Zaman: Cmt Ara 10, 2022 7:48

News News of Tartışma ve Fikir Meydanı

Site map of Tartışma ve Fikir Meydanı » Dizin : Tartışma ve Fikir Meydanı

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

MERTLİK ve NAMERTLİK

MERTLİK ve NAMERTLİK
Bugün CHP’nin ‘İkinci Yüzyıl Vizyonu’ toplantısı yapıldı.
Neresinden bakılsa umut veren bir ‘vizyon’ ve başarılı bir toplantı olduğu söylenebilir.
Ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’yi ikinci yüzyıla taşıyabilecek tek örgütleyici (organizatör) ve hatta ‘lider’ olabileceği de ortaya çıkmış oldu denilebilir.
Toplantıda Kemal Kılıçdaroğlu altılı masa liderlerini tek tek anarak övgü dolu sözler söyledi.
Meral Akşener için ise ‘mert’tir dedi.
Güzel!
Güzel ama, bu mert Meral Akşener bir gün önce benim pek bakmadığım bir televizyonda, ...
Read more : MERTLİK ve NAMERTLİK | Görüntüleme : 165 | Yanıtlar : 0


İLTİSAK

İLTİSAK
Nerdeyse hergün televizyonlarda bir ‘iltisak’ haberi duyuyoruz.
Başkalarını bilemem ama ben bu ‘iltisak’ sözcüğünün ne anlama geldiğini bilmeden, sözcüğün geçtiği bağlama göre ‘ilişkili’ anlamına gelebileceğini tahmin ediyordum.
Özellikle ‘terör’le birlikte anıldığına göre, ‘terörle ilişkili’ olmalıydı.
‘İlişkili’ ama ne kadar ilişkili idi acaba?
Fransızcasına baktım, tam karşılığı ‘contiguïté’ imiş; yani bitişiklik, komşuluk, yakınlık, benzerlik ve ya da kullanım bağlamına göre tam karşılığı ‘uzantılılık’ imiş yani.
Yani o ileri sürülen savlara göre ya da mahkeme kararlarında ...
Read more : İLTİSAK | Görüntüleme : 219 | Yanıtlar : 0


BİRAZ İKTİSAT TARİHİ

BİRAZ İKTİSAT TARİHİ
Kemal Kılıçdaroğlu “biz temiz para peşindeyiz” dedi diye gerek muhalefet ve gerekse hükûmet taraftarları “ne demek istedi?” diye, “trene bakar gibi” biribirlerinin yüzüne bakar oldular.
Çok daha önemlisi “şey kadar büyük iktisatçılar” da ne demek istediğini anlamış değiller.
Şimdi gerçekten Kemal Kılıçdaroğlu da ne demek istediğini bilmeden böyle bir şey demişse, onun ‘ne demek?’ olduğuna ilişkin ‘iktisat tarihi’nden örnekler verebiliriz.
Geçenlerde ölen İngiltere Kraliçesi’nin büyük büyük annesi olan 1nci Elizabeth’in babası VIIInci ...
Read more : BİRAZ İKTİSAT TARİHİ | Görüntüleme : 393 | Yanıtlar : 0


HEY CANDARMA !

HEY CANDARMA !
Askerlikte ‘komutan’ her şey demektir.
Hele bir de ‘Genel Komutan’ olursa, artık emir demiri kesecek demektir.
Peki ama şu Arif Çetin bir genel komutan mıdır?
Bir ‘Orgeneral’ midir?
Yoksa uyuşturucu baronlarının emireri midir?
Bu zıpır candarma hakkındaki ‘dosya’ların haddi var hesabı yok.
Sadece uyuşturucu değil ama her türlü ‘mafya’ ile içli-dışlı olduğuna ilişkin istemediğiniz kadar kanıt var.
‘Devlet’in helikopteriyle, bizzat kendisinin mafya babalarının imdadına koştuğu biliniyor.
Ancak Türkiye’de her gün ve öylesine ...
Read more : HEY CANDARMA ! | Görüntüleme : 335 | Yanıtlar : 0


DEMOKRATİK CUMHURİYET

DEMOKRATİK CUMHURİYET
Yazının başlığı kimi okurun dikkatini çekecektir.
Çünkü, sanki ‘Cumhuriyet’in başına bir ‘Demokratik’ takısı eklenince Cumhuriyet’in içeriği değişecekmiş gibi bir izlenim vermektedir.
Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu’nun 100ncü yılında Cumhuriyetimizi ‘demokrasi’ ile taçlandıracağız sözü akla gelebilir.
Ve sanki bu ‘Cumhuriyet’ kurulduğunda kimsenin aklına ‘demokrasi’ sözcüğü gelmemiş sanılıyor olabilir.
Oysa, Cumhuriyet’in kurulduğu gece, kurucu başkan Mustafa Kemal’in, tartışma toplantısında, önündeki kağıda şöyle yazdığı görmezden gelinmektedir:
“L’Etat turc c’est une république démocratique’.
Yani “Türk Devleti demokratik bir cumhuriyettir”. ...
Read more : DEMOKRATİK CUMHURİYET | Görüntüleme : 229 | Yanıtlar : 0


