Kafkaslarda üstünlük arayışları hız kesmiyor…

Hazar Denizi çevresindeki ülkelerin bulunduğu bölge.
Azerbaycan, Türkmenistan, İran, Rusya...

Kafkaslarda üstünlük arayışları hız kesmiyor…

İletigönderen Türk-Kan » Çrş Ara 03, 2008 2:50

Cumhuriyet / Strateji


Kafkaslarda üstünlük arayışları hız kesmiyor…

Kazananı olmayan savaş

Cavid VELİEV

TUSAM Kafkasya ve Yakındoğu Masası

cveliev@tusam.net


Kafkasya’nın 11 Eylül’ü olarak nitelendirilen Rus-Gürcü Savaşı’nda sonra bölgedeki jeopolitik mücadelede yeni bir dönem başladı. Bu jeopolitik mücadeleyi iki alt başlıkta toparlayabiliriz. Rusya, Türkiye, Azerbaycan, İran, Gürcistan ve Ermenistan arasında yaşanan iç jeopolitik mücadele ve dış jeopolitik mücadele. Ayrıca Kafkasya’daki jeopolitik mücadelenin biri ayrılıkçı bölgeler diğeri ise enerji kaynakları ve hatları olmak üzere iki önemli karakteristik unsuru vardır. Bu iki unsurun ikisinde de öne geçen taraf bölgedeki jeopolitik mücadeleyi kazanır. Bu anlamda Rus-Gürcü Savaşı’nda sonra bölgede yeniden ön plana çıkan ayrılıkçı bölge statüsündeki Dağlık Karabağ meselesi ve enerji projelerinin (Nabucco, Trans-Hazar ve Odessa-Brody) sonucunda bölgedeki jeopolitik mücadelenin galip ve mağlupları belli olacak. Ağustos savaşında Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığını tanıyan Rusya’nın, 2 Kasım 2008’de Dağlık Karabağ konusunda Azerbaycan-Ermenistan arasında bir bildirge imzalattırması ayrılıkçı bölgeler konusunda Moskova’nın tartışmasız bir diplomatik başarısıydı. Böylece Rusya Kafkasya’da devam eden jeopolitik mücadelede uzun yıllardan sonra ilk defa Batı önünde 1-0 öne geçti.

Diğer taraftan Rusya’nın Gürcistan’a müdahalesi Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye odaklı enerji ve taşımacılık projelerinin geleceğini de tehlikeye atmış ve hatta petrol taşımacılığı açısından Batum ve Poti limanları çalışamaz duruma gelmişti. Rusya’nın BTC’yi hedef aldığı iddialarının gündemden düşmediği bir ortamda Azerbaycan’ın Rusya güzergahlı Bakü-Novorossisk’te petrol miktarını artırma planları ve İran’la swap anlaşmasına yanaşması Gürcistan’ın istikrarlı ve güvenli bir enerji güzergahı olduğu düşüncesini tartışmaya açmıştı. Hatta Rusya’yı devre dışı bırakacak söz konusu projeleri engellemek için birtakım diplomatik baskılar söz konusu olmuştu. Moskova’nın Azerbaycan gazını Avrupa piyasasından satın almak için yaptığı teklif ve Orta Asya enerji kaynaklarının Nabucco’ya katılmasını engellemek için daha önce taraflarla imzaladığı anlaşma, Rusya’yı saf dışı bırakacak enerji projeleri açısından bir tehlike idi. Fakat Orta Asya ülkelerinin ve Azerbaycan’ın Nabucco’ya yönelik halen destek mesajları vermesi Rusya’nın başarısını gölgeleyecek nitelikteydi.

4. ENERJİ ZİRVESİ

Enerjinin bölgesel mücadele açısından ne kadar önem taşıdığını gösteren diğer bir gelişme de 14-15 Kasım’da Bakü’de yaşandı. Krakov, Vilnus ve Kiev zirvelerinin devamı olan IV. Bakü Zirvesi en kritik dönemde, en kritik yerde ve en kritik konuyu görüşmek üzere toplanmıştı. Bakü zirvesi önceki üç zirveden farklı olarak sadece Odessa-Brody hattını değil Nabucco’nun da görüşüldüğü bir zirve oldu. Hem enerji üreticisi hem de transit ülke olması özelliği nedeniyle Rusya ve İran’ın ortasındaki Azerbaycan’da yapılması da zirvenin en kritik noktasıydı. Zirve katılımcısı ülkeler için Azerbaycan’ın desteğini almak önemliyken Azerbaycan, otomatik olarak Rusya ve İran’ın baskısını hissediyordu. Bakü’de Rusya ve İran’ı devre dışı bırakacak projelere destek verecek bir sonuç çıkması Güney Kafkasya’yı ve Hazar havzası enerji kaynaklarını kaybetmek istemeyen Rusya’ya ikinci defa kafa tutmaktı. Bunun ilki BTC’de yaşanmıştı. Hem Medvedev’in Bakü ziyaretinde hem de Aliyev’in Moskova ziyaretinde basına yansıyan haberlere göre, Rusya Karabağ’a karşılık Azerbaycan’ın Rusya’ya alternatif projelere destek vermemesini istiyordu. Bu zirve Karabağ meselesinde Rusya ve Azerbaycan arasında sıkı pazarlıkların devam ettiği bir dönemde yaşanması ise Azerbaycan açısından hem risk hem fırsat yaratıyordu.

