NDI ve Yavruları Gerçekten Demokrasinin Kalbi Mi? / Uğur KAFADAR Yazdır
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 15
ZayıfEn iyi 
Türkiye Ağı
Cumartesi, 11 Aralık 2010 04:07 ◙◙▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬◙◙ 11863 kişi bu içeriğe erişmiştir.
http://img337.imageshack.us/img337/1932/858585tile.pngNDI(National Democracy Instıtude) Türkçe adıyla Ulusal Demokrasi Enstitüsü 10 yıldan beridir Türkiye’ de faaliyet göstermektedirler. Sitelerinde bu faali hallerini şöyle açıklamışlar: “NDI güçlü, dinamik bir sivil toplumun gelişmesi ile birlikte siyasi sürece açıklık ve hesap verebilirlik tanınması için Türkiye'de çalışmaktadır.”

Peki bu siyasi merciler kime hesap verecek ve NDI ne planlıyor?

Kimler bu sivil toplum örgütünü kuranlar?

Başka hangi ülkelerde kurulmuşlar?

Neden bu ülkeleri seçmişler?

Ticari bir amaçları var mıdır?

Bu soruların cevabını verebilmek adına biraz araştırma yaptım:

Resim
Peki Bu siyasi merciler kime hesap verecek ve NDI ne planlıyor?

ResimResim NDI kurulduğundan bu yana, AKP, BDP, MHP ve CHP gibi meclisteki partilerle çalıştığı gibi, çok partili topluluklara da destek veren demokrasi örgütleriyle de çalışmalar yapmayı göz ardı etmemiştir. Bu çalışmaların odak noktası şu şekilde özetlenebilir:

NDI çalışmaları, TBMM’ nin emperyalist para güçlerinin menfaatleri doğrultusundaki ilerleyişlerinin etkili yükselişini sağlayacak, karşılaştırmalı sistemler ve modeller oluşturmaktır.

Yani siyasi partilerimiz, bugünlerde ortalıkta efsaneymiş gibi görünen emperyalist para güçlerinin merkezi olan ABD’ ye hesap vermektedirler. Böylece Türkiye’ nin, küresel sermaye odaklarının Türkiye’ den bekledikleri görevleri yerine getirip getiremediklerinin, bu odakların menfaatlerine ne denli yakın oldukları konularında hesap vermektedirler. Hükümetler ve partiler, çok partili komiteler, kadın kolları ve kırsal alandaki bir çok siyasi hareket, NDI’ ya, küresel sermayenin menfaatleri doğrultusunda yaptıkları işlerin bir listesin faaliyet raporu olarak her yıl sunmaktadırlar.

NDI çalışmaları, TBMM’ nin emperyalist para güçlerinin menfaatleri doğrultusundaki ilerleyişlerinin etkili yükselişini sağlayacak, karşılaştırmalı sistemler ve modeller oluşturmaktır.

Yani siyasi partilerimiz, bugünlerde ortalıkta efsaneymiş gibi görünen emperyalist para güçlerinin merkezi olan ABD’ ye hesap vermektedirler. Böylece Türkiye’ nin, küresel sermaye odaklarının Türkiye’ den bekledikleri görevleri yerine getirip getiremediklerinin, bu odakların menfaatlerine ne denli yakın oldukları konularında hesap vermektedirler. Hükümetler ve partiler, çok partili komiteler, kadın kolları ve kırsal alandaki bir çok siyasi hareket, NDI’ ya, küresel sermayenin menfaatleri doğrultusunda yaptıkları işlerin bir listesin faaliyet raporu olarak her yıl sunmaktadırlar.



