BİLİM ve BİLİMSELLİK (35)

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

BİLİM ve BİLİMSELLİK (35)

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Pzt Eki 12, 2020 17:49

BİLİM ve BİLİMSELLİK (35)
‘Dil’in ‘Ulus’un tanımında önemli bir belirleyci (marqueur) olduğunu söyledik.
Söylemeye gerek yok ki, böylesi bir tanım sosyal ya da politik olmaktan önce, antropolojiktir.
Benzer biçimde, ‘halk’ın olduğu kadar ‘ulus’un ve giderek ‘kitle’nin de yapısal belirleyicilerini bulmak gerekmektedir.
Öte yandan bir de bu işin ‘felsefe’si var.
İşte Herder, “halkın felsefesi olmak isteyen her felsefe, eğer aynı zamanda antropolojik olmak istiyorsa, halkı kendi merkezine (centre de gravité) almak zorundadır” demektedir.
Herder, ‘halk’ı ‘doğanın bir ağacı’ ve giderek ‘aile’ gibi ancak bu ağacın ‘dal’larından biri olarak görmektedir.
Bu antropolojik bağlamda, ‘halk’ın ‘ideal bir kavramlaştırması’ ve ‘başlangıç kategorisi’ (catégorie de l’origine) olduğu ileri sürülmüş olmaktadır.
‘Halk’ın bu ‘Ideal’ ve bütüncül anlamı (signification), bir ‘moralité’, bir ‘toplumsal varlık’, ‘politik ve estetik’ bir ‘kültür’ü kapsamış olmaktadır. (*)
Ne var ki, ‘halk’ın XVIIInci yüzyıldan önceki tanımlanmasına oranla, ‘Dil’ ve ‘Edebiyat’ artık ön plana çıkacaktır.
Demek ki, ‘Dil’ salt ‘iletişim aracı’ olmaktan öte, artık bir ‘Ulusun Dili’ niteliğini kazanacaktır.
Yani artık bir ‘bilegelik’ ve ‘cesaret’ aracı olacaktır.
Artık ‘aile içi’ özelliklerini (particularité) aşmış olacak ve ‘genelleşmiş’ olacaktır.
‘Sürünün dili’ olmaktan çıkıp ‘toplumsal bir dil’ olacaktır.
Görülüyor ki, Herder için, ‘Dil’, tıpkı ‘insan soyu’ gibi kimi aşamalar geçirmektedir: Örneğin ‘çocukluk’ dönemi, ‘gençlik’ dönemi, ‘reşit’ dönemi ve ‘olgunluk’ dönemi.
Son iki dönemde, yani ‘reşit’ (viril) döneminde ‘şiir’ yazılabilmekte, olgunluk döneminde de ise ‘felsefe’ yapılabilmektedir.
Burada ‘Alman felsefesi’ üzerine daha önce yazdıklarımıza ek olarak, ‘Türkçe felsefe’ yapılıp yapılamayacağına ilişkin tartışmaları da anımsatmak isteriz.
Şu nedenle ki, bu yazı dizimizde, hep yinelediğimiz üzere, salt kısır bir ‘anlatı’ sunmak yerine, yazılanlar ile yaşadıklarımız arasında ‘bağ’ kurmaktır amacımız.
Ve Herder, Almanlar için ‘yurtseverlikleriyle övünme’leriyle ‘Yunanca anlamda İdiot (aptal)’ olabilirler diyor.
Oysa bir ‘ulus’un ‘deha’sı (génie) o ulusun ‘edebiyat’ından başkası değildir.
O nedenle İskoç Percy ve Macpherson’un kolleksiyonlarını ‘kendi ülkelerinin ‘marka’sı (parmak izi)’ olarak değerlendirmektedir Herder.
Oysa Almanlar’ın henüz böyle ‘deha’ları yoktur.
Yani, ‘Dil’ eğer bir ‘ulus’un ‘belirgin göstergesi’ (marque) ise, herşeyden önce bunu şiir ve edebiyatıyla göstermiş olmalıdır.
Yoksa bizim oralarda iyi lavuk çekilir demekle, ne ‘dil’iniz ‘ulusal dil’ ve ne de ulusal ‘edebiyat’ınız ve giderek ‘felsefe’niz olmaz.
Ancak ve sadece ‘söylence’lerinizle ‘övünmek’ zorunda kalırsız.
Tam da bu nedenle, bizde ‘övünmek’ ancak Namık Kemal’ler ve Tevfik Fikret’lerle başlamıştır denilebilir.
Çok daha önemlisi, bir ‘ulus’un ‘düşünce kapasitesi’ ancak ve sadece ‘Dil’inin, Herder’in deyimiyle ‘olgunluk’ aşamasına gelmesiyle gelişmeye başlıyor.
Buradan hareketle, eğer ‘düşünme yeteneği’niz gelişmemiş ise, ‘ulus’ oluşturmanız da zorlaşacaktır denilebilir.
Nitekim yine Herder, ‘Bir felsefenin nasıl daha evrensel ve kendi halkına daha yarayışlı olabilir?’ sorusunun yanıtını ararken; bu anlayıştan kalkan Doğu Almanlar “Filozof ve köleler, yarayışlı olmak için birleşiniz” diyorlardı.
Çünkü “Bir model olacak olan her yurttaş ve senden beklenen budur” deniyordu.
Bir ‘Yurttaş modeli’ ve yine bir ‘filozof modeli’!
Filozoftan vazgeçtik, Türkiye’deki şu ‘vatandaş modeli’ne baktığımda, sizi bilemem ama ben ancak ve sadece utanıyorum.
(Sürecek)
(*) Gerhard Sauder, « La conception herdérienne de peuple/langue, des peuples et de leurs langues », Revue Germanique Internationale, 20 | 2003, pp :123-132
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 1203
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Tartışma ve Fikir Meydanı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x