Biliyorsunuz Türkiye doğalgaz ithal eden bir ülke. Buna karşın tek şansı komşularında gaz olması.
Rusya’da var, İran’da var. Dahası bu ülkelerle inşa edilen doğalgaz nakil boru hatları da var.
Aynı şekilde Cezayir’den, Katar’dan ve bölge ülkelerinden temin etme imkanı da mevcut.
Yakınlık, nakliye ücretinden kurtulmak yani daha az ödeme yapmak demek.
Öyleyken hatırlayın; Türkiye birkaç ay önce gazı önce bu ülkelerden almak yerine Amerika’dan almaya karar verdi.
Bunu da haliyle sıvılaştırılmış gaz şeklinde yapıyor. Sıvı gaz ise gemilere yükleniyor ve binlerce kilometre öteden geliyor.
Bu durum doğal olarak fiyat farkına sebep oluyor.
İşte size resmi veri: Türkiye son 5 ayda Amerika Birleşik Devletleri’nden 305 milyar fit küp sıvılaştırılmış doğalgaz satın aldı. Karşılığında da 2 milyar 667 milyon dolar ödedi.
Halbuki aynı miktarda doğalgazı yine sıvılaştırılmış şekilde Cezayir ya da Katar’dan alsaydı 1 milyar 467 milyon dolar ödeyecekti.
Aradaki fark sadece 5 ayda 1 milyar 200 milyon dolar. Yıllığa vurursanız iki katından fazla ediyor.
Ayrıca Cezayir ve Katar gazı, Amerikan gazından daha kaliteli.
Bakın, bir iddiadan söz etmiyorum. Resmi veri, resmi rakam aktarıyorum.
Kahredici bir başka husus da şu: Amerikan şirketiyle devletimize ait BOTAŞ kurumu, bu korkunç maliyete rağmen 20 yıllık bir anlaşma imzaladı.
Yani sömürü uzun döneme yayılıyor.
Tablo böyleyse bunu söyleyin.
Bunun açıklaması Amerika’ya rüşvet vermek olmuyor mu?
Büyük fiyat farkına rağmen Amerika’dan doğalgaz getirmek neden? Evet, açıklansın. Nedir bunun perde arkası?
Niçin böyle bir tercih yapıldı? Neden haraç ödeniyor?
Ondan sonra CHP’liler yolsuzluk yapıyor diyerek tam 16 aydır her gün milleti uyutma, afyonlama, yani "cambaza bak" kandırmacaları yapılıyor.
Sabahattin Önkibar

