
CHP’li Özkes’in açıklaması, dördüncü sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabında olduğu gibi, beşe giden çocuklara okutulanda da Kelime-i Tevhidin yarısının olmadığını ortaya koydu
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı açıklama, Kelime-i Tevhid’in yarısının, ilköğretim dördüncü sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabının yanı sıra beşe giden çocuklara okutulanda da olmadığını ortaya koydu.
TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Özkes, 2002 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Komisyonu tarafından çıkarılan 5. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabında Kelime-i Tevhid’in yarısının olmadığını söyleyerek şunları dile getirdi: “Şöyle ki: Kelime-i Tevhid’in La ilahe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur) bölümü vardır, Muhammedün Resulullah (Muhammed, Allah’ın resulü elçisidir) bölümü ise yoktur.”
Bakara Suresi’nde de...
Diyanet İşleri Başkanlığı Din işleri Yüksek Kurulu Eski Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bayraktar’ın bildirdiğine göre, Komisyona bazı ayetlerin ‘Dinlerarası Diyalog’ projesine aykırı olduğuna dair teklif verdiğini ve bunun kabul edildiğini ifade eden Özkes, “Bu çerçevede aynı kitapta Bakara Suresi’nin, 286. ayetindeki ‘Ya Rabbi, kâfirlere karşı bize yardım et’ kısmı da çıkartılıyor” dedi.
Özkes, sözlerine şöyle devam etti: “Yine, Talim Terbiye Kurulu’nun 10.12.2009 tarihli kararıyla 2010-2011 öğretim yılından başlanarak beş yıl süreyle ders kitabı olarak kabul edilen 4. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabının 20. sayfasında (Kelime-i Tevhid ve Kelime-i Şehadeti öğreniyoruz) başlığında; (Tevhid kelime anlamı olarak birlik veya birleme sözü anlamına gelir. Allah’ın varlığına ve birliğine inanmak demektir. Kelime-i Tevhid La ilahe illallah Muhammedün Resulullah cümlesine denir. Anlamı da Allah’tan başka ilah yoktur demektir) denilmektedir. Ancak kitapta, Kelime-i Tevhid La ilahe illallah, Muhammedün Resulullah olarak verilmesine rağmen La ilahe illallah’ın anlamı olan Allah’tan başka ilah yoktur verilirken Muhammedün Resulullah bölümünün anlamı olan Muhammed, Allah’ın resulü elçisidir bölümü verilmiyor.”
Aynı uygulamanın bir başka iktidar zamanında yapılması halinde “yer yerinden oynardı” diye konuşan Özkes, “Cuma günü Beyazıt Camisi’nden çıkanların bir kısmı Kur’an’ı zincire sarar, (Kur’an’a uzanan eller kırılsın) derlerdi.” şeklinde konuştu.
AKP’nin, dinin genleri ile oynadığını söyleyen İhsan Özkes, “Bu uygulamalar, iktidarın, AB’ye girme sevdasında olduğu geçmişteki süreçte, dini esasların da AB’ye uyumuna teşebbüs edildiğinin belgesidir” ifadesini kullandı. Konuyla ilgili Milli Gazete’den alıntı yaparak, geçtiğimiz perşembe günü yayımladığımız haberde, 4’e giden çocuklara okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabında, Kelime-i Tevhid’in anlamının tam olarak verilmeyişinin, “Açıkça Hz. Peygamber’in Allah’ın resulü olduğu gerçeği saklanıyor” tepkisine yol açtığını vurguladık.
Haberde, “Talim ve Terbiye Kurulu’nun 10.12.2009 tarihli kararıyla okutulmaya başlanan kitapta, Kelime-i Tevhid’in Arapça ve Türkçe yazılışı doğru olmasına rağmen mealinin eksik olması ve hiçbir düzeltme yapılmaması bunun kasıtlı yapıldığı hissini güçlendirdi.” denilerek, “Daha önce de Cuma namazı hutbelerinde söylenen ‘Allah katında tek din İslam’dır’ ayetinin hutbelerden kaldırılmasını isteyen AB şimdi de Kelime-i Tevhid’imize mi göz dikti sorusunu da akıllara getirdi.” görüşüne işaret ettik.
“Büyük vebali vardır”
Haberde görüşüne başvurulan Doç. Dr. Nedim Urhan, şöyle konuştu: “Kelime-i Tevhid kesinlikle parçalara ayrılmamalıdır. Bu kasti olarak ayrılırsa küfre girmek demektir, çok büyük vebali vardır. Bu bir Avrupa Birliği projesi. Avrupa Birliği’ne girebilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Görünen o ki fazla abartmışlar. İslam dininin şartlarını bile değiştirmeye başladılar. İslamı başta Kur’an olmak üzere Efendimizin sünneti ve hadisleri ışığında yaşamak gerekirken, bazı çevreler AB standartlarına göre yaşamak istiyor. Bu yapılanlar, kesinlikle doğru değil.”
Yeniçağ – Eğitim, 7 Ocak 2012

