CIA'nın Çetecileri (11) / Figen ÖZEN

CIA'nın Çetecileri (11) / Figen ÖZEN

İletigönderen NİLGÜN BAŞTUĞ » Pzt Tem 02, 2012 14:42

CIA'nın Çetecileri (11)

"Amerika ve AKP Hükümeti, birlikte Türk Ordusuna Operasyon Düzenledi." Henri Barkey- CIA İstasyon Şefi...

CIA'nın Çetecileri (10) da, İzzettin Yıldırım'ın Med Zehra Vakfı ilişkilerini bir sonraki bölümde, sizlerle paylaşacaktım. Ancak yakılan cehennem ateşinin üzerinde kaynayan kazan ve çalınan savaş tamtamları, geçmişle bağımızı koparmadan, bu günü irdelemek ihtiyacını ortaya koymuştur.

"Recep Tayyip Erdoğan'la birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri'ni kafesledik" Henri Barkey'in bu söylemi Türkiye'nin hali pür melalinin açık göstergesidir.

Neden Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin Başbakanı bu "kafesleme" ye rıza göstermiştir?

Çünkü Tayyip Erdoğan'ın varlığı bir pamuk ipliği ile ABD'ye bağlıdır. Amerika istediği ve/veya kullanmaktan vazgeçtiği an bu pamuk ipliğini ateşe verecektir.

Yıl 1919'dur. 1. Paylaşım Savaşı'nın bitiminden hemen sonra, savaşın galip büyük başları(!) ülkeleri, özellikle Osmanlı'yı paylaşmak üzere bir araya gelmiştir. Bu paylaşma toplantısının adı "Paris Barış Konferansı"dır. ABD Başkanı Thomas Woodrow Wilson bu konferansa bir cebinde daha sonraları ulus devletlerin başına bela olacak "Wilson Prensipleri", diğer cebinde ise Kürtlerin ve Ermenilerin yüz yıllık rüyasını başlatacak iki harita ile gelmiştir.

Denizden Denize Ermenistan ve Büyük Kürdistan... İngilizlerin ayrılıkçı Kürtlere verdiği sözün üzerine, Amerika'nın bu çıkışı işbirlikçilere elma şekeri örneği uzatılmış ve günümüze dek onları oyalamış ve hattâ oyalamanın ötesinde şımartıp, hadlerini aşmalarına neden olmuştur.

Wilson Prensipleri , bu serinin devamında bir kez daha inceleyeceğimiz şekliyle "İKİZ YASALAR" adıyla yasalaşmış ve ulus devletlerin başına bela olmuştur.

Geçmişten günümüze dek Yahudiler, ABD'yi denetim altında tutarak, tüm dünyaya hükmetme yolunu seçmişlerdir. ABD başkan ve kongre üyeleri Yahudi kökenli Amerikalılar tarafından eğitilerek seçilmiştir. Bu nedenle dizginler hep Yahudilerin elindedir.

Bu nedenle ABD'de Yahudilerin kurduğu ve sonradan güç merkezi haline getirilmiş çok sayıda düşünce kuruluşu vardır. Ancak bu güç merkezlerinin en önemlisi CFR "Council on Foregein Relations- Dış İlişkiler Konseyi"dir.

CFR, dünya üzerindeki var olan, iktidarları değiştirip, küresel çeteler için seçilmiş hizmetkarları iş başına getirmiş v iktidar koltuğuna oturtmuştur.

Dünyadaki en büyük yüz şirketin yönetim kadrosunun %70'i, en büyük yirmi beş şirketin %92'si CFR'nin üyesidir.

CFR, Yahudi kökenli elit Amerikalıların kuruluşudur.

Bill Clinton, George W. Bush, Paul Wolfawitz, Zbigniew Brezezinski, Dick Chaney, Colin Powel, Madeline Albright, Jimy Carter, Henry Kissinger, Richard Perle, Marc Grosman Yahudi kökenli elit Amerikalılardır. Bu isimler dikkatle incelendiğinde, çoğunun ABD siyasetinde önemli mevkilerde görev yaptığı da görülecektir.

