6 yaşında bebek, 29 yaşında bir sapıkla evleniyor, godoş anne babası ve beyinsiz gruh buna susuyor..

Genel & Güncel Konular

6 yaşında bebek, 29 yaşında bir sapıkla evleniyor, godoş anne babası ve beyinsiz gruh buna susuyor..

İletigönderen İlteriş Kağan » Cum Ara 09, 2022 3:52

İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı'nın kurucusu Yunus Ziya Gümüşel'in 6 yaşındaki kızını evlendirmesi kamuoyunda büyük tepki çekti. Skandal istismarla ilgili iddianame düzenlendi. Davanın ilk duruşması 22 Mayıs'ta görülecek.
Resim
Hiranur Vakfı'nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in kızı H.K.G.'yi henüz 6 yaşındayken imam nikahıyla evlendirmesi büyük tepki çekti. Çocuğun cinsel istismara uğradığının ortaya çıkması kamuoyunda infial yarattı. Bugün 24 yaşında olan H.K.G. ailesinden şikayetçi oldu.

Gazeteci İpek Özbey sosyal medya hesabı Twitter'dan skandal istismarla ilgili yeni bir gelişmeyi paylaştı. ‘Zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı' ve ‘cinsel saldırı' suçlarından iddianame düzenlendiğini belirten Özbey, ilk duruşmanın 22 Mayıs 2023'te yapılacağını belirtti.

Özbey'in açıklamaları şöyle;
"İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı'nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in kızı H.K.G.'nin 6 yaşında evlendirilmesi ve cinsel istismara uğramasına ilişkin ‘zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı' ve ‘cinsel saldırı' suçlarından iddianame düzenlendi. İlk duruşma 22 Mayıs'ta."

OLAYIN GEÇMİŞİ
Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G. babasının kendisini 6 yaşında imam nikahıyla ‘evlendirdiğini’, çocukluğunda her gün cinsel istismara uğradığını söyleyerek şikayetçi olmuştu.
İddiaların odağındaki isim Yusuf Ziya Gümüşel çıkan haberlere ilişkin yaptığı açıklamada söz konusu haberin "İslami değer ve yargılara sahip insanları tahkir etmeye yönelik tezgahlanmış bir projenin ürünü" olduğu belirtmiş, H.K.G.'nin 'psikolojik sıkıntılar' yaşadığını iddia etmişti.
YouTube’da açılan bir hesapta H.K.G.'nin ağabeyi ve kız kardeşleri, istismar yaşanmadığını, kız kardeşlerinin altı yaşında ‘evlendirilmediğini’, H.K.G.’nin ‘nikah fotoğraflarının’ bir etkinlikte çekildiğini iddia etmişti.
Skandal olayla ilgili Diyanet günler sonra yaptığı açıklamasında "İslam’a göre, bireylerin hem fiziksel hem de ruhsal olgunluğa erişmeden, aile kurmanın anlam ve sorumluluğunu idrak edecek rüşt yaşına gelmeden evlendirilmeleri söz konusu olamaz" demişti.
Aklı Başında Bir Toplum Her 5 Yılda bir Meclisi Ve Yönetimi yenileyen Toplumlardır.
Bir hamalın yükü geçicidir; fakat sahtekâr bir politikacının yükü kalıcıdır çünkü onun dolandırıcılıklarının muazzam yükünü her daim akılsız toplumlar taşımaktadır.
Üçkâğıtçı politikacılar tarafından sürekli olarak kandırılan, tekrar tekrar aldatılan bir millet için hangi sıfat kullanılabilir? Şaşkın? Çok hafif! Ahmak? Yeterli değil! Beyinsiz? Evet, işte tam da sıfat budur! Aptal kalabalıklar, sahtekâr politikacıların en büyük servetidir!
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş Kağan
Üye
Üye
 
İletiler: 1798
Kayıt: Cmt Şub 08, 2020 18:53

Lağım çukuru bunlardan daha temiz!

İletigönderen İlteriş Kağan » Cum Ara 09, 2022 4:02

İsmailağa Cemaati liderlerinden Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı, babasının kendisini 6 yaşındayken imam nikahıyla 'evlendirdiğini' ve çocukluğu boyunca tecavüze uğradığını anlatarak şikayetçi oldu. 29 yaşındaki mürit cinsel istismarı ona oyun gibi göstermiş.