Zirvenin Bakü’de yapılacağı çok önceden belirlenmesine rağmen Ağustos Savaşı’ndan sonra Rusya’ya rağmen bu zirvenin yapılıp yapılmayacağı tartışma konusu oldu. Zirve Bakü’de yapıldı ama Azerbaycan’ın hazırladığı sonuç bildirisi genel ifadeler içerdiği için katılımcılar arasında tartışma çıktı. Romanya ve Bulgaristan temsilcileri sonuç bildirisine Nabucco’nun desteklendiğini ifade eden maddenin dahil edilmesini istiyordu. Bunu Türkmenistan’la birlikte sonuç bildirinse imza atmayan Kazakistan da destekledi. Uzun tartışmalardan sonra sonuç bildirisi değiştirilerek Nabucco’ya destek ifadeleri dahil edildi. Bu şekilde Azerbaycan Rusya’yı memnun etmeyecek bir bildirinin sorumluluğunu üstünden atmış oldu.

HAZAR GEÇİŞLİ TAŞIMACILIK

Zirvenin gündeminde sadece sonuç bildirisi değil bölgesel jeopolitik mücadeleyi etkileyecek ikili anlaşmalar da vardı. 14 Kasım’da Kazakistan Devlet Petrol ve Doğalgaz Şirketi (KazMunayGaz) ile Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) arasında Trans-Hazar Petrol Taşımacılık Sistemi’nin kurulmasına dair anlaşma imzalandı. Tanker filolarından ve kayıklardan oluşan sistem Kazakistan’ın Aktau limanıyla Bakü arasında petrol taşımacılığını yürütecektir. Trans-Hazar Petrol taşımacılık sisteminin kurulması için Azerbaycan ve Kazakistan 3 milyar dolarlık bir sermaye yatıracak ve ilk hesaplamalara göre sistem 2013 yılında çalışmaya başlayacak. İlk adıma Trans-Hazar Sistemi günlük 500 bin varil daha sonra ise 1,2 milyon varil petrol taşıma kapasitesine ulaşacaktır. Petrolün bir kısmı BTC’ye aktarılacaktır. 16 Haziran 2006’de İlham Aliyev’in Kazakistan ziyareti sırasında Kazakistan’ın BTC’ye petrol vermesi için taraflar arasında anlaşma imzalanmış ve Kazakistan Ekim 2008’in sonu itibariyle BTC’ye petrol vermeye başlamıştı.

Trans-Hazar sistemiyle taşınacak petrolün geri kalanı ise tankerlerle Gürcistan limanları üzerinden Odessa-Brody’ye taşınacaktır. Böylece Kazakistan da zamanla Batı destekli projelere destek vermiş olacaktır. Petrol Taşımacılık sistemi çevresel nedenlerden dolayı Trans-Hazar Boru hattına karşı çıkan İran ve Rusya’ya karşı başarılı bir taktiktir. Bu şekilde Kazakistan’ın BTC’ye katılması karşısındaki Rusya ve İran’ın vetosu aşılmış oluyor. Kazakistan’ın BTC’ye katılması ve petrol ihracatında Rusya’ya bağımlılıktan kurtulması dış politika stratejisini etkileyecek ve Azerbaycan-Kazakistan arasında işbirliğini daha da geliştirecektir.

BÖLGESEL JEOPOLİTİK KAYMALAR

Zirvede enerji içerikli fakat aynı zamanda siyasi anlam da taşıyan başka bir anlaşma da Azerbaycan-Gürcistan arasında imzalandı. Rusya ve İran Azerbaycan gazını daha yüksek fiyattan satın almayı teklif etse de Azerbaycan, Gürcistan’la daha düşük fiyattan beş yıllık yani uzun dönemli sabit fiyattan doğalgaz anlaşması imzaladı. Bu anlaşmaya göre beş yıl içinde Azerbaycan Gürcistan’a sattığı doğalgazın fiyatını değiştirmeyecek ve buna karşılık SOCAR Gürcistan içinde doğalgaz dağıtımı yapacak. Böylece Gazprom’un Avrupa’da yapmak istediğini SOCAR Gürcistan’da yaptı. Türkiye ve Gürcistan’da enerji şirketleri satın alan, petrol rafinerileri ve terminalleri kuran SOCAR üzerinden Azerbaycan bir enerji oyuncusuna dönüşme yolunda hızla ilerlemektedir.

