"MUHTIRA" Arapçadır. Sözlüklere göre anlamı: Bir işi hatırlatmak üzere ya da hatıra getirmek amacıyla sunulan yazı, ikaz, uyarı...Eskiler "muhtıra"nın çivi çakmak anlamına geldiğinden şüphelenip içine mıh (çivi) koyup "mıhtıra" demişlerse de, içinde çivi-mivi yoktur.
Muhtıranın ilk hecesi "Muh"tur.
"Muh" büyüklerin bize öğrettikleri ilk eylemin adıdır:
"Hadi, amcaya muh yap..."
Ki her "muh"tan sonra yorumlar başlar:
"Nasıl da muh yaptı..."
"Yani bu kadar güzel muh kimse yapamaz..."
"Şimdi yine muh yapacak yengesi..."
* ...
News of Gazete Köşe Yazarları
CHP Genel Sekreteri Önder Sav, hacca gitmek istediğini söyleyen bir vatandaşa, "Paranı Araplara kaptırma", "Bakarsın Muhammed seni bırakmaz orada" falan diyerek...
Bugün yine tembellik hakkımı kullanıp, kendim yazmak yerine bir dostumdan gelen elektronik postayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Hani şu herkesin beğenip birbirlerine forward ettikleri türden

YARGITAY bir bildiri yayınladı ve son zamanlarda yurtiçinden ve dışından yargıya yapılan baskılara karşı itirazlarını ortaya koydu. Adalet Bakanı, bildiri için "dam üstünde saksağan" benzetmesini yaptı. Yeniden tarihe bir not düşülmesi gerekiyor bu gelişmeler karşısında... Peki hukukçu dostumuz ne diyor: