Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tutuklandı

Genel & Güncel Konular

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tutuklandı

İletigönderen baragakal » Cum Oca 06, 2012 2:01

Resim

Genelkurmay eski Başkanı Org. Başbuğ tutuklandı

İnternet Andıcı Soruşturması kapsamında Cumhuriyet tarihinde ilk kez eski bir genelkurmay başkanı olarak sivil bir savcının makamında ifade veren İlker Başbuğ, "Terör örgütü yöneticisi olmak ve darbeye teşebbüs" suçlarını işlediği iddiasıyla sevk edildiği mahkemede tutuklandı. Başbuğ adliye çıkışında "Türkiye Cumhuriyeti'nin 26. Genel Kurmay Başkanı Terör Örgütü kurmak ve yönetmek suçundan tutuklanmıştır. Taktir yüce Türk halkınındır" dedi.

İnternet Andıcı davasına bakan İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, sanık savunmalarında ve belgelerde adı geçen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ hakkında suç duyurusunda bulunarak gereğinin yapılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasını kararlaştırmıştı. Mahkemenin, 30 Aralık 2011’de aldığı karar doğrultusunda Başbuğ ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca "internet andıcı" iddialarına ilişkin olarak soruşturma başlatılmıştı.

"ŞÜPHELİ" SIFATIYLA İFADE VERDİ

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Başbuğ’a gönderilen tebligatta, dün ‘şüpheli' sıfatıyla ifade vermesi için Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne çağrılmıştı. İnternet Andıcı davasında sanıklar, davaya konu olan sitelerin İlker Başbuğ’un bilgisi dahilinde faaliyet yürüttüğü yönünde ifade vermişti.

ÜÇ ARAÇLA GELDİ, GAZETECİLERİN SORULARINI YANITSIZ BIRAKTI

Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ, dün saat 13.30’da Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne üç araçla birlikte geldi. Girişte gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakan Başbuğ’a avukat İlkay Sezer eşlik etti. Başbuğ’un gelişi için adliyede geniş güvenlik önlemi alındı. Hem polis hem asker adliye bahçesine konuşlandırıldı. Merkez Komutanlığı yetkilileri de Başbuğ’u adliye kapısında karşıladı.

7 SAAT "ŞÜPHELİ" SIFATIYLA İFADE VERDİ

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcı Cihan Kansız’a ‘internet andıcı’ soruşturması kapsamında yaklaşık 7 saat ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade verdi.

"HÜKÜMETE YIKMAYA TEŞEBBÜS" VE "ÖRGÜT YÖNETİCİLİĞİ" SUÇLAMASI

Başbuğ’un sorgusu 20.00 sıralarında tamamlandı. Başbuğ, “Silahlı terör örgütü yöneticisi olmak ve cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs" suçlarından tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk edildi.

MAHKEME SORGUSU 1.5 SAAT SÜRDÜ

Başbuğ, savcılık sorgusunun ardından İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi hakimi karşısına çıktı. Başbuğ’un mahkemedeki sorgusu 23.00’te başladı. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Vedat Dalda, Başbuğ’un duruşma salonunda ifadesini aldı.Yaklaşık 1.5 saat ifade veren eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ “Örgüt yöneticisi olmak ve darbeye teşebbüsö suçlamasıyla tutuklandı.

BAŞBUĞ: “TAKTİR TÜRK MİLLETİNİNDİR"

Başbuğ emniyete ait sivil bir araç ile cezaevine götürüldü. Başbuğ’un çıkışında geniş güvenlik önlemleri alındı. Başbuğ’u götüren araca emniyete ait iki araç eskortluk yaptı. Adliyeden çıkarılan Başbuğ, gazetecilerin soruları üzerine şunları söyledi; “T.C’nin 26. Genelkurmay Başkanı ‘terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlamasıyla tutuklanmıştır. Taktir yüce Türk milletinindir"

