" Bir suçu unutmak, onu affetmekten daha büyük bir ihanettir. Çünkü; unutanlar, yarın cellatlarını büyütür."
M. Irak
Epstein ile dünya, büyük bir pisliğin, ahlaksızlığın ve namussuzluğun nirvanasını gördü.
Ama bu çürüme, bir adamın değil; bir düzenin eseridir. Asıl mesele; bu pisliğin görülmesi değil, görülüp de unutulmasıdır.
Bu bir skandal değil.
Bu bir ifşa değil.
Bu, insanlığın kendisiyle yüzleşememesinin belgesidir.
Onu yaratan yalnızca sapkınlığı değil;
Onu koruyan sistemdir.
Dosyaları karartanlar, uçuş listelerini saklayanlar, kameraları susturanlar, tanıkları yok edenler...
Hepsi bu karanlığın ortaklarıdır. Ve bize gösterilenler inanıyorum ki, olayların sadece yüzde onudur.
Bu yüzden bu bir birey meselesi değil;
Bu, organize bir ahlaksızlık rejimidir.
Çünkü bu düzen, suçtan değil; hafızadan korkar.
Skandalı bir "canavar" hikâyesine indirger, dosyayı bireyselleştirir, suçun arkasındaki ağı siler, sonra gündemi değiştirir.
Biraz magazin, biraz siyaset, biraz yapay kriz...
Ve insanlık, bir çocuğun çığlığını bile birkaç haftada tüketir.
İnsan, adaleti kaybettiği gün ahlakını kaybeder.
Ahlakını kaybeden toplumda çocuk artık korunacak bir emanet değil, üzerinde pazarlık yapılan bir beden olur.
Kadın meta olur, güç ise dokunulmazlık zırhına dönüşür.
Yüzyıllardır oğlancılığın, çocuklara cinsel istismarın, ensestin, tecavüzün var olduğu biliniyor.
Ama her çağda aynı senaryo sahneleniyor:
Güç konuşur, vicdan susar.
Ve sonra herkes aynı cümleyi kurar:
"Bilmiyorduk."
Hayır.
Biliyordunuz.
Gördünüz.
Duydunuz.
Ama çıkarlarınıza dokunduğu için susmayı seçtiniz.
Çocuk çığlığı duyulup da susan herkes, sadece tanık değil; suç ortağıdır.
Bugün hâlâ kimler o uçaklardaydı, kimler o adaya gitti, kimler o çocukların hayatını çaldı bilmiyoruz.
Çünkü bilmemiz istenilmiyor.
Ve yarın, bu dosya da diğerleri gibi "komplo" yaftasıyla tarihin karanlık raflarına kaldırılacak.
Unutturacaklar.
Her zaman yaptıkları gibi.
Bu ahlaksızlığın ne Batı medeniyetiyle, ne Doğu'yla, ne de İslam'la ilgisi vardır.
Hiçbir inanç, hiçbir medeniyet bu iğrençliği meşru görmez.
Ama ahlaksızlar kendilerini hep dinin, bayrağın, ideolojinin arkasına saklar.
Çünkü bilirler. kimliğin arkasına gizlenen suç, daha zor görülür.
İnsan kötülüğüyle bu pisliğin içine girdiğinde, nerede olduğu hiç önemli değildir.
Tarikatlarda da olur, cemaatlerde de...
Derneklerde de olur, vakıflarda da...
Saraylarda da olur, kulübelerde de...
Çünkü mesele mekân değil; cezasızlıktır.
Bir toplumda çocuk istismarına "iyi hal", "zamanaşımı", "indirim" kapıları açılıyorsa; orada hukuk değil, suç düzeni vardır.
Epstein öldü.
Ama onu var eden sistem hâlâ nefes alıyor.
Biz susarsak,
Bu düzen yarın yeni Epstein'lar doğuracak.
Unutmak tarafsızlık değildir.
Unutmak, bu çürümenin sürmesine razı olmaktır.
Bugün susarsan,
Yarın çocuğunu savunacak bir dünya kalmayacak.
Bu bir çağrıdır:
Hatırla.
Yüzleş.
Susma.
Ve hiçbir şeyi unutma.
Çünkü unutulan her suç,
yarının karanlığını bugünden inşa eder.
Saygılarımla
Mehmet Irak

