ABD'nin 2012 stratejisi ve 'Arap Baharı' / Teoman ALİLİ

ABD'nin 2012 stratejisi ve 'Arap Baharı' / Teoman ALİLİ

İletigönderen Kemalistler » Çrş Oca 25, 2012 11:30

Önümüzdeki aylar çok sıcak geçecek. "Arap Baharı" denilen olayların perde arkasında kimin olduğu hala yoğun biçimde tartışılıyor. Yaygın kanı ABD'nin Arap Dünyası'ndaki ayaklanmaları kendi lehine çevirmek için sonradan desteklediği yönünde. Oysa bazı olgular eylemlerin çok daha önce planlandığını gösteriyordu. Örneğin Mısır olaylarının baş örgütleyicisi olan 6 Nisan Gençlik Hareketi'nin liderinin önce ABD'ye sonra da Sırbistan'a gittiğini Amerikan Dışişleri'ne en yakın dergi olan "Foreign Policy" yazmıştı. 6 Nisan liderleri Sırbistan'a gitmişti çünkü Balkanlar'daki ilk halk ayaklanması olan Miloşeviç karşıtı operasyonun mimarı Otpor'un gelişmiş halinden dersler almıştı. Türkçesi "Şiddetsiz Direniş Merkezi" olan CANVAS'ta eğitim alan Mısırlı ve Tunuslu gençler ülkelerine döndüklerinde CANVAS bayraklarıyla eylemler yapmıştı.

2012 STRATEJİSİ

Gerileyen güç ABD, Irak'tan askerlerini çekti ama Kuzey Irak'ta varlığını olanca gücüyle koruyor. Aydınlık Dergisi'nin 2002 yılında kapaktan verdiği bir ropörtajda eski Yugoslavya Genelkurmay Başkanı Pavkoviç şöyle diyordu: "ABD, Irak'a girecek ama Kuzey Irak'a yerleşecek. Amacı bütün Irak'ı değil kendine yaratacağı güvenli bölge olan Kuzey Irak'ı kontrol etmektir." Gerçekten ABD 2003'te Irak'a saldırdı ama o dönemde Türkiye'den beklemediği bir hamle geldi. Türkiye, ABD askerlerinin topraklarımızdan Kuzey Irak'a geçmesine izin vermedi. Bu olay Washington'un işini çok zorlaştırdı. Sonunda Amerikan askerleri Irak genelinden çıktı ama Kuzey Irak'ta varlığını sürdürüyor. Üstelik, Kuzey Irak'taki yapı da malum. 2012 stratejisi ise 2.5 savaştan 1 savaşa gerileme oldu. Yani Obama yönetimi 2 ana merkez ve bir çatışma merkezi olarak planladığı savaş stratejisini tek savaş merkezi stratejisine dönüştürdü. Tek savaş için büyük hedef Pasifik. Bunun için hazırlanan CIA'nın 2020 planları açık: "Çin'le savaş." Tabi bu çok zor ancak uzmanlar İran'la bir savaş konusunda ciddi uyarılar yapıyor. Suriye öne çıksa da esas savaş ortamı İran gibi görünüyor.ABD'nin tek savaş stratejisini yakın zamanda İran'a yönlendirmesi muhtemel. Ancak yeni plana göre Amerikan askerleri değil ABD'nin bölgedeki müttefikleri silahlandırılıp kullanılacak. Maalesef bu ülkeler içinde birinci sırada Türkiye var çünkü AKP iktidarı Büyük Ortadoğu Projesi'ni eşbaşkanı olmakla övünüyor. Zaten Suriye ve Libya'ya karşı tavırla Tunus ve Mısır'daki ayaklanmalara açık AKP desteği ortada. ABD "Arap Baharı"yla bölgedeki müttefik sayısını arttırıp esas düşmanlarını hedef almayı planlıyor. Daha açık söylersek "Arap Baharı"yla AKP benzeri iktidarlar kurulacak zaten Freedom House son raporunda açıkça yazdı: "Arap Baharı Komünizmin çökmesinden sonra yaşanan en olumlu gelişmedir. Ancak hala Suriye, İran ve Kore DHC var." Bu rapor ABD stratejisinin ihtiyacına göre kaleme alınmış durumda. Silahlandırılar ve askerleri kullanılan AKP iktidarları eliyle bölge savaşı yürütmek.

PEKİ OLUR MU?

Tablo böyle ama başarı şansı yok gibi. Rusya ve İran ABD ile doğrudan bir savaşa girmekte çekinceli olabilir ancak ABD adına savaşacak olan ülkelerle kapışmaktan çekinmez. Zaten Füze Kalkanı konusunda hem Rusya hem İran Türkiye'yi hedef alabileceklerini açıklamışlardı. Suriye'ye müdahaleye kesinlikle karşı olduğunu BM çatısı altında da tekrarlayan Moskova, Suriye'ye gizliden silah desteği de sağlıyor. Son olarak Akdeniz'de gezen bir Rus gemisi Rum Kesimi'ndeki Larnaka Limanı'nda durdurulmuş ve AB'ye şikayet edilmişti. Bunun üzerine rota değiştiren gemi bir süre sinyal kesip açık denizde kaybolduktan sonra İskenderun'a girip bazı demir döküm malzemeleri indirmişti. Bazı kaynaklar geminin kaybolduğu sırada Suriye'nin Lazkiye Limanı'na girdiğini iddia ediyor yine silah taşıyan İran tırlarının Suriye'ye gitmek isterken Türkiye'de durdurulduğu haberleri de yayılmıştı. Arap ülkelerinde ise yeni dönemde gerçek halk ayaklanmaları yaşanabilir. Çünkü ABD'nin Libya halkına Kaddafi'nin verdiği refahı vermeyeceği kesin. Tunus'ta ise halkın sosyal yaşamı liberal islama pek uygun değil, Mısır'daki tablo ise tam bir kaos ortamına işaret ediyor. Kısacası ABD son hamlelerini yapıyor ama eli çok zayıf. Maalesef bu tablo içinde en çok zarar görecek ülke BOP eşbaşkanlığı makamı tarafından yönetilen Türkiye olacaktır.

Teoman Alili

Kemalistler.net
Kullanıcı küçük betizi
Kemalistler
Üye
Üye
 
İletiler: 11
Kayıt: Çrş Oca 11, 2012 2:20

Şu dizine dön: Teoman ALİLİ

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

cron

x