Günün sözü:
"Yanlışın yanında duranlar güçlü olduğunu zanneder. Oysa tarih onları bir gün haksızlık karşısında susanlar olarak yazacak"
M. Irak
Biat siyasetinin 5 kuralı
Partinin tüzüğünü sorgulamadan kabul edeceksin.
Liderine koşulsuz sadakat göstereceksin.
Verilen görevi düşünmeden yerine getireceksin.
Aidatını yatıracak, eleştiri hakkından feragat edeceksin.
"Büyüklerimiz en doğrusunu bilir" diyerek susacaksın ve onlar konuşmadan konuşmayacaksın.
Bu satırlar bir parti programı değil.
Bir zihniyetin özetidir.
Çünkü bizde siyaset giderek fikir yarışından sadakat yarışına dönüşüyor.
Liyakat değil, bağlılık yükseltiyor.
Sorgulayan değil, onaylayan makbul sayılıyor.
Güçten yana olanlar korkudan tarafını söyleyemiyor.
İftiralar atarak mazlumun değil, zalimin yanında oluyor.
Biat siyaseti önce dili değiştirir.
"Eleştiri" kelimesi yerini "ihanet"e bırakır.
"Sorgulama" "disiplinsizlik" olur.
"Fikir ayrılığı" ise "tehdit" diye yaftalanır.
Sonra ölçüler kayar.
Dün yanlış denilen bugün savunulur.
Dün karşı çıkılan bugün alkışlanır.
Çünkü artık pusula hakikat değildir, pusula liderin ve merkezin ne dediğidir.
Bir süre sonra insanlar gerçekten inanmadıkları cümleleri kurmaya başlar.
Çünkü sistem bunu ödüllendirir.
İnanç değil, itaat prim yapar.
Hakikat değil, hizalanma değer kazanır.
Hesap sorulmayan yerde güç büyümez; çürüme büyür.
Yanlışı savunmak zorunda kalan bir kadro, zamanla doğruyu ayırt etme yetisini kaybeder.
Ve en tehlikelisi, bu durumun normalleşmesidir.
Partiler kutsal değildir.
Liderler yanılmaz ve layüsel değildir.
Hiçbir siyasi yapı eleştiriden muaf değildir.
Demokrasi biatla ayakta kalmaz.
Demokrasi, itirazla nefes alır.
Bir toplumun çöküşü karşıt fikirlerin varlığından değil, aynı yanlışın hep bir ağızdan savunulmasından başlar.
Kalabalıklar alkışlayabilir.
Kalabalıklar slogan atabilir.
Kalabalıklar susabilir.
Ama hakikat, kalabalıkla ölçülmez.
Unutulmamalıdır:
Yanlışı savunmak zorunda kalan siyasetçi güçsüzdür.
Yanlışı alkışlamak zorunda kalan teşkilatları, örgütleri ve mensupları tükenmiştir.
Yanlışı susarak onaylayan toplum ise tehlikededir.
Çünkü biat düzeni eninde sonunda liderini de tüketir, partisini de yorar, toplumu da yıpratır.
Hakikat geldiğinde kimsenin rozetine bakmaz.
Çünkü tarih sadakati değil, cesareti hatırlar.
Ve o gün geldiğinde tek bir soru sorulur:
"Yanlış karşısında neredeydin?"
Saygılarımla
Mehmet Irak