Yusuf Ziya Gümüşel, Nakşibendiliğin Halidiye koluna bağlı İsmailağa Cemaati’nin liderlerinden. Müritlerinin yaydığı rivayete göre; İsmailağa Tarikatı’nın bu yıl ölen kurucusu Mahmut Ustaosmanoğlu, onun için “Hoca fabrikam” diyormuş. 1989’dan itibaren tarikatın merkezi Fatih Çarşamba’da vaazlar veren Yusuf Ziya Gümüşel daha sonra tarikatı yaymak için İstanbul Çengelköy’de görevlendirildi. 2006’da Hiranur Vakfı’nı kuran Yusuf Ziya Gümüşel, İstanbul Sancaktepe’de dev bir külliye inşa ettirdi. Büyük kısmı kaçak olan yapıyı AKP’li Sancaktepe Belediyesi bu yıl imar değişikliğiyle yasal hale getirdi. Şimdi bu binada cübbeli ve sarıklı yüzlerce küçük çocuğa kuran kursu, hafızlık eğitimi veriliyor. Vakıf, her yıl milyonlarca lira bağış topluyor ve başka kentlerde dernekler açıyor. Müritler, Yusuf Ziya Gümüşel’e ‘Hocaefendi’, ‘Efendimiz’ diye hitap ediyor. Cübbeli Ahmet ve bazı siyasilerin ona övgüleri ve ziyaretleri bitmiyor.

Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G. 1998’de İstanbul Fatih’te doğdu. Kadınların çarşaflı, erkeklerin uzun sakallı, cübbeli ve sarıklı olduğu tarikat dünyasında minik bir kız çocuğuydu. Tarikatın şeyhi Mahmut Ustaosmanoğlu, onun kaderini çizmişti. Kız çocukları okuyamazdı, saçları görünmezdi. Onun başı kapatılırken akranı erkek çocuklarının başına beyaz takke konulmuştu.

6 YAŞINDA İMAM NİKAHI VE TECAVÜZ
Babası tarikatı yaymak için İstanbul Çengelköy’deki Hz. Hamza Cami Medresesi’ne gönderildi. Çengelköy’de müritlerin oturduğu bir apartmanda yaşıyorlardı. Karşı dairede tarikat mensuplarından Kadir İstekli vardı ve 29 yaşındaydı.

Henüz 6 yaşındayken H.K.G’ye gelinliğe benzeyen beyaz bir kıyafet giydirdiler, Kadir’i gösterip “O artık senin kocan” dediler. Kadir onu bir fotoğraf stüdyosuna götürdü. Birlikte fotoğraf makinesine bakarken küçük kız evcilik oynadıklarını sanıyordu.

Yıllar sonra ifadesinde H.K.G. imam nikahı kıyıldıktan bir gün sonra yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Kadir, vücudumu okşadı, ayaklarıma sürtünüp daha sonra ayaklarıma boşaldı. Ben ağladım. Kadir evlendiğimizi söyledi. Annem, babam nasıl evliyse bizim de evli olduğumuzu anlattı. ‘Sen benim karımsın, ben senin kocanım’ dedi. ‘Evliler böyle oyunlar oynar ama bu oyun kimseye söylenmez. Bak annenle baban kimseye söylemiyor’ dedi. Annem ile babam Kadir’e ‘Damadım’ diyordu.”

‘BABASI TESLİM EDİYORDU’
Bir yıl sonra H.K.G, anne ve babasıyla memleketleri Sakarya Sapanca’ya gitti. Kadir de yanlarındaydı. Sapanca’daki evlerinin ikinci katında Kadir, H.K.G.’ye tecavüz etti. H.K.G. önceleri anne ve babasının yaşadığı kabustan haberinin olmadığını düşündü. Ancak daha sonra Kadir ona babasının onayını aldığını söyleyecekti.

Çengelköy’deki evlerine döndüklerinde tecavüz devam etti. Annesi önce karşı çıkmıştı. Ancak babası Yusuf Ziya Gümüşel, annesinin evde olmadığı günlerde H.K.G.’yi karşı dairedeki Kadir İstekli’ye teslim ediyordu. Çocuk bunun normal olduğu yalanıyla kandırılıyordu. Annesi H.K.G.’nin saçlarını tarayıp Kadir’in yanına gönderiyordu.

2011’de babası, Sancaktepe’de büyük bir külliye kurmaya başlamıştı ve oraya yerleştiler. Küçük çocuğa 13 yaşındayken nişan, 14 yaşına geldiğinde ise düğün yapıldı. Düğünden sonra Kadir ile H.K.G. aynı evde yaşamaya başladı.

Düğünden 4 ay sonra, 17 Ağustos 2012 günü, annesi Fatma Gümüşel hastaneye götürdü. Adetlerinde düzensizlik vardı. Doktor çocuğa istismarı hemen anladı ve polise haber verdi. Savcılık soruşturma başlattı.

Ancak tarikatın gücü karşısında bir çocuk çaresiz, laiklikten koparılmış devlet acziyet içindeydi.

10 YIL ÖNCE SORUŞTURMA NASIL ÖRTÜLDÜ
H.K.G. ifadesinde ona öğretilenleri söyledi. “17 yaşındayım, kendi isteğimle evlendim” dedi. Annesi Fatma Gümüşel de ezberlediği cümleleri tekrarlıyordu. Belli ki tarikat, devlet içindeki bağlantılarıyla olayı kapatmak için hamleler yaptı. Soruşturmada ilk olarak H.K.G.’nin doğum raporunun istenmesi gerekiyordu ama savcılık çok garip biçimde bunu talep etmedi. H.K.G.’yi kemik yaşının tespiti için Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne sevk ettiler. Tarikat orada hazırlıklarını yapmıştı. Küçük çocuk hastaneye götürülürken yanında babasının başkanı olduğu Hiranur Vakfı’nda çalışan Mehmet Emin Marangoz vardı. Kadir de oradaydı. H.K.G.’nin yerine kemik testine 21 yaşındaki bir kadını soktular. Hastaneden ayrılırken H.K.G., Kadir’in, Mehmet Emin Marangoz’a kızdığını duydu. Kadir “Kızın yaşı 18 olsa yeterdi, daha büyük birini niye getirdiniz…” diyordu.

4 ay sonra 10 Aralık 2012’de kemik yaşı raporu çıktı. 17 yaşında olduğunu beyan eden H.K.G.’nin yaşı raporda 21 görünüyordu. Buna karşın akıl almaz şekilde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Acaba bu dosyanın kapatılması için kimler devreye girdi? Kimlerin desteğiyle tarikatın içindeki çocuk tecavüze mahkum bırakıldı? İsmailağa Cemaati’ni sık sık ziyaret eden siyasilerin bunda payı var mıydı?

RADYODA YAŞADIĞI İŞKENCEYİ DUYDU
H.K.G. büyüdükçe yaşadıklarının bir oyun olmadığını anlıyor, 6 yaşından itibaren yaşadığı cinsel istismarın altında eziliyordu. Bir gün radyo programında küçük kız çocuklarının evlendirilmesiyle ilgili konuşmaları duydu. Artık yaşadıklarının bir işkence olduğunu anlıyordu. Evden kaçmaya karar verdi ama babası engelledi.

İfadesinde sonrasını şöyle anlatacaktı:
“Bu olaydan sonra tekrar içime kapandım. İtaat etmeye çalıştım, ailemin sözünden çıkmadım. 17 yaşında hamile kaldım. Çocuk doğduktan sonra huzur buldum. Ancak çocuğumu benden aldılar. Cep telefonundan araştırdığımda 6 yaşında evlendirmenin normal olmadığını anladım.”

H.K.G. 18 yaşına geldiğinde resmi nikah kıyıldı. Geçmişin ağır yükü ruhuna çöküyordu. İstanbul Pendik’te gittiği kadın doktor “Bu adam sana tecavüz etmiş, 6 yaşından itibaren her gün tecavüz etmiş” dedi. Artık sürekli bu sözleri düşünüyordu.

Bu sırada gizlice sosyal medya kullanmaya başladı ve bir kadınla tanıştı. Ona hiç yaşamadığı çocukluğunu anlattı. Bu kadın ona şikayetçi olmasını söylüyordu, “Kadir ile konuşurken telefonunla ses kaydı al” dedi.

Daha sonra iddianameye giren bu ses kaydı bu çağda, bu dünyada, bu ülkede insanlığın utancı olmalı.

Kayıt özetle şöyle:

H.K.G: “Pendik’te gittiğim bir doktor vardı ya, o açık açık konuşmuştu benimle. Belki de haklıydı. ‘Bu adam sana 6 yaşında tecavüz etmiş, 6 yaşından 14 yaşına kadar her gün tecavüz etmiş…”

Kadir İstekli: Tecavüzle ne ilgisi var… Nereye getiriyorsun lafı. Karının konuştuğu da saçmalık.”



Kadir İstekli: “Her doktora gitmeyeceğin işte. Anan da öyle demişti. Yani bu yolda olmayan doktorlar iyi karşılamaz, uygun karşılamaz diye söylemişti zaten.”

H.K.G.: “Onun ilk başta yönlendirdiği doktor vardı. Ben ona söyledim işte böyle böyle.”

Kadir İstekli: “Allah Allah… onların ağzı ile konuşuyorsun. Ya ne tecavüzü ne alakası var.”



H.K.G: Keşke 6 yaşında ilişkiye girmeseydik, kesin mutlu olurduk biz ya değil mi?”

Kadir İstekli: “Yani orası öyle dediğin gibi de…”

H.K.G.: “6 yaşında nikahımız kıyılmayaydı. Keşke babam ilişkiye izin vermeseydi… Yani bu sıkıntıların hiçbiri olmazdı.”

Kadir İstekli: “Var mı yapacak bir şey onu söyle. Dönebiliyoz mu.”

H.K.G.: Ama telafi de olmuyo.

