Akım Derken Kakım Demek

Akım Derken Kakım Demek

İletigönderen Feza Tiryaki » Pzt Eyl 21, 2015 22:30

1

Akım Derken Kakım Demek


“Çoğu kişi bağış olduğunu duyunca hesabının fazlasını ödedi”

Haberimizin başlığı böyle. Hemen anlıyorsun işin içinde bir bağış var. “İşte Çanakkale” gazetesinde yayınlanmış bu haber.

Bağış, Dağlıca şehidine, hemşerileri Çanakkale Ezine’den Fatih Duru adına, Fatih Duru’nun ailesine. Eylül’ün 6’sında Dağlıca’daki Pkk saldırısında şehit olan on altı vatan evladından birine.

Aslında şehit sayımız on altı değilmiş o gün. On dört gün askeri hastanede yaşam savaşı veren ağır yaralı uzman çavuş Melih Garip Ünsal bu gece yaşamını yitirmiş. 6 Eylül Dağlıca şehitlerinin sayısı da on altıdan on yediye çıkmış.

Üç işletme, adlarını sömürge diliyle yazarsak, adları o dille çünkü; “Cafe No Name, Cafe No:14 ve Cafe Kybele”, bu kahveler, pastaneler, aralarında anlaşmışlar, bir günün kazancını, bir şehit ailesine vermişler.

Nasıl bağış? Bir günlük gelirlerini, kasaya giren parayı şehidin ailesine bağışlamışlar. Bu durumu bilgiağında, gazetelerde duyurmuşlar. Duyan parasının üstünü bile almamış. Neyse, devamını okuyalım haberin:

“Gazetelerde haberlerini okuyup kafelerimize (kafe?) gelen insan sayısı çoktu. Birçok insan yediğinin içtiğinin fazlasını verip gitti. “Gazeteden, internetten görüp geldik” diyen kişi sayısı da çoktu. Birkaç tane ilçeden de kalkıp kafemize gelenler de oldu. Bu durum bizleri çok mutlu etti.”

O gün ne kadar para toplanmış, bağışın miktarı neymiş?

Gazeteye açıklanmış:

“Toplanan miktarı açıkçası söylemek istemiyoruz. Çünkü bu bir bağıştı ve gizli kalması en doğrusu.”

Toplanan miktar denilmezmiş çünkü bu bir bağışmış, gizli kalmalıymış.

Madem gizli kalacak toplanan para, denmeyecek, bu reklam niyeydi? Bağış vereceğiz günlük hasılatı diye niye gazetelere haber verdiniz? “Birçok insan, yediğinin içtiğinin fazlasını verip gitti,” demişsiniz. Yani parasının üstünü almayanlar olmuş bağışı duyanlardan, sırf bağış için de oraya gelenler varmış o gün, dediğinize göre. Bu durumda ne toplandığını bilmek herkesin hakkı, çünkü bilerek katkıda bulunmuşlar.

Gizliyse bağışın bir tek sen bilecektin, yok değilse böyle gazetelere düştüyseniz, bilerek duyurduysanız bu yapacağınız bağışı, o zaman ne topladınız diyecektiniz. Bağışla sadaka aynı şey değildir hem. Sadaka dinsel yardımdır, gizlidir. Bağış, eğer duyurularak, izinli, açıktan yapılıyorsa, işletmenin, kurumun, kişinin adı belirtiliyorsa, ne kadar toplandığı da belirtilir. Denetimsiz para toplanır mı hem? Bağışın ederi gizli kalacaksa, bağış yapanın, işletmenin adının da gizli kalması gerekmez miydi?

Hadi bunları da geçelim:

“İnşallah diğer esnaf arkadaşlarımız da aynısını yapar.” Bu söz bir çağrı, iyi niyetli. Toplumsal duyarlılık artsın diye. Yine de bir yere gidip vatan uğruna can veren şehitlere yardım adına yiyip içme garipseniyor. İşletmeler bağışı yaptıktan sonra, bu ayın bir günlük gelirini bağışladım deseler olmaz mı, kimse incitilmeden, şehit adı da verilmeden. Adı siz ve alacak olan bilsin. Hem reklam etmeden, yaygara koparmadan ne bağışlar yapan vardır, olamaz mı, ne biliyorsunuz?

