1 MAYIS NEDİR NE DEGİLDİR?

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

1 MAYIS NEDİR NE DEGİLDİR?

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Prş May 02, 2024 12:41

1 MAYIS NEDİR NE DEǦİLDİR?
Bir ‘1 Mayıs’ daha gelip geçti.
Bayram mıydı, şenlik mi; ‘işçi bayramı’ mıydı yoksa ‘bahar bayramı’ mı ?
İster istemez, önce Google’a bakılacak ardından çeşitli ülkelerdeki gelişmeler üzerine ‘bilen biri’ne yani ‘danışman’lara sorulacaktı.
Google’da 1 Mayıs’ı kutlayanlar için, “işçi sınıfı”, “sosyalistler”, “komünistler”, “anarşistler” ve “sol gruplar” diye yazıyor.
Buna karşın Türkiye’deki adı “emek ve dayanışma günü” imiş.
Bir de, ‘Fenomen Memduh Bayraktaoğlu’na soralım dedik.
Değil mi ki, Memduh bey Bayraktaroğlu, Karar Gazetesi, Sözcü televizyonu, kendi youtube kanalı dışında diğer youtube kanallarının ‘onur konuğu’, yani sözde ‘sosyal medya’nın benim deyimimle ‘fenomen’idirler.
‘Devlet büyüklerimiz’in dara düştükçe telefon açıp akıl danıştıkları ‘müzmin danışman’, 1 Mayıs için önce ‘komünistler’in bir kutlama günü olarak kendi ‘tanım’ını koyduktan sonra, ‘bahar bayramı’ olarak kutlanmasında bir ‘sakınca’ görmediğini söyledi.
Aynı yerde, işçilerin ‘sendikalaşma’ları gereğine değinip, Türkiş gibi sendikaları da ‘sarı sendika’ olarak nitelendirdi.
Çok ‘önemli bir şahsiyet’ olduğu için değil ama, Türkiye’de sözde düşünce önderi ‘tip’lemesine örnek olduğu için anmadan geçmiyorum.
Bu ‘tip’ler ve özellikle ‘ekonomi’ öğrenimi görenler, ekonominin ‘emek’ ve ‘sermaye’ gibi iki ayağı olduğunu söylerler. Doğal kaynaklar gibi üçüncü bir ayağı ise her kezinde anmanın gereği yoktur kuşkusuz.
Emek deniyorsa ilk akla gelen ‘işçiler’ olmaktadır ama ‘sermaye’ denildiğinde gözümüzün önüne ‘altın’, ‘gümüş’, ‘Tl’, döviz, Dolar’dan başka ne gelir diye sorulduğunda Koç, Sabancı, Eczacıbaşı veya bu gruptan her hangi biri sayılabilir.
Ancak bu sonuncular, her şeyden önce ‘insan’ değil midirler?
Ve ‘sermaye’lerini koruyup artırmak için, belki de işçilerden fazla ‘emek’ harcamakta değil midirler?
Hal böyleyse, neden Türkiye’de ‘emek ve dayanışma günü’ olan 1 Mayıs kutlamalarına katılmamaktadırlar?
Çünkü bunlar, ‘insan’ olmadan önce ‘sermayedar’ olup, doğaya, doğal kaynaklara ve kendilerinden olmayan diğer insanlara yani ‘işçiler’e ‘insanca’ değil ama sermayedarca bakmak zorundadırlar.
Yine de, Memduh bey Bayraktaroğlu gibi, yeri geldiğinde ‘liberal, sosyalist, demokrat’ gibi birbirlerinin zıddı olan terimleri bir arada ya da ayrı ayrı kullanmaktan çekinmezler.
Ki bizim ‘müzmin danışman’ımız, bu formülü kendisinin keşfettiğini ve böylece düşünce tarihine kendi adıyla geçeceğini sanmaktadır.
Oysa bu üç ‘terim’in ayrı ayrı onlarca değişik ‘felsefesi’, ‘politik anlayışı’, ‘ekonomik programı’ vardır ve Memduh Bey Bayraktaroğlu bunların hiçbirini tam anlamıyla ‘bil-me-mek-te-dir’.