Özet olarak NDI, Türkiye’ deki emperyalist değişimin “National” yani ABD odaklı olmasını sağlayacak sivil toplum hareketlerine, çok partili demokratik topluluklara, AB ve ABD’ ye yakın olan kadın kollarına ve kırsal alandaki “ağa yönetimi” dediğimiz yönetim, denetim birimlerine kanuna uygun olarak, yani işi yasal kılıfa uydurarak kendi çıkarlarına yönelik gelişim ve reform önerilerinde bulunur. Gerekli gördüğü hallerde ilgili topluluklara, yukarıda bahsedilen gelişim ve reformları yapabilmesi için maddi iyileştirmeler, TBMM destekli yasal imkanlar da sağlamaktadır. Tüm bu fedakarlıkları yapıyormuş gibi görünmelerinin, siyasi anlayışa milli toplumun da müdehil olmasını istemelerindeki asıl amaç: tahmin edebileceğiniz gibi Türk Milletinden elde edilmiş, ABD milli çıkarlarına hizmet edecek olan zehirlenmiş genç zihinlerin, Türk Milleti’ nin siyasi vizyonuna ağır zararlar vermesini sağlamaktır.

Kimler bu sivil toplum örgütünü kuranlar?

ResimNDI Genel Başkanı: Madeleine Albright

5 aralık 1996’ da Clinton tarafından dış işleri bakanlığına getirildi. Aynı zamanda ilerleyen zamanlarda CFR’ ın da müdürlüğünü yapmıştır.

1996 yılında dışişleri bakanıyken tv’de canli yayinda kendisine, amerika’nin irak’a ambargosu nedeniyle ölen 500 000 iraklı çocuk konusunda ne hissettiği sorulmuş, “bu çok güç bir seçim ama genis acidan bakildigina buna değer diye düşünüyoruz” diyebilmisti.

Yönetiminde Madeleine K. Albright, Rachelle Horowitz, Kenneth F. Melley, Eugene Eidenberg ve Kenneth D. Wollack gibi kimlikliklerin bulunduğu ve eskiden Avrasya direktörlüğünü de eski CIA ajanı Nelson Ledsky‘nin yaptığı, şimdi ise Laura Jewett’ in yaptığı NDI yukarıda vurguladığımız konular ile ülke gençliğini ve bütünlüğü çok ciddi bir biçimde tehdit etmektedir.

Başka hangi ülkelerde kurulmuşlar ?


Kurulmadığı ülkeleri saysam size ne ifade edecektir bilmem ama bana şunu anlatıyor: ABD, Avustralya ve Bazı Avrupa ülkeleri hariç neredeyse her yere kurulmuştur. Bu da şu anlama geliyor: “Bizim ülkelerimiz dışında kalan ülkelerde demokrasinin olası varlığı imkansızdır. Size demokrasiyi ve barışı biz getireceğiz. Siz nasıl seçim yapacağınızı da bilmiyorsunuz, sizlere biz öğreteceğiz!” diyorlar broşürlerinde. (68616_ndi_r3.pdf)

Image resized to : 92 % of its original size [ 543 x 341 ]
Resim

Neden bu ülkeleri seçmişler?

NDI yani TDV’ lerin Türkiye, Azerbeycan, Afganistan, Irak, Kuveyt, Polonya vs.. gibi ülkeleri seçmlerinin birinci amaçları: yukarıda da bahsedildiği gibi genel bir sivil toplum düşüncesi aşılamaktır. Bu düşünce NDI’ ın kurulu olmadığı diğer ülkelerde zaten var olduğu için tüm dünya vatandaşlarının da bu zihniyete sahip olmalarını ve benliklerinden uzaklaşarak tek bir yapay ulus olma düşüncesidir. Emperyalist düzenin, küresel bir konumlanma oluşturması ve yeni dünya düzeni denilen bu düzeni tehdit eden unsurların sivil bilgi bulanıklığı ile yok edilmesi için varlıklarını bulundukları ülkelerden, o ülke halklarının bilgisi olmadan aktarılan paralarla sürdürmektedirler. Toplum içinde parazit yaşamın en gelişmiş örneğini temsil etmektedirler.

Ticari bir amaçları var mıdır?

http://www.ndi.org/turkey de yapılan açıklamalarında görünüyor ki ticari amaç barındıran bir yapılanmaları yoktur. Peki, tüm bu dernekleri desteklemek; Emperyalist menfaatlere hizmet edecek sivil toplum bilincini oluşturmak ve etnik ayrıştırma işlemini gerçekleştirmek gibi pahalı ve uzun vadeli işleri neden bedavaya yapsınlar ki? Ha zaten cevabını vermişiz: “Emperyalist menfaatlere hizmet.” Gibi yüce bir amaçları olduğundan. Bunun neresindedir ki kar? Bizim içimiz fesat, özür dileriz.