Kadir İstekli: “Yani tam bir hatadır. Gerçekten düşüncesiz, psikoloji. Bilmeden yapılmış olan bir hareket. Yanlış bir şey… Ha şu an ben kendi kız çocuğum olsa 6 yaşında evlendirir miyim. Evlendiririm. Ama o şekil bir şeye müsaade eder miyim. Etmem.”

H.K.G.: “Babam nasıl düşünmedi.”

Kadir İstekli: “Hocaefendi her şeyi dört dörtlük mü düşünüyo. Bırak sende Allah Allah.”

H.K.G: “Yani kızım daha küçük, 6 yaşında. İlişkiyi kaldırabilir mi, kaldıramaz mı, insan bunu bilmez mi… Hadi bir defa, iki defa, sonra gözetlersin. Nasıl desem, kızının durumunu gözetlersin… Yıllarca böyle devam etti. Yani bir değil, iki değil. Her gün sıkıntı yani. Gerçekten çok büyük sıkıntı hocam.”

Kadir İstekli: “Geriye dönülmüyo, dönülmüyo işte.”

H.K.G: “İşte, çünkü küçücüğüm. Anlam veremiyorum nasıl desem. Gerçekten zor, benim için zor yani. Benim açımdan da düşünmelisiniz. Babam da benim açımdan düşünmeli biraz.”

Kadir İstekli: “Daha düne kadar, sen konuşana kadar biz böyle bir sıkıntının olduğunu bilmiyorduk ki ya Allah Allah…”

H.K.G.: “Ama insan nasıl bilmez.”

Kadir İstekli: “Bilmiyo insan işte. Niye psikoloji mi okumuşum ben, okumamışım ki…”

H.K.G.: “Ama psikoloji bilmeye gerek yok ki bunu bilmek için… Küçücüksün daha. Mesela diyelim 6 yaşındayım. İşte nikahımız kıyılıyo. Sonra işte babam diyo ‘Bu damadım işte benim, falan.’ Yani çok normal bir şekilde herkes hayatına devam ediyo. Nasıl desem. Evde sürekli onun konusu var. Yani yetişkin bir kız gibi muamele ediliyo bana.”

Kadir İstekli: “Ben seni öyle görmemiştim. Öyle gittim işte. Ufaklığın öyle geçti dediğin gibi. Ne bileyim ya…”

H.K.G.: “Annem saçlarımı tarar senin yanına gönderirdi beni.”
H.K.G. bu konuşmayı kaydettikten sonra çilesi devam etti. Kadir ile cinsel ilişkiye girmek istemiyor ve sürekli tecavüze uğruyordu. Tam 2 yıl önce, 30 Kasım 2020’de vücudunda morluklarla İstanbul Anadolu Savcılığı’na gitti ve şikayetçi oldu. Kaydettiği konuşmanın yanı sıra fotoğraflar sundu savcılığa. Bir fotoğrafta 6 yaşındaydı, üzerinde gelinlik vardı. Yanında 29 yaşındaki Kadir duruyordu. 13 yaşında nişanda ve çocukluğu boyunca Kadir ile çekilen fotoğrafları da dosyaya ekledi.

Kadir İstekli, Yusuf Ziya Gümüşel ve Fatma Gümüşel, ifadelerinde H.K.G.’nin 16 yaşında nişanlandığını ve 17 yaşında evlendiğini savundular. 6 yaşında evlendirilmediğini ve tecavüze uğramadığını öne sürdüler. Kadir İstekli konuşma kaydı için “Sık sık 6 yaşında evlendiğimizi ve tecavüze uğradığını söylüyordu. Kavga büyümesin diye onu onaylıyordum” dedi. H.K.G.’nin şikayetçi olduğu sırada vücudunda olan morlukların düşmesi nedeniyle olduğunu iddia etti.

DOĞUM KAYDI KANITLADI
Bu kez savcılık H.K.G.’nin doğum kaydını Sapanca Nüfus Müdürlüğü’nden istedi. 1998 doğumluydu, üstelik İstanbul’daki Fatih Özel Hastanesi’nde dünyaya gelmişti. Yani H.K.G.’nin ifadeleri doğrulandı. 2012’de doktorun ihbarıyla başlayan soruşturma sırasında sadece 14 yaşındaydı ve evlendirilmişti. O soruşturmada annesi, H.K.G.’nin 17 yaşında olduğunu söylemiş, kemik testinde yerine başkası girdiği için 21 yaşında olduğuna dair rapor düzenlenmişti. Savcılık bu sahtecilikle ilgili suç duyurusunda bulundu.

TUTUKLANMADILAR
H.K.G. işkence dolu yıllar sonunda ailesinden de şikayetçi olarak evi terk etti. Tecavüzcüden boşandı ve adalet istiyor.

