AKP'NİN BU ÜLKEYE HİÇBİR İYİLİĞİ OLMADI MI?
"AKP bu ülkeye hep kötülük yapıyor" diyorlar. İyi de, AKP'nin bu ülkeye hiçbir iyiliği olmadı mı ? "Hayır olmadı" diyenler, karşılarında beni bulurlar. AKP'nin bu ülkeye gerçekten çok büyük bir iyiliği olmuştur. O da, kendilerini gizlemiş, bir yerlere sinmiş vatan hainlerini ve işbirlikçileri ortaya çıkarmasıdır. Meğer içimizde ne kadar çok hain, işbirlikçi varmış. Ben şahsen bu kadarını beklemiyordum. Bu konuda AKP' ye teşekkürü bir borç bilirim.
Profesör sıfatını taşıyan adamlar da dahil olmak üzere, bir sürü tip, TV 'ye çıkmış “cumhuriyete yeniden bir şekil vermeliyiz . Ayrıca üniter devlet yapısını artık tartışmaya açmalıyız'' diyor. Aslında "cumhuriyeti yıkıp, yerine din devletini kuralım. Ayrıca üniter devletten vazgeçip ülkeyi bölerek, Kürdistan'ı kuralım" demek istiyorlar. Ancak şimdilik, bizleri saf yerine koyarak, bu şekilde idare ediyorlar. Oysa hiçbir iktidar döneminde bunları gündeme getirememişlerdi. Ancak, AKP iktidarı döneminde büyük bir cesaretle yazılı ve görsel medyada konuyu gündeme getiriyorlar.
Üniter devlet yapısını tartışmaya açmak istemelerinin sebebi; üniter devlet yapısının ülke sınırları içinde yasama, yürütme ve yargı birliğini ifade etmesidir. Kamu hizmetlerinin merkezden ve merkezden verilen yetkiler çerçevesinde yürütülmesidir. Üniter devlet yapısına olan itirazları, üniter devletin eşitlik ilkesinin korunmasının, bölgecilik, etnik ayrımcılık yapılmamasının ve azınlık yaratılmamasının garantisi olmasıdır. İşte bunu içlerine sindirememektedirler.
PKK'nın yaptığı bir eylemin hemen arkasından "PKK yapmadı, Türk Silahlı Kuvvetleri yapmış olabilir" diyorlar. PKK eylemi sahiplendikten sonra da, "Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK'yı taşeron olarak kullanabileceğini" ima ediyorlar. Terörle mücadelede ön saflarda görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerine bu şekilde saldırmak için insanın hain geni taşıması gerekir.
Televizyona çıkartılan bir zibidi "cumhuriyet rejimini yıktık" diye bağırırken, bu zibidiyi televizyona çıkartanlar sırıtıyorlardı. Oysa yapılacak tek şey, bu adamı derhal stüdyodan kovmak ve hakkında suç duyurusunda bulunmaktı. Hükümetten bir Allahın kulu çıkıp bir şey söylemedi. Bugüne kadar bir savcı çıkıp, hakkında soruşturma açmadı. Bu husus bile ülkenin içinde bulunduğu durumu net bir şekilde gözler önüne sermektedir. Bu arada "canım adam deli" diyorsanız, ya adamı programa çıkarmazsınız, ya da giydirip deli gömleğini götürürsünüz.
Bu yıl 10 Kasım akşamı neredeyse, bütün kanallarda Atatürk ile ilgili tartışma programları vardı. Şöyle bir kontrol ettim. Her programa bir, iki yobaz konuk edilmişti. Bu yobazlar, Atatürk için söylemediklerini bırakmadılar. Bazı moderatörler, durumu kurtarmaya çalıştılar ama, yobazları susturamadılar. Bir moderatör Atatürk'ü anarak programı kapatmak isteyince, bodrum katlarında beyni, ruhu kirletilerek yetiştirilmiş, tarih bilgisinden son derece yoksun bir yobaz, moderatöre müdahale ederek "ben 10 Kasımda Atatürk'ü değil, kurtuluş savaşını kazanmış ecdadımızı anmak istiyorum" diyecek kadar da alçaklaştı. Aslında, 10 Kasım gibi bir günde , yobazları Atatürk ile ilgili bir tartışma programına çağırmak, hainlerle işbirliği yapmak anlamına gelir.
Gerçekten ülkede bu kadar hain ve işbirlikçi olduğunu hesaplayamamıştım. İşte AKP’nin; bu kişileri açığa çıkararak, bu ülkeye büyük bir iyilik yaptığını değerlendiriyorum. Zamanı geldiğinde, bu vatan haini ve işbirlikçiler yurt dışına kaçamadıkları takdirde, yargılanmaları kolay olacaktır.
Eşrefpaşalı, 6 Aralık 2010