Türkiye’ de hangi örgütler NDI adına çalışmaktadır?

  • Arı Hareketi
Resim

T.C. Washington Büyükelçiliğinde Basın Ataşesiiken istifa edip Amerika’nın Sesi radyosuna geçen Ertuğrul Köprülü’nün ve Talabani’nin yakın dostu, iş ortağı İlnur Çevik’in gazetesi Turkish Daily News’in Washington muhabiri Tuna Köprülü’nün oğulları Kemal Köprülü’nün yönetimindeki Arı Hareketi’ni de iyi tanımak gerektiğini vurgulayalım. Çünkü bu odaklardan en çok nemalananlardan biri de bu hareket.

29 Haziran 2000′de Cumhurbaşkanı Sezer’in Konrad Adenauer Vakfı ve Türk Demokrasi Vakfı ile ortak toplantı düzenleyen ve “saygıyla selamladığı”, MHP Başkanı Bahçeli’nin toplantılarında konuştuğu “hareket”, Arı Hareketi. K. İnanç Işıklar, 24 Aralık 2003′de şöyle yazmış “hareket” hakkında : “26 Mart 2000 tarihinde Arı Hareketi binasında gerçekleştirilen bir toplantı ile Demokratik Çerkes Platformu kurulur. Arı Hareketi sadece ev sahibi değil, aynı zamanda da AB ve ABD’nin etnik ayrımcılık girişimlerinin Türkiye’deki Çerkes ayağının örgütleyicilerindendir.

ABD politikalarının Türkiye sivil toplum güdümleme merkezi Arı Hareketi, DSP-MHP-ANAP koalisyonunun sivil darbe ile devrilmesinde de önemli rol oynamış, sivil darbeden çok önce İsmail Cem, Kemal Derviş ve Mehmet Ali Bayar’ı bir araya getirerek ABD planını örgütlemiştir.

Aynı Arı Hareketi, Demokratik Çerkes Platformu’nun kuruluşuna ve dış finans kaynaklarının yaratılmasına aracılık edecektir. DÇP vakit geçirmeden 15 gün içerisinde ilk etkinliğini düzenler. Konuşmacılar 2. cumhuriyetçi yazar Etyen Mahçupyan, Arı Hareketi Uluslararası İlişkiler Temsilcisi Sina Ülgen, etnik kimlikler konusunda uzman araştırmacı-yazar Cemal Şener ve Avrupa Gençlik Parlamentosu üyesi Cem Ayhan Azak. Toplantının konusu ise “Avrupa Birliği, Demokratikleşme ve Çerkesler”(!) Çerkes Platformu sözcüsü Sezai Babakuş bakın Avrupa Birliği’nin bağımlı ülkelerde etnik parçalanma ufku doğrultusunda yürüyeceklerini şu sözlerle ifade ediyor: “Bugün Türkiye büyük ve köklü bir değişimin içindedir. Resmi ideoloji de bu değişimin gereği yeniden konumlanmaktadır. Çağdaşlaşma-demokratikleşme ana temelinde yükselen bu değişim, şovenist ve kökten dinci fanatik odaklar dışında, devletin ve toplumun geniş kesimlerince desteklenmektedir. Demokratikleşme yolunda atılan adımlar ve özellikle TBMM’nin (MHP dışındaki partilerin oylarıyla) kabul ettiği Avrupa Birliği uyum yasaları, Türkiye’deki etnik kimliklerin ve kültürlerin kendilerini daha özgür ifade etmelerine imkan sağlayacaktır. Bu yasaları tamamlayacak iç hukuk düzenlemeleri yapılmakta ve yönetmelikler hazırlanmaktadır.”