Ancak bütün delillere karşın iki yıl boyunca şikayetiyle ilgili dava açılmadı. Ne tecavüzcü ne de annesi ile babası tutuklandı. Nihayet 30 Ekim 2022’de İstanbul Anadolu Başsavcılığı’nın iddianamesi tamamlandı. Savcı iddianamede H.K.G.’nin anne ve babasının tecavüze göz yumduğunu anlattı. İddianamede Kadir İstekli, tarikat lideri baba Yusuf Ziya Gümüşel ile anne Fatma Gümüşel’in zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediklerini belirtildi. Üç sanığın en az 27’şer yıl hapisle cezalandırılmaları istendi. Ayrıca savcı, Kadir İstekli için cinsel saldırı suçundan da ceza talep etti.

Türkiye H.K.G.’nin yaşadıklarında sadece tarikatların istismar gerçeği ile yüzleşmiyor, laikliğin yok edildiği bir ülkede çocukların sahipsizliğine de tanık oluyor. 2012’de henüz 14 yaşındayken H.K.G. kurtarılabilirdi. Ama gizli eller ilk soruşturmayı örttü.

H.K.G. şimdi İstanbul’a uzak bir kentte kendine yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Babasının kurduğu ve yönettiği Hiranur Vakfı’nın Sancaktepe’deki külliyesinde ise onun tecavüze uğradığı yaşlardaki yüzlerce çocuk cübbeler içinde ‘hocaefendilerine’ boyun eğiyor.
Aklı Başında Bir Toplum Her 5 Yılda bir Meclisi Ve Yönetimi yenileyen Toplumlardır.
Bir hamalın yükü geçicidir; fakat sahtekâr bir politikacının yükü kalıcıdır çünkü onun dolandırıcılıklarının muazzam yükünü her daim akılsız toplumlar taşımaktadır.
Üçkâğıtçı politikacılar tarafından sürekli olarak kandırılan, tekrar tekrar aldatılan bir millet için hangi sıfat kullanılabilir? Şaşkın? Çok hafif! Ahmak? Yeterli değil! Beyinsiz? Evet, işte tam da sıfat budur! Aptal kalabalıklar, sahtekâr politikacıların en büyük servetidir!
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş Kağan
Üye
Üye
 
İletiler: 1798
Kayıt: Cmt Şub 08, 2020 18:53

6 yaşında 'evlendirilen' H.K.G.'nin ifadesi ortaya çıktı: Çocukların evlenmesini normal sanıyordum

İletigönderen İlteriş Kağan » Cmt Ara 10, 2022 15:06

Hiranur Vakfı kurucularından olan Yusuf Ziya Gümüşel'in, 6 yaşındaki kızı H.K.G.'yi imam nikahı ile Kadir İstekli'yle evlendirmesinin ve H.K.G.'nin yıllarca cinsel istimara maruz kalması ile ilgili olan davada ifadeler ortaya çıkıyor. H.K.G.'nin haziran ayındaki ifadesinde, çocukların evlenmesini normal sandığını söylediği öğrenildi. 6 yaşından bu yana olan bütün süreci anlatan H.K.G., "Wattpad'den tanıştığım bir abla, 'devlet seni korur' deyince, kaçtım" dedi.
Resim
İsmailağa Cemaati'ne bağlı olan Hiranur Vakfı kurucusu olan Yusuf Ziya Gümüşel'in 6 yaşındaki kızını 2002 yılında 29 yaşındaki öğrencisi Kadir İstekli ile imam nikahlı şekilde evlendirmesini ve yıllarca cinsel istismara uğramasını BirGün'den Timur Soykan ortaya çıkarmıştı. Tüm Türkiye'nin günlerdir konuştuğu skandal cinsel istismar olayında ifadeler ortaya çıkmaya başladı. İlk olarak anne Fatıma Gümüşel'in ifadesi ortaya çıkarken, anne yaş farkını sorun etmediklerini söyleyip, olayı yalanlamıştı.

H.K.G.'NİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
H.K.G.'nin geçtiğimiz haziran ayında savcıya verdiği son ifadeye de ortaya çıktı. Independent Türkçe'den Cihat Arpacık'ın ulaştığı 7 Haziran 2022 Salı günü kayıt altında alınan ifadede H.K.G., "Kadir İstekli, evlendiğimizi söyledi. 'Evliler böyle oyun oynarlar, ama bu oyun kimseye söylenmez' dedi. Çocukların evlenmesi normal sanıyordum. Wattpad'den tanıştığım bir abla, 'devlet seni korur' deyince, kaçtım" şeklinde konuştu.

