BİLİM ve BİLİMSELLİK (17)

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

BİLİM ve BİLİMSELLİK (17)

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Cmt Eyl 05, 2020 1:25

BİLİM ve BİLİMSELLİK (17)
‘Zamanın Ruhu’nun bir toplumun belli bir dönemde, kişisel biçem (style) ve tarzları etkileyen atmosfer diye tanımlanmasına karşı olduğumuzu, bunun ancak ‘zamane’ olarak adlandırılabileceğini söyleyegeldik.
Çünkü, ‘zamanın ruhu’nda, belirleyici olan ‘toplumsal istek’ ya da toplumsal haslet (respiration)tir.
Bir döneme damgasını vuran çağdaş beklentiler de denilebilir.
Sözgelimi 20nci yüzyılın başındaki, ‘emperyalizm ve ulusal kurtuluş mücadeleleri’ o dönemin ‘ruh’unu göstermektedir.
Tıpkı ondan öceki dönemde yine ‘ulusal’, ‘genç-türk’, ‘genç-slav’ vb ‘gençlik hareketleri’ birer ‘toplumsal istek’ olup, ‘zamanın ruhu’ olarak değerlendirilebilir.
Yoksa, güncel ‘akıllı telefon’ merak ve isteği gibi ‘moda istekler’, günümüz ‘ruh’’nu yansıtmaktan öte, sadece ‘zamane’ hallerini göstermektedir diyoruz.
Nitekim, deyimin ‘kâşif’lerinden olan Alman filozof Johann Gottfried (von) Herder (1744 -1803 ), dönemin baskın kültürü ‘Fransız Kültürü’ karşısında silik ‘Prusya halkı’na, ‘dil’ ve ‘edebiyat’a öncelik vererek ‘zamanın ruhu’nu yakalaması önerisinde bulunacaktır.
Giderek ‘Avrupa Etnosantrizmi’ni eleştirecek olan Herder, Aydınlanma’nın evrensel değerlerine dayanan ‘İnsanlığın eğitimi için bir başka felsefe’yi kaleme alacaktır: (Auch eine Philosophie der Geschichte zur Bildung der Menschheit –Une autre philosophie de l’histoire pour l’éducation de l’humanité)
Dil ve edebiyat’in gelişmesi ise, Herder’e göre, ondan ayrılmaz biçimde bir ‘ulus’un evrimine, giderek bir ‘ulusal kültür’ün oluşmasına yolaçacaktır.
Demek ki, ‘ulusal kültür’ün doğması ile ‘ulus’un oluşması/olgunlaşması birlikte oluşmaktadır.
Ancak ve ne var ki, ardından bir ‘insanlık kültürü’ne yol açılmış olacaktır.
Nitekim bir başka tartışma konusu olarak ulusalcılık/uluslararasıcılık (enternasyonalizm) tartışmasına yeri geldiğinde değineceğimizi de belirtelim.
Herder’e göre, “edebiyat dille gelişmektedir ama dil de edebiyatla gelişmektedir”
Böylece Herder, Moses Mendelssohn, Friedrich Nicolaï ve Thomas Abbt ile birlikte, Alman Aydınlanması’nın (Aufklärung berlinoise) temsilcilerinden biri olacaktır.
Ancak ‘à la française’ olarak...
Şöyle de söylenebilir: gecikmiş ‘Alman Ulusalcılığı’, Fransız ulusalcılığına özenerek biçimlenmeye başlıyor olmaktadır.
Herder’e göre, ‘edebiyat’ aynı zamanda ‘bilginin bir parçası’ (une partie du savoir) olup ‘insan bilimleri’nin de ‘matris’i olarak ortaya çıkmaktadır.
O’na göre, ‘doğa bilimleri’ ise ‘matematik modeller’e başvurdukları için ‘insan bilimleri’nden ayrılmaktadırlar.
Öte yandan ‘dil’ ve ‘toplum’, canlı organizmalar olarak düşünülmekte, o nedenle de, ‘doğup, gelişip ölecekleri’ tasarlanmaktadır.
Yani, ‘bilimsellik’ henüz ‘çevrimsellik’ (cyclique) aşamasındadır.
İnsan aklının ilk etkinliği ‘dil’i üretmektir, ki tüm sanat ve bilimlerin prototipi olarak başlangıç noktasını oluşturmaktadır.
Böylece doğaçlama şiirden dil’e, oradan da önce ‘tarih’e ve ardından ‘felsefe’ye geçilecektir..
Ne var ki, Herder’e göre, belli bir dönemde, entellektüel ve artistik kültür ahlâkî kültürden ayrılabilir.
Böylece “Devletler bir zamanların en güzel ‘haz’larının kaynağı olabilirken hiç de ‘erdemli’ olmayabilirler”.
Ve bir ulus’un (ki, Ulus kavramı Montesquieu’den esinlenmiştir) ‘genel iradesi’ndeki (esprit général) değişikliklerin, sanat (art poétique) ve dolayısıyla ‘insanlık kültürü’ üzerinde yansımaları olmaktadır.
Kısası, Herder’e göre, ‘zamanın ruhu’, ‘erdemsiz hükûmetler’in ortaya çıkmasına da yol açabilir, o zaman ‘gelenek (moeurs) ve hükûmet’ ile ‘bilim ve hükûmet’ ayırımına gelinmiş olunacaktır.
(Sürecek)
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 1155
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Tartışma ve Fikir Meydanı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x