Bu anlaşma hem fiyatın sabitlenmesi hem de uzun dönemli olması açısından Gürcistan açısından önemlidir. Siyasi olarak ise bu anlaşma Gürcistan’ı Kafkasya’da izole etmek isteyen Rusya’ya ve baskılarına karşı ciddi anlamda bir direniştir. Rus-Gürcü Savaşı’ndan sonra Rusya, Azerbaycan ve Kazakistan’a baskı yaparak Gürcistan’a destek vermemelerini istemişti ve bunun sonucu olarak Kazakistan Gürcistan’daki bazı yatırımlarını askıya almıştı. Fakat Azerbaycan farklı olarak, dış dünyayla bağlantısı açısından çok önemli olan Gürcistan’a desteğini sürdürdü. 2005 yılında da Rusya baskılarına karşı Türkiye ve Azerbaycan’ın Gürcistan’a doğalgaz desteği vermesine rağmen Gürcistan bu iki ülkeye karşı aynı hassasiyeti göstermemektedir.

Rusya-Gürcistan Savaşı’nın beklenmedik sonuçlarından biri de bölgesel jeopolitik kaymalardır. Bu bağlamda Türkiye ve Azerbaycan Rusya ile yakınlaşırken Gürcistan Ermenistan’la yakınlaşmaya başladı. Bu savaştan sonra iki ülke arasında ziyaretler sıklaştı ve Eylül ayında Sarkisyan’ın Gürcistan ziyareti sırasında Saakaşvili Sarkisyan’ı Gürcistan Devlet Şeref Madalyası ile ödüllendirdi. Gürcistan’ın bu davranışı Azerbaycan’da rahatsızlıkla karşılandı. Gürcistan-Azerbaycan arasında doğalgaz anlaşması imzalandığı sırada Ermenistan Savunma Bakanı Seyran Ohanyan Gürcistan’ı ziyaret ediyordu. Bu ziyaretin soncunda iki ülkenin savunma bakanının yaptığı basın açıklamasına göre taraflar askeri ve askeri-teknolojik alanda işbirliğini devam ettirmek için bir anlaşma üzerinde çalışmaktadırlar. Diğer taraftan Azerbaycan basının haberlerine göre Gürcistan’daki tank fabrikalarında Ermenistan tanklarının onarımı için anlaşmaya varıldı. Bu haberler Azerbaycan’da üst düzeyde de rahatsızlıkla karşılandı ve Azerbaycan’ın Gürcistan-Ermenistan askeri işbirliğinden rahatsızlığını ifade etmek için Dışişleri bakanlığı bir açıklama yaptı. Zirve sırasında Gürcü ve Azerbaycanlı uzmanlar arasında yapılan video toplantısında tarafların Ermenistan’ın bölgesel işbirliğine katılması konusunda farklı düşüncede oldukları ortaya çıktı.

KAZANAN BELLİ DEĞİL

Savaştan hemen sonra Azerbaycan’ın Rusya güzergahlı Bakü-Novorossisk boru hattındaki petrol miktarını artıracağını açıklaması, ardından Azerbaycan-Rusya arasında yapılan doğalgaz görüşmeleri ve Kazakistan’ın Gürcistan’daki yatırımlarını rafa kaldırması enerji alanında da Rusya’nın başarı kazandığı izlenimi vermeye başladı. Fakat ABD ve AB’li yetkililerin sıklaşan ziyaretleri, Ekim ayında Kazakistan’ın resmen BTC’ye katılması, Bakü enerji zirvesi ve zirvede Azerbaycan-Kazakistan ve Azerbaycan-Gürcistan anlaşmaları Rusya’nın enerji alanında ipleri eline alamadığını göstermektedir. Ayrıca 2007 yılında Rusya-Türkmenistan-Kazakistan arasında imzalanan anlaşma Nabucco ve Trans-Hazar’a bir darbe olarak değerlendiriliyordu fakat o anlaşmaların uygulanırlığı da sorgulanmaktadır. Öte yandan Türkmenistan ve Kazakistan Rusya dışındaki hatları besleyebilecek enerji kaynağına sahip olduklarını açıklaması da Nabucco’nun şansının devam ettiğini göstermektedir. Buna bir de Özbekistan’ın katılarak alternatif güzergahlar arayışında olduğunu açıklaması Özbekistan’a da Trans-Hazar yolunu açmaktadır. Kısaca bölgede ayrılıkçı bölgeler konusunda öne geçen Rusya, enerji alanında mücadeleyi henüz tamamen kazanmış değil.

Bakü zirvesinin gerçekleşmesi ve tarafların anlaşmalar imzalanması bu alanda Rusya’yı devre dışı bırakacak projelerin zafer kazandığı anlamına da gelmiyor. Bunun için tarafların projeleri çalışır vaziyete getirmesi gerekiyor. Bu projeler çalışır vaziyete gelene kadar Rusya’nın bu alandaki mücadelesi devam edecektir. Hatta projeler çalıştıktan sonra da bu devam edebilir. Kısaca ne Dağlık Karabağ meselesinin çözümlenmesi ne de enerji hatları konusunda Batı ile Rusya arasında devam eden jeopolitik mücadelede kazanan taraf henüz belli değil.


Cavid VELİEV, 1 Aralık 2008 - cveliev@tusam.net


Cumhuriyet / Strateji




Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Şu dizine dön: Hazar Bölgesi

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

cron

x