H.K.G., şu anda 24 yaşında olurken, ailesinin kendisini 6 yaşında nasıl imam nikahı ile evlendirdiğini, yıllar içinde neler yaşadığını, nasıl istismara uğradığını, küçük yaşta evli olduğunun doktor tarafından nasıl fark edildiğini ve işin içine savcılığın ilk kez nasıl girdiğini açıkladı.
Resim
H.K.G.'nin haziran ayında verdiği ifade şu şekilde:

"KIZIM SEN BÜYÜDÜN DEĞİL Mİ?
"Ben 6 yaşındaydım. Evde kız kardeşimle oynarken annemle babam kendi aralarında konuşuyorlardı. Babam annemi bir şeye ikna etmeye çalışıyordu. Annem, 'o daha küçük' diyordu. Sonra babam beni yanına çağırdı ve 'kızım büyüdün sen değil mi, kocaman oldun, abla oldun değil mi?' diye sordu. Bunun üzerine ben de sevinerek ,'evet baba, büyüdüm' dedim. Babam anneme dönerek, 'bak kızım büyümüş, artık gelin olabilir' dedi. Annem o sırada ağlıyordu.

Ertesi gün, yani 29 Şubat 2004'te annem beni hazırladı, saçlarımı taradı, babam elimden tuttu, beni aşağıya medreseye indirdi. Medreseye girdiğimizde içeride iki tane tanımadığım adam ve Kadir İstekli vardı. Arka tarafa geçmemi istediler, bu sırada benim elimde oyuncağım vardı onunla oynuyordum. O gün orada benim nikâhım kıyılmış, nikahı babam kıymış orada bulunan iki kişi de şahitlik etmişler. Bu kişilerden birinin ismi Muhammed Topal, diğerinin ismi Osman'dır. Ancak soyadını hatırlamıyorum. Akşama kadar orada kaldık. Babam ve yanındakiler orada dualar okudular, sohbet ettiler, akşama doğru babam beni eve götürdü.
Resim
"OYUN OYNAYALIM MI?"
Ertesi gün abim beni medreseye indirdi. Abim beni indirirken orada bulunan öğrencilere kardeşime, 'bakmayın Kadir Hoca bunu yasakladı' diyordu. Abim beni Kadir'in odasına götürdü. Kadir, abimden odadan çıkmasını istedi. Abim çıktı odadan Kadir ile yalnız kaldık. Kadir yanıma geldi. Başımı okşadı. Bana ,'oyun oynayalım mı' dedi. Ben de sadece onaylar gibi başımı salladım. Yanımdan kalktı odanın kapısını kapattı, odanın kapısı camlıydı. Görünmesin diye cama havlular örttü. Sonra tekrardan yanıma geldi. Benden minderin üzerine yüz üstü yatmamı istedi. Eliyle başımı tuttu, eteğimi kaldırdı. Bende gözlerimi kapatmamı istedi. Ben fermuar sesi duydum, ayaklarımda bir şey hissettim.
Bana bizim evlendiğimizi söyledi. 'Annen ve baban nasıl evlilerse biz de öyle evliyiz, sen benim karımsın, ben de senin kocanım. Evliler böyle oyun oynarlar, ama bu oyun kimseye söylenmez, bak annen ile baban kimseye söylemiyor' dedi. Ondan sonra bizim eve de gelmeye başladı. Ailenin bir ferdi gibi davranıyordu. Annem ve babam ona 'damadım' diyorlardı.
Resim
7-8 yaşlarındaydım. Sapanca'da bir evimiz bulunuyordu, oraya gitmiştik. Teyzemin kızı vefat edince annem kardeşlerimi alarak İstanbul'a geldi. Beni ve abimi Sapanca'da babamın yanında bıraktı. Babam beni o gece Kadir'in odasına yatağına gönderdi. Sapanca'daki evimiz iki katlıydı. Üst katta Kadir yaşıyordu. Ben odasına gittiğimde Kadir kapıyı kilitledi. Sonra beni kucağına adlı, yatağa yatırdı. Tekrar bana, 'oyun oynayalım mı' dedi. Ben 'hayır, abime gitmek istiyorum' dedim, ağladım. Kadir bağırdı, azarladı, 'sesini çıkartma, gitmeyeceksin, burada kalacaksın' dedi. Sonra benim üzerimi çıkardı, ben ağlıyordum. Sonra ben tekme attım, o da sinirlendi, bana saldırdı. Benim kıyafetlerimi tamamen çıkarmıştı. Kendi kıyafetlerini de çıkartmıştı. Sonra kendi cinsel organını (…)

Ben çok ağladım, çok canım yandı, karnım ağrıdı. Sonra ben büzüşerek yattım. O tekrar bana kızdı. Bana, 'ne halin varsa gör' dedi. 7-8 yaşlarındaydım. O gece sonrasını hatırlamıyorum. Sadece büyük bir karanlık hatırlıyorum.