Şimdi asıl saçmalama durumu geliyor. Bu söz perdeyi kapıyor. İster kendinizi kapıp koyuverin, saçınızı başınızı yolun, ister kendinizden geçin, bütün birikmiş acılarınızı dışa vurun, hüngür hüngür ağlayın, memleketimizin geldiği noktaya, anlayışa, densizliğe yanın:

Bakın, söyleşinin gerisini okuyun:

“Birkaç ay sonra da sokak hayvanları için böyle bir şey yapmayı planlıyoruz.”

Sizi bilmem ama benim aklıma ilk anda ünlü bir deyimimiz geliverdi. Belli, sap derken saman demişler. Bir çuval inciri berbat etmişler...

Haberin altında şu yorumu okudum, Çanakkale gazetesinde. Okuyan, bu yan yana getirilişten hiç gocunmamış, şehit için düzenlenen böyle bir yardım gününün hemen arkasından, hayvanlar için de böyle bir gün planlıyoruz denilmesinde bir sakınca görmemiş. İncinilmemiş: “ İnsanın hayırlısı, onurlusu, şereflisi, itibarlısı biriktirdikleriyle değil, dağıttıklarıyla anılanı ve tanınanıdır.” diye haberin altına yorumunu yazmış.

Ne diyelim, bizi kimler yönetiyor, balık baştan kokmaz mı? Neydik ne olduk? “Ayı, sevdiği yavrusunu hırpalarmış…” Gençlerde suç yok:

“Tarağına göre bez…”


Hiç unutulmasın, “Hamamda deli var!”

Şehitle, kurbanlık koyun benzetmesini daha dün yapmadılar mı? Hem iktidardalar, güç ellerinde hem de tutup teröre karşı miting düzenleyip yürüdüler. Hem kel, hem fodul, hem suçlu, hem güçlüler...

“Demeler o demeler idi, zaman o zaman…” Şimdi, “Deli lala, tülbent salla…” dönemi.

“Söz dediğin yaş deridir, nereye çekersen oraya gider…” Yanlış anlaşılmamak, yaptığın işi berbat etmemek için de, “Çok konuşmaktansa susmak iyidir… “

“Çekişmeyince pekişmez” bazı durumlar. “Hocanın vurduğu yerde de gül biter” derler…

Feza Tiryaki, 21 Eylül 2015
Kullanıcı küçük betizi
Feza Tiryaki
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 897
Kayıt: Sal Kas 09, 2010 14:12

Re: Akım Derken Kakım Demek

İletigönderen Erman1734 » Prş Kas 12, 2020 11:52

Sosyal sorumluluk kapsamında gerçekleştirilmiş ve devamında ilgili ailelere, kişilere merhem olmuş bu konu neden sizi bu kadar rahatsız etti gerçekten anlayamıyorum.
Reklam olarak belirtmiş olduğunuz bu konu dahilinde, tüm dünya da buna benzer projeler medya organlarınca halka servis edilmektedir.
Yerelden, genele toplumumuzu etkileyen her konuda sesimizi duyurmaya devam ediyoruz. Haberiniz yok ancak o bahsetmiş olduğunuz dönemde, o gazete ve haber sayesinde sesimizi daha geniş kitlelere duyurduk.
İsmi geçen işletmelerin buna bende dahil olmak üzere inanın duygular uzerinden reklam yapma gibi bir ihtiyacı hiçbir zaman olmamıştır ve inanın bundan sonrada olmayacaktır...
Kadın haklari, hayvan hakları, çevre sorunları, şehitlerimiz toplumumuzun ve dünyanın özel ve genel sorunlaridir ve her can kutsaldır.
Evet şehitlerimiz için yardım yaptık, evet sokak hayvanlarının barınma , beslenme vb. İhtiyaçları için yardım yaptık, depremzede ailelere elimizden geldiği kadar destek olduk. Sergiler açtık ve bunu medya organlarına servis ettik ve farkındalık kapsamında elimizden geldiğince insanlara sesimizi ilettik.
Sizin mantığıniza gelecek olursak ulusal bayramlarda bayrak asmayalim, baş sağlığı dilemeyelim, paylaşımda bulunmayalim ,yardım etmeyelim çünkü reklam yapıyoruz.... bizler politikaci değil isletmeciyiz bunu unutmayın...
Yorumlarınız beni çok üzdü ancak yazinin üzerinden 5 sene geçmiş umarım fikriniz biraz değişmiştir....
Kullanıcı küçük betizi
Erman1734
Üye
Üye
 
İletiler: 1
Kayıt: Prş Kas 12, 2020 11:13


Şu dizine dön: Feza TİRYAKİ

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x