktadır.
Mustafa Kemal yanlıları ve karşıtları, bir birlerine bağırarak, suçlamalar yağdırarak konuşmakta, gürültüler arasında ne söylendiği tam anlaşılmamaktadır.

Yüzü gergin, kaşları çatık Mustafa Kemal kürsüye çıkar ve şunları söyler:

    “Efendiler!
    Meclisinize gayet acı bir gerçeği söylemek zorundayım:
    Sizin içinizde casus vardır!
    Efendiler!
    En gizli oturumunuzda görüşülen, ulusa ve yurda ait en gizli noktalar, yabancılara raporla verilmiştir!..”


Meclis’te korkunç bir uğultu…
Gürültülere “kahrolsun” sesleri karışıyor…

Mustafa Kemal, konuşmasını sürdürür:

    “Boş yere durumu karıştırmayınız…Yalnız şuna güveniniz ki izlenen yol, burada namuslu ve vicdanlı üyelerin görüşlerine tıpatıp uygundur.
    Efendiler!
    Bu önergeye imza koyanlar arasında hafiye vardır!”


Mecliste, milletvekilleri arasında casusların bulunduğu öyküsü, bir kitap olacak kadar uzundur. 1
Bu öykünün sonunda, Mustafa Kemal, hepimizin kulağına küpe olması gereken bir ders verir:

    “Muhterem Efendiler!
    Meclislerle yönetilen ülkelerde en tehlikeli yön, bazı milletvekillerinin yabancılar adına ve hesabına çalışmış ve satın alınmış olmalarıdır!
    Millet meclislerine kadar girmek yolunu bulabilen vatansızlara rastlanmasının uzak bir ihtimal olmayacağına tarihin bu konuda örnekleriyle hükmetmek zorunludur.
    Bunun için millet, vekillerini seçerken çok dikkatli ve kıskanç olmalıdır”


Mustafa Kemal, meclisin içine bile yabancılar adına çalışan hainlerin girebileceğini vurguluyor, ama Işık Koşaner, ordunun içine de casusların, satılmışların girebileceğini hiç hesaba katmıyor!
Sonra tutup, çaresiz yaşlı bir zavallı gibi, “Nasıl olur yav, bir ordu karargâhından bu bilgiler nasıl çıkar yav!” diye sızlanıp ağlaşıyor!

Görev süresi dolmadan istifa ederek kendisini kurtardığını sanan Işık Koşaner, hiç kuşkusuz, yıllarca gaflet ve dalalet içinde bulunmuştur!
Ve hatta…
Diyeceğim ama kendimi zor tutuyorum!



1 Sadi Borak, “Meclis’te Casus Var”, Kırmızı Beyaz Yayınlar, Ankara, Eylül 2004


Yılmaz Dikbaş
1 Eylül 2011
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
http://www.kalinka.com.tr
http://www.dikbas.tv

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Son >>

Sayfa 5 / 6
II. Ulusal Savaşım İçin Yurt Genelinde Yapılanacak Partiler Üstü ve Birleştirici Ulusal Bir Örgüt Kurulursa Katılır mısınız?
 

 

 

 

 

Salık akışlarını görmek için
üstteki sekmeleri tıklayın.

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/tegmen.png

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/edga.jpg

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/dikbastv.jpg

UYARI
Güncel Meydan, en iyi olarak 1440 x 900, en düşük olarak da 1280 x 800 çözünürlüklerinde görüntülenir. Güncel Meydan, en sorunsuz olarak, Ateş Tilkisi (FireFox) tarayacısında görüntülenir.
Bu sayfa geç açılabilir. Sayfa tam olarak açılmadığında sayfayı bir veya iki kez yenilemenizi öneriririz.


Hızlı Sızıntılar
(WikiLeaks)

CIA'ya Bilgi Verenler!
CIA Kontakları!