DÜZEY ve DÜZLEM

DÜZEY ve DÜZLEM
Zaman zaman Türkçe’deki yanlış kullanımlara yönelik eleştiriler yaparım.
Örnek olsun, ‘yapmak/yapılmak’ eylemi, yerli yersiz ama çok yaygın biçimde, ‘gerçekleşmek’ biçiminde dillendiriliyor.
Televizyonlarda bile, toplantı ‘yapıldı’ veya telefon ‘etti’ yerine, toplantı ‘gerçekleştirildi’ ya da telefon ‘gerçekleştirdi’ biçiminde söyleniyor.
Daha bir dizi yerde, anlamsız bir biçimde ‘gerçekleşti’ ya da ‘gerçekleştirildi’ gibi tümceler kurulmakta.
‘Süreç’ terimi de çoğu kez ‘süre’ anlamında kullanılıyor, ki temelden yanlıştır.
Bugün ise, yine bir kaç kez yinelediğim üzere, Türkiye’de ‘düzey’ ...
Read more : DÜZEY ve DÜZLEM | Görüntüleme : 231 | Yanıtlar : 0


EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ (4)

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ (4)
Yves Vargas, Rousseau’nun “Eşitsizliğin Kökeni Üzerine” başlıklı makalesinde, “ (Doğal haliyle) orman Epikür’cü anlamda boştur. Öyle bir ‘boş’luk ki, insanlar orada gözgöze gelirler (se croisent) ama karşılaşmış (se rencontrent) olmazlar” tümcesini alıyor (*).
Althusser’in Rousseau’yu ‘okuma’sını da, benzer alıntılarla sürdürüyor.
İşte Althusser’in doğadaki bu ‘boş’luğu, felsefeye ve daha doğrusu ‘tarih felsefesi’ne uygulamasından, tarihte ‘kesiklilik’ (discontinu), ‘belirlenmezlik’ (indéterminé) ve ‘öngörülemezlik’ (imprévisible) sonucu ya da sonuçlarını çıkarmasına yol açıyor.
Böyle olunca, ne ‘evrensel tarih’te, ...
Read more : EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ (4) | Görüntüleme : 349 | Yanıtlar : 0


EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ (3)

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ (3)
Althusser’in ‘epistemolojik kopuş’ kavramını kurarken esin kaynağının ne olabileceği sorulacak olursa, kaynaklarından birinin Friedric Engels olduğu söylenebilir.
Nitekim Marx’ın ‘Artı(k)-Değer’ kavramının tüm ‘klasik ekonomi’ anlayışını, temelden değiştirdiği biliniyor.
İşte Engels de, Marx’ın ‘Artı(k)-Değer’ kavramı ‘keşf’ini, Lavoisier’nin oksijeni keşfine beneztmekteydi.
Öyle ki, bu ‘keşif’ ile birlikte, o güne değin paslanma gibi kimi doğasal olaylar Alchimie olarak bilinen ‘bilgi dalı’ çerçevesinde açıklanmaya çalışılırken, kimya gibi bir ‘bilim dalı’nın kuruluşuna yol açmıştı.
Demek ki, Engels’e ...
Read more : EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ (3) | Görüntüleme : 264 | Yanıtlar : 0


EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ (2)

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ (2)
Hobbes’tan Rawls’a, Rousseau’dan Marx’a değin geniş bir yelpazede ‘siyaset felsefesi’ üzerine çalışan Andrew Levine, “Rousseau ve Marksizm” başlıklı makalesinde, Althusser’in Jean-Jacques Rousseau’nun düşünemedikleri (L’Impensé de Jean-Jacques Rousseau) başlıklı çalışmasının üzerinden kırk yıl geçmiş olmasına karşın, hâlâ görkemini koruduğunu ileri sürmektedir.
Kuşkusuz, çoğu eleştirmen gibi, Lewine de konuyu ‘eleştirel’ bir yaklaşımla ele almaktadır.
Ancak ve ne var ki, Kant ve Hegel dahil çoğu filozofun olduğu gibi, Althusser’in de Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi’nde gördükleri ‘cevher’, ...
Read more : EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ (2) | Görüntüleme : 281 | Yanıtlar : 0


EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ
Tanrı Avarel Nebati’den razı olsun diyerek başlamak istiyorum.
Çünkü, ne olduğunu bilmeden dillendirdiği ‘epistemolojik kopuş’ terimi dolayısıyla Türkiye’nin bütün ‘okur yazar’larının sözlüklere, ansiklopedilere koşup ‘o da ne demek?’ diye araştırmaya başlamalarına neden oldu.
Çünkü onlar da bilmiyorlardı.
Ve hâlâ bilmediklerini bile bilmediklerinden eminim.
Çünkü okulların hiçbir basamağında olduğu gibi üniversitelerde bile ‘felsefe’ öğretilmemektedir.
Öğretildiği sanılan felsefe ise, filizofların söylediklerini papağan gibi ezberletmenin ötesine geçmemektedir.
Felsefe yoksa ‘bilim’ de yoktur diye ‘iri bir laf’ ...
Read more : EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ | Görüntüleme : 273 | Yanıtlar : 0


 

Giriş  •  Kayıt


Sayımlamalar

Toplam 146746 ileti • Toplam 44758 başlık • Toplam 24730 üye

x