Ferruh Sezgin ise, 26 Ocak 2005′de şunları not etmiş : “Türkiye’de ki Arı Hareketi”nin yöneticileri 6-9 Şubat 1998′de Budapeşte’de, OSI’nin (Soros’un Vakfı) Macaristan temsilcisi Central European University yetkilileriyle görüştü. Arı’lılara eşlik eden Soros’un adamlarından Anthony Richter Türkiye’ye gelerek bazı STÖ’lerle ilişkiye geçti. Arı Derneği ise yeni ilişkileri geliştirmeye başladı… Arı temsilcileri 16-18 Nisan’da İsrail’de Begin-Sedat Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde Türkiye-İsrail ilişkileri ve dış politikaları, Orta Doğu barış süreci, bölgesel güvenlik, bölge ülkeleri arasındaki ilişkiler konularında toplantılar yaptılar. Ayrıca, Israel Democracy Institute, Peres Barış Merkezi, Tel Aviv Üniversitesi Moshe Dayan Orta Doğu ve Afrika Araştırma Merkezi ile de görüştüler. Türkiye’ye, bu ilişkilerin sonuçları hakkında bilgi aktarılmadı.”

Link: (http://www.abhazyam.com/index.php?optio ... &Itemid=28)

Yaptığı projeler:

* Herkes İçin İnsan Hakları Projesi(AB Komüsyonundan Alınan Yardım İle)
* Kktc İnsan Hakları Projesi(AB Temsilcilerinden Alınan Yardım İle)
* Genç Kadınlar Katılıma Hazır(AB Kapsamında)
* Bilinçli Oy: Çok enteresandır ki bu noktada genç seçmenlerin hangi partiye oy vermeleri gerektiğini söyleyen bir programdan bahsedilmektedir.
* Katılımcı Demokrasi Okulu (International Republican Institute tarafından desteklenmiş)
* Gençlik Programı(NDI tarafından desteklenmiş)
* Anadolu Gençliği’ ne Avrupa Birliğini Getirmek(Danimarka Büyükelçiliği Sponsorluğunda)- Ne fenadır ki sonuna şu notu düşmüşler: “Konferanslar sonucunda yaklaşık 40 genç AB’nin kuruluş amacı, tarihi, müktesebatı, genişleme stratejileri, Türkiye-AB ilişkileri ve AB değişim programları konusunda bilgilendirilmiştir.”
* Avrupa Birliği Sürecinde Kadın Stkların Ağ Kurma Ve İletişim Stratejileri Konularında Strateji Geliştirme Projesi

Daha böyle devam eden bir çok proje de vatandaşlarımızın sağ duyulu yaklaşımları sömürülmüş ve zehirlenmiştir.

Devam Eden Projeleri:

* Kadına Yönelik Şiddet Ve Ayrımcılıkla Mücadele Etmek İçin Nesiller Arası Köprüler Kurma Projesi – Avrupa Birliği Finansmanı İle
* Karadeniz Gençlik Forumu Zirvesi – German Marshall Fund Of United States Finansmanı İle
* Gençlik Anketi – Belçika Büyükelçiliği Finansmanı İle
* İyi Örnekler Kitapçığı – Friedrich Ebert Vakfı Finansmanı İle
* Geleceğin Barış Liderleri – Avrupa Birliği Finansmanı İle
* Leonardo Hayatboyu Öğrenme Projesi
* Youth European Film Academy Ve Youth İn Action Tv

Bünyesindeki kurumlar:

* Kıbrıs Politikalar Merkezi (Doğu Akdeniz Üniversitesi ile birlikte)
* ARI Hareketi Brüksel Temsilciliği
* ARI Toplumsal Katılım ve Gelişim Vakfı Ekonomi ve Dış Politika Forumu (EDPF)
* ARI Toplumsal ve Gelişim Derneği
* Toplumsal Katılım ve Gelişim Vakfı

Özetle, tamamen AB ve NDI kaynaklı olan bu grup ülke bütünlüğü AB ve ABD menfaatleri doğrultusunda tehdit etmektedir. Genç beyinlerimizi, Kadınlarımız ve diğer ulusal değerlerimizin tüm sağ duyulu davranışlarını ve onların gelecek heveslerini, daha iyi bir Türkiye adına yaptıkları tüm özverili ve safiyane planları sömürmektedirler.