CFR, 1921 yılında kurulmuştur. Ancak CFR'nin kuruluşunu ve kuruluş maksadını incelemeden önce, 20. yüzyılın başların Amerika'nın dünya siyasetine bakış açısını irdelememiz gerekmektedir.

Her şeyden önce Wilson ABD'yi, 1. Paylaşım Savaşı'na sokmayacağı sözünü vererek seçimi kazanmış ve başkan seçilmiştir. Zaten Amerika'da var olan bir grup yurtsever, ABD'nin başka ülkelerin içişlerine karışmasını doğru bulmayarak, yayılmacı politikanın etik olmadığını savunmuştur. Bu gruba İsolationist ( İzolasyoncu) denilmektedir.

Diğer taraftan bir çok entelektüel ise ABD'nin küresel patron olması için, özellikle "yayılmacı" siyasetin savunuculuğunu yapmışlardır. Bilhassa Prüten Yahudiler bu yayılmacı politikayı desteklemiştir. İnternationalist (yayılmacı)larla, İsolationst (izolasyoncu)lar arasındaki çatışmayı, Wilson'un 1917 Yılında Kongre'ye ABD'nin savaşa girmesi gerektiğini ifade eden bir mesajla son bulmuş ve zafer yayılmacıların olmuştur. O tarihte emperyalizmle kucaklaşan Amerika, tüm dünya devletlerinin başına bela olmuştur.

İsrail Başbakanı Ariel Shraon 3 Ekim 2001'de " Biz Yahudiler Amerika'yı kontrol ediyoruz. Amerika da bunu biliyor." demiştir.

Amerika'nın bildiğini, Davos'taki şovuyla İsrail'e kafa tuttuğunu zanneden eşbaşkan bilmemekte ve/veya bu gerçeği görmezden gelmektedir.

Çünkü iktidarının elit Yahudi Amerikalıların kuruluşu CFR üyelerinin iki dudağı arasında olduğunu bilmektedir.

30 Mayıs 1919'da Paris Barış Konferansı'na katılan delegeler, Hotel Majestic'te bir araya gelerek, uluslar arası ilişkilerde etkin olabilecek bir örgüt kurmuştur. Adı İntitute of Intenational Affairs (Uluslar Arası İlişkiler Enstitüsü) olan bu örgüt, amaçlarının uluslar arası ilişkilerde, hükümetlerine tavsiyelerde bulunmak olduğunu ifade etmiştir.

5 Haziran 1919'da yapılan ikinci toplantıda ise tek bir organizasyon olarak başarılı olamayacağı düşüncesiyle, birbirleriyle yardımlaşan kuruluşlar olarak örgütlenmesine karar verilmiştir.

Newyork'ta 1921 yılında CFR " Council on Foregein Relations- Dış İlişkiler Konseyi" Londra'da ise "Royal İnstitute of International Affairs" RIIA kurulmuştur.

Her ikisinin de görevi aynıdır. 20. Yüzyılı'ın başında iyice şekillenen küresel yayılmacılığın at uşaklığını yapmak...

RIIA aynı zamanda "Chatnam Office/House" olarak da adlandırılmaktadır.

O zaman, Gül'ün "Majesteleri'nin Şövalyesi" olma sırrı , İngiliz CFR'si Chatnam House'nın (RIIA) duvarlarında saklıdır.

CFR'nin en önemli görevlerinden biri de uygun zaman ve zemini hazırlayarak bir "Parlatılmış Çocuk"u iktidara taşımaktır. Alimünyum soba boyası ile yaldızlanan bu kişi, mutlaka oturduğu koltuk uğruna ülkesinin dönüştürülmesine rıza gösterecek, küresel çetelerin yeni dünya düzeni haritasına boyun eğecektir.