“TRAJİKOMİK BİR DURUM"


Mahkemedeki ifadesinde suçlamaları reddettiği öğrenilen İlker Başbuğ’un, “Bu suçla itham edilen ki TC. devletinin 26. Genelkurmay Başkanı'dır. Bunu tarihe not olarak düşmekte yarar görüyorum. Ben Genelkurmay Başkanı olarak TSK’nın komutanıyım ki bu TSK dünyanın en güçlü ordularından biridir. Böyle bir orduya komutanlık eden bir kişinin silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek ile suçlanması gerçekten trajikomik diyebiliriz" dediği öğrenildi.

“ÇOK ÜZÜCÜ, ANLAŞILMASI ZOR"

Genelkurmay Başkanı olarak atamasının şu anki siyasi iktidar tarafından yapıldığına dikkat çeken Başbuğ’un, “Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Milli Güvenlik Kurulu üyesi olarak bu hükümetin bakanları ile birlikte çalıştık. Bu dönemler içerisinde benim silahlı terör örgütü kurma ve yönetmem tespit edilememiştir ki bu üzerinde durulması gereken bir noktadır. Ben 30 Ağustos 2010 yılında emekli olduktan 1,5 yıl sonra böyle bir suçlama ile karşı karşıya kaldım. Çok üzücü anlaşılması zor, eğer ki benim faaliyetlerimi aktif görevim esnasında yaptığım iddia ediliyor ki, bu faaliyetlerim o zaman da devletin yetkili makamlarınca anlaşılmamışsa bunu da anlamak mümkün değildir.

“ONURUYLA GÖREV VERMİŞ BİRİSİ İÇİN ÇOK AĞIR BİR İDDİA"

Netice olarak böyle bir iddiayı duymak işitmek, silahlı kuvvetlere, ülkeye, devlete görev vermiş, şerefiyle onuruyla görev vermiş birisi için çok ağır bir iddia. Bu iddianın bu şekilde dile getirilmesi bile benim için en ağır cezadır bundan sonra ne ceza verilirse bu beni daha fazla üzmez. Benim görevim esnasında böyle bir şey varsa gereken yapılmalıydı. Bu kanaate nasıl ulaşılmıştır, basın açıklamalarımdan , internet andıcı konusu başlığı altında internet sitelerinde çıkan yazılar, bir iki haber ile Genelkurmay itham edilmektedir" diye konuştuğu ögrenildi.

SAĞLIK KONTROLÜNDEN GEÇİRİLİYOR

Ardından, sivil bir araca bindirilen Başbuğ, sağlık kontrolü için, polis ekipleri, basın araçları ve bir ambulansın da yer aldığı konvoy eşliğinde Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.

Kaynak : Hurriyet
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tutuklandı

İletigönderen Başkomutan » Cum Oca 06, 2012 2:43

Org İlker Başbuğ: Takdir yüce Türk milletinindir

"Takdir yüce Türk milletinindir"

Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan eski Genelkurmay Başkanıemekli Orgeneral İlker Başbuğ, adliye çıkışında “Türkiye Cumhuriyeti'nin 26. Genelkurmay Başkanı, terör örgütü kurmaktan ve yönetmekten tutuklandı. Takdir yüce Türk milletinindir” dedi.Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, mahkemede tüm suçlamaları reddederek şu savunmayı yaptı:


“Bu suçu reddediyorum. Bu suçla itham edilen kişi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 26’ncı Genelkurmay Başkanı’dır. Bunu tarihe not olarak düşmekte yarar görüyorum. Ben Genelkurmay Başkanı olarak TSK’nın komutanıyım ki bu Türk Silahlı Kuvvetleri dünyanın sayılı en güçlü ordularından bir tanesidir. Böyle bir orduya komuta eden birisinin silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ile suçlanması gerçekten trajikomik diyebiliriz.