"ÇOCUKLAR EVLENİR DİYE DÜŞÜNMÜŞTÜM"
Zamanla her şey normalmiş gibi davranılmaya başlandı. Ben çocuklar küçükken evleniyormuş gibi, herkes böyleymiş gibi düşünüyordum. Kadir'i sevmiyordum. Ailem bana ,'Kadir'e itaat etmezsen melekler sana lanet eder, cehennemde yanarsın' diyorlardı. Daha sonra sürekli Kadir'in odasına ders için gönderiliyordum. Her gittiğimde benimle ilişkiye giriyordu. Onun yaşı büyüktü, ancak kaç yaşında olduğunu hatırlamıyorum.

"HOCAM BEN EVLİYİM"
10 yaşına gelince Arifiye ilçesinde cemaatin Kur'an kurslarından birine yazıldım. İlk zamanlar yatılı gidiyordum. Daha sonra gündüz gidiyordum, akşam geliyordum. Kursa beni Kadir götürüp, getiriyordu. Kurstan aldığı zaman arabada benimle ilişkiye giriyordu. Ben kurstaki hocalarımdan birine 'hocam ben evliyim' dedim. Hocam üzüldü, bana sarıldı. Başka bir şey demedi. Hocamın ismini hatırlamıyorum. Hocama söyledikten sonra Sapanca'da konuşulmaya başlanmış bu. Ben 13 yaşlarıma geldiğinde nişan yapmaya karar verdiler. 14 yaşımda da düğün yaptılar. Sonra düğünü Sancaktepe'de babamın vakfında yaptılar. Cemaatten insanlar geldi. Annem bana düğünde 'sakın ağlama, ağladığını görmeyeceğim' dedi.

"ANNEM, DOKTORA EVLİ OLDUĞUMU SÖYLEDİ"
Kadir ile sürekli anlaşmazlık yaşıyorduk. Bana psikolojik ve fiziksel şiddet uyguluyordu. Hem ailem hem de Kadir ona itaat etmemi istiyordu. Ailem bana sürekli onun çok iyi bir insan olduğunu söylüyordu. Aynı evde yaşama başladıktan birkaç ay sonra ilk adetimi gördüm. O tarihlerde 14 yaşındaydım. Ben rahatsızlanınca annem ve Kadir beni kadın doğum polikliniğine götürdüler. Orada annem doktor ile konuşurken evli olduğumu ağzından kaçırdı. Bunun üzerine doktor oraya polis çağırdı. Oradan polis bizi alarak karakola götürdü, İfadelerimiz alındı. Benim yerime annem ve Kadir ifade verdi. İfadelerinde benim yaşımın normalde büyük olduğunu, ancak küçük yazıldığını söylemişler. Bunun üzerine savcılık kemik testi istedi. Kemik testi için odaya girdiğimde içeride bir kız film çekiliyordu. Ben ondan sonra film çekileceğimi düşünüyordum. Ancak içerideki kız filmi çekilince ikimizi birden dışarı çıkardılar. Ben dışarı çıkınca Kadir'e 'neden bir şey yapılmadı' diye sordum. Kadir bana 'sessiz ol, sonra konuşuruz kimse duymasın' dedi. Sonra öğrendiğime göre o kızın kemik testi benim kemik testimmiş gibi göstermişler. Dosya o şekilde kapandı.
Resim
"ÇOCUĞUM 2 YAŞINA GELİNCE AİLEM ELİMDEN ALDI"
Kadir ile aynı evde yaşamaya başladıktan sonra bana bir telefon almışlardı. Geceleri hiç uyumuyordum. Bir tane radyo programına denk gelmiştim. Burada konuşan kişi, kız çocuklarının evlendirilmelerinden bahsediyordu. Ben de Facebook üzerinden bu kişiye ulaştım. Evden kaçmaya karar vermiştim. Tam kaçacakken ailem beni yakaladı. Babam beni darp etti. Elimden telefonu aldılar. Babam bana 'büyük günah işledin, kalbin kirlenmiş, tövbe et' dedi. Ben o günden sonra içime kapandım. İtaat etmeye, bana söylediklerini yapmaya çalıştım. Sözlerinden çıkmadım. Bu olaylar olurken hala 14 yaşlarındaydım. 17 yaşıma gelince hamile kaldım. Hamile kaldıktan 3 ay sonra resmi nikah yaptılar. Sonra çocuğumu doğurdum. Onunla biraz huzur buldum. Ancak daha sonra yine insanlardan soğumaya başladım. Çocuğum 2 yaşına gelince ailem onu benden aldı.