Zaman ve zemin?..

Bülent Ecevit başkanlığında DSP, ANAP ve MHP koalisyonu iktidardadır. Bu sırada NED boş durmamakta, seminerler ve toplantılar düzenlemektedir. Böylelikle henüz adı tam konmamış "Yeni Dünya Düzeni"nin savunucularını programlamaktadır.

"Resmi İdeolojinin (CUMHURİYET) Temel Kaynakları Çökmeli" (!)

Çökme operasyonu Atatürk'ün "Devletçilik" ilkesi üzerinden oynanan oyunlarla hızla devam etmektedir.

Sihirli anahtarın adı daha çok liberalizm ve daha çok özelleştirmedir.

Çankaya'da fırlatılan Anayasa kitapçığı, ağır ekonomik kriz, eşi Rahşan Ecevit'in kaprislerine boyun eğen Başbakan Ecevit...

Türkiye ekonomisi ABD'ye muhtaçtır. ABD'den Dünya Bankası memuru Kemal Derviş ithal edilerek, üstelik CIA'nın çetecilerinin sadık adamı adeta tek başına hükümet yetkisiyle bakanlık koltuğuna oturtulacaktır.

Kemal Derviş kendisine verilen görevi layıkıyla yapacak, DSP'yi ikiye bölecek, halkı kemer sıkma politikası ile şaşkına çevirecek, CHP'nin içine sızacak, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin nedendir bilinmez, "erken seçim" dayatmalarıyla seçime gidilecektir.

Diğer taraftan da CFR'nin isim babalığını yaptığı bir parti kuruluş aşamasını geride bırakmış ve tüm Türkiye'de hızla teşkilatlanmıştır.

Zaman ve zemin!.. Hazırdır...

12 Mayıs 2001- İstanbul Princess Hotel...

"Siz gençler, Ankara'yı tamamen unutun.Bu sistem iflas etti."

ARI Hareketi Derneği Bşk.nı Kemal Köprülü yaptığı konuşmada sistemin (cumhuriyet) iflas ettiğini vurgulayacak ve gençleri meydanlarda yürümeye teşvik edecektir.

Ancak sistemin koruyucusu olan bir güç halen ayaktadır ve direnmektedir. Türk ordusu...

Türk ordusuna, Amerika ile ile işbirliği yaparak operasyon düzenleyecek bir siyasetçiye ihtiyaç vardır.

Üstelik o siyasetçi 1993'te Mehmet Metiner'e yazdırdığı "Kürt Raporun"unda, "Cumhuriyet rejimi sorgulanmalıdır." demelidir. Aranan virüslü kan bulunmuştur.

Ayla Bakkallı- Lobi- Şirket- Newyork'tan gelen mektup- CFR memorandumu ve AKP

Henri Barkey- "Felaket ile Flört"

Recep Tayyip Erdoğan "Statükonun devam etmesi demek daha fazla şehit demektir, daha fazla kan ve daha fazla yüreği parçalanmış anne demektir."

"Cumhuriyet'in savunulacak tarafı kalmamıştır." ve "Bu rejim sorgulanmalıdır" diyenler aynı gaflet ve delalet terazisinde tartılmaktadır.

Ancak Türk milletinin azim ve kararı Türk ordusuna örülmek istenen kafesi kıracak ve "Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır."

Devam edeceğiz...

Figen ÖZEN, 28 Haziran 2012
Ben yaşayabilmek için, kesin olarak bağımsız bir ulusun evladı kalmalıyım. Bu yüzden ulusal bağımsızlık bence bir hayat sorunudur.
Ya istiklal, ya ölüm!
Kullanıcı küçük betizi
NİLGÜN BAŞTUĞ
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 694
Kayıt: Çrş Eki 26, 2011 12:44

Şu dizine dön: Figen ÖZEN

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x