  • Genclink

Resim

Facebooktaki sitelerinde yapmış oldukları açıklamalarında ne kadar da yüce bir amaca hizmet ettiklerini düşündürdüklerini zannediyor olsalar da, grup, Levent Aktaş tarafından yönetilen tam bir ihanet projesidir. Yine NDI Turkey sayfasında ilk karşınıza çıkan resimde bulunan ve bir amaç için bir araya gelmiş olan arkadaşların da “GENCLINK” grubu üyeleri olduğu net bir şekilde anlaşılmakdır. Facebook’ taki sayfalarında, pek bir toplum bilimci ve sağ duyulu bir sivil toplum örgütü oldukları şeklinde bir intiba uyandırmaya çalışmış olsalar da, grup üyeleri ve grubun ilgilendiği konular dikkatli olarak incelendiğinde NDI ve ARI Hareketinin başlatmış olduğu projelerin bir devamı oldukları çok rahat bir şekilde anlaşılabilmektedir.

  • Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği

Resim

Sitelerinde Derneğin vizyonu ‘Güçlü ve Demokratik bir Sivil Toplum’dur. Güçlü ve demokratik bir sivil toplum ulaşılmasını hedeflemektir.” misyonu:

* sivil toplum içinde katılımcılığın ve demokrasinin gelişimi,
* örgütlülüğün ve özerkliğin güçlendirilmesi,
* sivil toplumun karar alma süreçlerinde söz sahibi olması için,

kendi öncelik alanları içinde savunuculuk, kampanya, araştırma, eğitim ve lobi çalışmaları yürütmektir.
olarak geçmektedir. Yukarıda sözü geçen dernekler, kurumlar, AB, ABD ve diğer küresel sermaye odakları adına varlığını sürdüren bu derneğin de faaliyet alanı masum Türk Halkıdır. Gerçek amacı ise, Demokrasi etiketi adı altında Türkiye’ de bulanık bir sivil toplum bilinci oluşturup; nerelere oy vermeleri gerektiğine kadar bünyelerinde bulunan kişileri yönlendirmek ve toplum bilincini ortadan kaldırmaktır.

Diğer gözüme çarpan örgütler de şu şekilde sıralanabilir:

  • Toplumsal dönüşüm için SOSYAL GİRİŞİMCİLİK
  • UNEP
  • Sivilsesler


Şu ana kadar sivil toplum derneklerine karşı cephe olmuş gibi görünüyor olsam da; bizzat ulusçu bir sivil toplum bilincini benimseyen, Mustafa Kemal’ in devrimlerinden ilerleyen bir Türkiye Cumhuriyeti evladı olduğumu da tüm içtenliğimle sizlere belirtmek isterim.

Tüm yazıyı bir sonuca bağlamak adına şunları söyleyebilirim: var olan ulusçu dernekleri aramak ve bulmak; yapılan tespitler sonucunda istenilen kurumun bünyesinde aktif görev almak için harcanacak çaba ve bu nokta çekilecek kısa vadeli zahmetler ileride sınırları içinde yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti topraklardaki bilinçli Türk Gençliğinin oluşması için atılan en sağlıklı adımlardan biri olacaktır.

Ulus kaynaklı olmayan dernekler, oluşumlar, gençlik toplantıları ve projeleri, verilen onca güzel partiler, ev kadınlarına yönelik sosyal programlar, yani bu faaliyetlerin tümü bilinmelidir ki Türk Milleti’nin refahı ve mutluluğu için değil; tamamen Türk Milleti’nin menfaatinin tersi olan, küresel para odaklarının yararınadır. Bu nedenle, her Türk Evladı’nın üzerine vazife olan: uyanık, çevik, atik, ulusal girişim ahlakından sapmamış formüllerle ekomomik, sosyal, sanatsal ve tarihsel atılımların öncüsü olmaktır.

Saygılarımla,

Uğur KAFADAR
11863 kişi bu içeriğe erişmiştir.
Son Güncelleme: Cumartesi, 11 Aralık 2010 04:08