"DEVLETE SIĞIN"
Bir gün alışveriş için dışarı gitmiştim. Kadir'e 'arabada bekle ben AVM'den kıyafet alacağım' demiştim. O arabada beklerken ben AVM'den bir telefon aldım. Sonra birlikte eve döndük. Telefonumdan araştırmaya başladım. Çünkü ailem bana 6 yaşında evlendirilmenin normal olduğunu anlatıyordu. Yaptığım araştırmalar sonucunda Wattpad isimli kitap uygulamasında bir abla ile tanıştım. Ona her şeyi anlattım. O da bana 'delilleri topla devlete sığın, devlet seni korur' dedi. Ben de ses kaydı almaya karar verdim. Beş tane ses kaydı aldım. Delilleri topladım. Sonra bir akşam annemi aradım. Oğlumu çok özlediğimi, bir gece bende kalmasını istediğimi söyledim. Annem de 'tamam' dedi. Oğlum o gece benimle kalmıştı. Saban uyanınca saat 07.30'da oğlumu uyandırdım. Dışarı çıktım, adliyeye geldim. Yaşadıklarımı savcılıkta anlattım. Sonra savcılık beni İstanbul' da bir süre kaldığım yere gönderdi. Daha sonra İzmir'e sevk edildim. Bu sırada oğlumu da yanımda götürdüm. İzmir'e gelince tedavi olmaya başladım. Oğlumu kreşe yazdırdım. İş bulup çalışmaya başladım.

"KADİR İSTEKLİ, BABAMDAN VE ANNEMDEN ŞİKAYETÇİYİM"
Sonra ailem beni tekrar İzmir'de buldu. Beni ikna edip götürmeye çalıştılar, ancak ben gitmek istemedim. Ben burada okula yazıldım. Şu anda ortaokul 8. sınıftayım. Ben Kadir ile anlaşmalı olarak boşandım. 6 yaşında evlendirildiğim zaman annem nikâh olayını biliyordu. Ancak benim Kadir ile cinsel birlikte olmama karşı çıkıyordu. Annem evdeyken babam beni Kadir' in yanına göndermiyordu. Sadece gündüzleri ders için gönderiyordu. Annemin ben küçükken nikâha çok karşı çıktığını görmedim. İki tane daha kız kardeşim var. Onların da küçük yaşlarda evlendirilmeleri konuşuluyordu ancak annem onların evlenmelerine çok karşı çıkmıştı. Onlara karşı çıktığı kadar benim evliliğime karşı çıkmadı.

Dosyaya sunulan ses kayıtlarını ben onu konuşturmak ve delil toplamak için yaptım. Çünkü başka delil elde etme imkanım yoktu. Bu kişiler benim eğitim hakkımı elimden aldılar, hayatımın bir kısmını aldılar, adalet yerini bulsun istiyorum. Yaşadıklarımın bedeli olsun istiyorum. Ben Kadir İstekli, babamdan ve annemden şikayetçiyim. Annemin sonradan buna engel olması, göz yummaması gerektiğini düşünüyorum."
Aklı Başında Bir Toplum Her 5 Yılda bir Meclisi Ve Yönetimi yenileyen Toplumlardır.
Bir hamalın yükü geçicidir; fakat sahtekâr bir politikacının yükü kalıcıdır çünkü onun dolandırıcılıklarının muazzam yükünü her daim akılsız toplumlar taşımaktadır.
Üçkâğıtçı politikacılar tarafından sürekli olarak kandırılan, tekrar tekrar aldatılan bir millet için hangi sıfat kullanılabilir? Şaşkın? Çok hafif! Ahmak? Yeterli değil! Beyinsiz? Evet, işte tam da sıfat budur! Aptal kalabalıklar, sahtekâr politikacıların en büyük servetidir!
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş Kağan
Üye
Üye
 
İletiler: 1798
Kayıt: Cmt Şub 08, 2020 18:53

Re: 6 yaşında bebek, 29 yaşında bir sapıkla evleniyor, godoş anne babası ve beyinsiz gruh buna susuyor..

İletigönderen İlteriş Kağan » Pzt Ara 12, 2022 20:08

Çocuk istismarını 2 yıldır sadece takip etmişler, o kadar.
Arka bahcelerinde olunca
Aklı Başında Bir Toplum Her 5 Yılda bir Meclisi Ve Yönetimi yenileyen Toplumlardır.
Bir hamalın yükü geçicidir; fakat sahtekâr bir politikacının yükü kalıcıdır çünkü onun dolandırıcılıklarının muazzam yükünü her daim akılsız toplumlar taşımaktadır.
Üçkâğıtçı politikacılar tarafından sürekli olarak kandırılan, tekrar tekrar aldatılan bir millet için hangi sıfat kullanılabilir? Şaşkın? Çok hafif! Ahmak? Yeterli değil! Beyinsiz? Evet, işte tam da sıfat budur! Aptal kalabalıklar, sahtekâr politikacıların en büyük servetidir!
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş Kağan
Üye
Üye
 
İletiler: 1798
Kayıt: Cmt Şub 08, 2020 18:53


Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x