Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan 'Medyanın Gizli Patronu' Yazdır
Cumartesi, 27 Nisan 2013 23:49 ◙◙▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬◙◙ 5157 kişi bu içeriğe erişmiştir.

Gazetemiz yazarı Ayşenur Arslan 'medyanın gizli patronu'nu açıkladı. Arslan, gazetelerin Ankara temsilcilerinin güne ya onu arayarak, ya da onun tarafından aranarak başladıklarını söyledi.

Gazetemiz yazarı Ayşenur Arslan, Atatürkçü Düşünce Derneği Antalya Şubesi ve Antalya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştirilen 'AKİL'siz Medya' konulu söyleşi programına katıldı.

Antalya Kültür Merkezi Aspendos Salonu'ndaki söyleşiye çok sayıda dinleyici katıldı.

Medyada “terörist, terör ele başı” gibi söylemlerin bugün tam tersine döndüğünü belirten Ayşenur Arslan, Murat Karayılan'ın sesinin ilk kez ve bu kadar uzun, canlı canlı duyulduğunu dile getirdi. Geçmişte askerlerin her şeye rağmen bugüne bakınca daha dikkatli olduğunu kaydeden Arslan, “bugün medyanın her gün kontrol edildiği ve teftişten geçtiğini” söyledi.

“MEDYANIN GİZLİ PATRONU”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan'ı 'medyanın gizli patronu' olarak nitelendiren Ayşenur Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Medyanın Ankara temsilcileri güne mutlaka ya onu arayarak, ya da onun tarafından aranarak başlıyor. AKP'de RTÜK gibi bir sitem kurulmuş. Ne kadar ulusal kanal varsa bir ekip sorumlu. O ekip sadece 'gözünün üstünde kaşın varla' ilgilenmiyor. Başbakanın konuşmasını verdikleri görüntülere ilişkin 'Siz 2 dakika verdiniz, ATV 4 dakika verdi' gibi aramalar yapıyorlar. Bunları Yalçın Akdoğan yapmıyor, o daha üst düzey bir diyaloga sahip ve genel bir yol haritası çiziyor."

“ERGENEKONCULAR KIRMIZI BEREYE PARA BULAMAMIŞ”

Medyada 'NTV'den telefon edilip Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopteri düşürüldü', 'Aktütün karakol baskınında teröristler havadan tespit edildi fakat asker müdahale etmedi' gibi gerçek dışı haberleri de eleştiren Ayşenur Arslan, Ergenekon davasında yargılananlar için 'Elbiselerinin altında kalaşnikof ve silahlarla Meclisi basıp, kırmızı bereler giyerek oradaki polis- askeri etkisiz hale getirip, içeride Meclisi rehin alacaklardı. Ama kırmızı bere almak için para bulamadıklarından plan iptal oldu' yönünde dahi haberler yayınlandığını kaydetti.

“SAVAŞIYOR MUYDUK?”

Çözüm sürecinin 'barış' ismini aldığını belirterek, "Savaşıyor muyduk? Hani teröristti onlar?" diye eleştiren Arslan, demokratikleşmede ise 'bölgesel eyaletler' ve 'Öcalan'ın çıkışı' olarak iki kasıt olduğunu dile getirdi.

YURT, 27 Nisan 2013

5157 kişi bu içeriğe erişmiştir.