[img]http://www.empirepic.com/images/eypnstuxuor1vliiyuj9.jpg[/img]
İkinci Ergenekon Davası'nın 22 Ocak'taki duruşmasında, Askeri liseyi birincilikle, harp okulunu dördüncülükle bitiren Kara Pilot Teğmen Mehmet Ali Çelebi ders niteliğinde bir konuşma yaptı. İşte genç Teğmen'nin o savunmasının bir bölümü...
Komutanım Yarbay Tatar'ın İntiharı
Komutanım Deniz Yarbay Ali Tatar yalan ve iftiranın kıyımına, zulmüne son vermek, Türk milleti için işaret fişeği olmak istedi. Türkiye Cumhuriyeti'nin varoluşu için kendi yokoluşunun karşısına dikildi. Bize korku salmaya çalışanları, büyük küçümsedi. Onların üzerine vatan sevgisiyle yürüdü ve son mektubunda dedi ki:
Hukuksuzluk sürecine hukuk adına saygı gösterilemez . Ben bu hukuksuzlukla yaşıyamam. Belki benim ölümüm benim durumumda olanların aydınlığa çıkmasına vesile olur. Şunu bilin ki en küçük suçu ve günahı olmayan ben, bu yapılan hukuksuzluğa isyan ve bu karanlığa bir nebze ışık olabiymek için hayatıma son veriyorum."
Subay Kimdir?
Ruhu şad olsun! İşte subay diye bedeninden önce şerefini, vatanını, milletini koruyan adama derler. Subayın tanımı budur. Subayı farklı tanımlama gayretinde olanların, onu ihbarcı, suikastçi, vatan haini yapmaya çalışanların çabaları boşunadır. Bunu görüyoruz göreceğiz.
Günümüzün Ali Kemal'leri
Sayın Başkan, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne dolayısıyla Türk milletine açılan barutsuz ve dumansız sindirme savaşında düşman safında yer alanlar, görevlerinin gereğini yapmaya devam ediyorlar. Günümüz Mondros basınının Ali Kemalleri zehir saçıyor... hayasızlığın zirvesini çiziyorlar. Vicdan için insanlık için bundan daha aşağılayıcı bir iflas olabilir mi? Bu düşüncenin Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nda dahi malum şahıslarca sahiplenilmesi şaşırtıcı değildir.
Bursa Nutku'nun Askeriyim
Bu düşünce sahiplerini; onlara utanma duygusunu hatırlatmak için savunmama davet ediyorum. Çok şey göstereceğim onlara. Tanık olmak istediğim için tutuklandığımı, Cumhuriyet'e 15 yıl ömür biçen mürtecilere Türkiye Cumhuriyeti'ne pusu kuranlara karşı vatani vazifemin icap ettirdiği müdafaayı yaptığım için, Bursa Nutku Gençliği'nden, Mustafa Kemal'in özde askerlerinden olduğum için, değerlerimizin ve geleceğimizin en kıskanç bekçilerimden olduğum için burada olduğumu göstereceğim. Rahat olsunlar onlara elle tutulabilir yalanlar, ispatlanmış iftiralar göstereceğim.
Kardak'a Türk Bayrağını Dikenler
Sayın Başkan ben burada olmayan diğer subayların da feryadıyım. Benim silah arkadaşlarımın da durumu benden farksız.
Denizci Teğmenlerimizin evine uyuşturucu koydular, patlayıcı koydular, kadın tüccarı olarak damgaladılar pırıl pırıl insanları.
Deniz Kuvvetleri'nin gözbebeği SAT komandolarını rehin aldılar.
Aralarında Kardak'a namusumuzu, Türk bayrağını diken komutanlarım da var.
Kafes denen uydurmacayla kendilerini liyakatle görevine adamış komutanlarıma çamur atıyorlar.
Sayın Başkan bunlar kabullenilemez. Kamuoyu ve yargı, kulağa çirkin, aşırı ve aşağı gelen hukukun ciddiliğine sarmalanmış palavralarla şüphe ve korkuyla düşünmeye ayartıldı. İnsanlar, herşey, köküne kadar yalana boğuldu.
Gerçeğin değeri, anlamı, doğruluğu harcandı; başka kılıklara sokuldu. Savcılık makamı subay paketlediğini gururla söyleyebilen bir psikolojik savaş merkezi haline geldi.
Tam Bağımsız Türkiye Günleri
Merak ediyorum sayın başkan, çok merak ediyorum. Dürüst insanların; ceza görmeden, hırpalanmadan ülkelerine hizmet edebilecekleri günler ne zaman gelecek?
Vatanseverliğin başının belaya uğramayacağı günler...
Tam bağımsız Türkiye diyenlerin takibata uğramayacağı, Türk milletine düşmanlık edenlerin Türk yargısından teşvik görmediği günler.
"Ülkemin adaletiyle gurur duyuyorum" diyebileceğim günler ne zaman gelecek?
Bu iddianameye yazılanlar Mustafa Kemal'in yenilmezliğine karşı duyulan kızgınlığın zavallıca gösterisinden başka bir şey değildir.
Kararsız, Korkak Değil Cesur Olunmalı
Tehlikeyi önlemek amacıyla bütün gücümüzle harekete geçmemek intihardır. Bu nedenle kararsız korkak değil cesur olunmalıdır. Pusuda bekleyen yokoluşa boyun eğmek istemeyenlerdenim. Çünkü "Türk Subayı için hak yok vazife vardır!"
Koşullar ne olursa olsun, Mustafa Kemal'in yolunu temiz, izini taze tutacağız. Bu uğurda ödeyeceğimiz her bedeli ve tazminatı şeref sayarız. Çünkü ben, Türk subayıyım. Savaşçıyım. Savaşçılar, yaralarının büyüklüğüyle gurur duyarlar. Çünkü bu, kazanacakları onurun bir parçasıdır. Bunun en canlı örneği, ebedi önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'tür. Onun heykelleri, yaşarken üzerine atılan taşlardan yapılmıştır.
O, Türk milletinin önünde ilerleyen bir zafer bayrağıdır. Bu bayrak; bugün de, yarın da bütün güçlükler üzerinde yükselecek ve hep yenecektir. Biz dünkü yeneni ve yenileni okuyarak gördük. Yenen, kararlıkları yakan ebedi önderiyle Türk milletiydi. Yenilen onun yürüyüşüne karşı koymak isteyen bütün dünya oldu. Ben bugün de yenecek ve yenilecekleri şimdiden görüyorum. Yenecekler, dünkü yenenler; yenilecekler, yine büyük yürüyüşümüzün önüne çıkmak isteyen bahtsızlar olacaktır.
Mehmet Ali Çelebi
Tutuklu Kara Pilot Teğmen
Kaynak