Dünyanın, 27 yaşında ‘genel müdür’ olduğu ‘musluk acentası’nın yönetildiği gibi yönetilebileceğini; bütün ülkelerin de ABD gibi politik olarak ‘Başkanlık’, ekonomik olarak ‘serbest piyasa’ ve felsefî olarak ‘liberal’ anlayışla yönetilmesinin ‘ideal’ olduğuna inanmıştır.
Ancak ‘inanç’ başka ‘bilme/tanıma’ başka şeylerdir ayırdında değil.
‘Siyasi tarih’ diye, kimi devlet adamlarının ‘anektod’larını saymakta üzerine yok.
Ki bu ‘anektod’ları da ya Trakyalı Hüsmen ya da Karadenizli Temel’inkiyle bir saymaktan çekinmemektedir.
Bu ‘tip’ler ne kadar hoş görülü ne kadar kibar, ne kadar saygılı görünürlerse görünsünler, özde, evrende ‘doğal ve ebedî bir düzen’in olduğunu ve toplumların da ‘iyi ahlâklı (!)’ yöneticiler tarafından yönetilmesi gerektiği masalını anlatırlar.
Zaten okusalar anlayamayacakları bir Adam Smith hayranıdırlar.
Peki ama bütün bu anlatılanların 1 Mayıs’la ilgisi ne diye sorulacak olursa; bu ‘tip’lerin, zındık müslümanlar, faşist milliyetçiler veya herhangi bir ‘sapık’ aymazlıkla aynı yerde görünmemek için, 1 Mayıs şenliklerine ‘komünist/anarşist’ damgasını vurduktan sonra, ‘liberal/demokrat ayak’larıyla sözde hoşgörülü davranıyor görünmelerindeki samimiyetsizlikleridir diyeceğim.
Örneğin ‘işçiler’in sendikalaşma yoluyla dayanışmalarını önerseler de, bu dayanışmanın kısmî grevler dışında asla ve kata ‘düzenin geneli’ne yönelik olmamasını isterler.
Sonra, ‘sendika’ gibi bir hakkın sadece ‘işçiler’e ait olduğunu, örneğin ‘memur’lerın, ‘savcı ve yargıç’ların, polislerin, meslek gruplarının sendikalaşması akıllarına gelmez.
Oysa, benzetmek gibi olmasın ama, örneğin ‘liberal/demokrat/sosyalist’ eğilimler taşıyan İsveç, Norveç ve Danimarka gibi ülkelerde toplumun yarıdan fazlası ‘sendika’lıdır.
İşte 1 Mayıslar, sendika ve kooperatif gibi ‘toplumsal örgütlenme’ modellerini uygulamayı yaygınlaştırmak ve böylece ‘ulusal uyum’u sağlama çabalarının şenlikleridir.
Kısası, 1 Mayıs’lara, kibarlık olsun diye önce ‘işçiler’e atfedilip ardından ‘sosyalist/komünist/anarşist’ gibi ‘sol gruplar’ damgasını vurmak, sağcılığın daniskası, dinciliğin feriştahı, faşistliğin değişmez karakteri ve ‘demokrat aptallık’tan başka bir şey değildir.
O arada, ‘solculuk’un 1 Mayıs’larla sınırlı olmayıp, her günün ‘şenlik’ ve her günün ‘direniş’ olduğu da unutulmamalıdır.
Ta ki, ulusun tümüyle, ‘işçi’ ya da ‘emekçi’ olduğu anlaşılabilsin!
Eğer o gün ‘Mülk Allah’ındır’ denilecek olsa bile, sorun çıkmayacaktır.
Ama eğer, bu vatan her şeyiyle ‘hepimizin’ denilebilse, kötü mü olur?
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 1550
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Tartışma ve Fikir Meydanı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x