Ben 2002 yılı 30 Ağustos’unda orgeneralliğe terfi ettim. Ve 2003 yılı Ağustos itibariyle Genelkurmay 2’nci Başkanlığı görevine atandım, şu andaki siyasi iktidar tarafından. Bu görevi yaptığım 2003-2005 yılları arasında çeşitli vesilelerle Sayın Cumhurbaşkanı ve gerekse Sayın Başbakan ile çalışmalarımız oldu. Yine bu siyasi iktidar tarafından 2006 yılında Kara Kuvvetleri Komutanı olarak atandım. Yine şu anki hükümetimiz tarafından 2008-2010 yılları arasında Genelkurmay Başkanlığı görevine atandım.

Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Milli Güvenlik Kurulu üyesi olarak bu hükümetin bakanlarıyla birlikte çalıştık. Şimdi elbette devletimizin istihbarat olanak ve imkânları var. Bu kadar sene beraber çalışıyoruz ki siyasi otoritenin en büyük makamlarıyla o dönemlerde benim bir silahlı terör örgütü kurmam ve yönetmem tespit edilememiştir ki bu üzerinde durulması gereken bir nokta. Tespit edilmiş ve bu görevde tutulmuşsa bu da ayrı bir nokta.

Ben 30 Ağustos 2010 yılında emekli olduktan 1.5 yıl sonra ben böyle bir suçlamayla karşı karşıya kaldım. Çok üzücü, anlaşılması zor. Netice olarak böyle bir iddiayı duymak, işitmek silahlı kuvvetlere, ülkeye, şerefiyle, onuruyla görev vermiş birisi için çok ağır bir iddia. Bu iddianın bu şekilde dile getirilmesi bile benim için en ağır cezadır. Bundan sonra ne ceza verilirse bu beni daha fazla üzmez. Bu kanaate nasıl ulaşılmıştır. Savcılık sorgum esnasında ciddi bir soru ile muhatap olmadım. Eğer bunlarla bu sonuca varılarak suçlanıyorsam bu gerçekten çok acıdır.

Bir iki basın açıklaması, ve bir iki internet sitesi haberiyle hükümeti yıkmakla itham ediliyorsam bu çok acıdır. Benim böyle kötü bir amacım olsa 700 bin kişilik gücü elinde tutan bir komutan olarak bunu yapmanın başka yolları da olabilirdi. Ben görev hayatım boyunca her zaman kanunların ve anayasanın çizgisinde oldum. Ancak bugün iddia edilen suçlar ve bu suçlamaya giden değerlendirmeler dosyadan vakıf olduğunuz üzere benim dönemimle ilgili internet siteleriyle bir ilgim olmadığı da savunmalarımda mevcuttur.”

Nöbetçi hakim tarafından sorulan soru üzerine Başbuğ, “2008 yılı 30 Ağustos tarihinde Genelkurmay Başkanlığı görevime başladım. 4 Şubat 2009’da bu internet siteleriyle ilgili olarak bir haber yayımlandı. Bu haber üzerine konunun derhal incelenmesini istedik ve o haberde sadece site adresleri vardı. Herhangi bir içerik yoktu. İlk inceleme sonucunda şekil ve teknik açıdan bu sitelerin kanuna uygun olmadığı bilgisi bana verildiğinde bu siteleri kapattırdım.

Aslında bana teşekkür edilmesi gerekir ki ben bu siteleri kapattıran kişiyim. Ayrıca 30 Ağustos 2008-Şubat 2009 tarihleri arasında da bu sitelerde hiçbir işlem yoktur. Bu sitelerin son güncelleme tarihlerine bakıldığında benim görev süremden öncesidir. Şubat 2009 tarihinden sonra 4 sitenin kurulması konusu bu andıcın temel konusudur. Bu andıç bana arzedilmedi. Arzedilmiş olsa muhakkak üzerinde imzam ya da parafem olurdu. Bir kişi çıkıp bu andıcın üzerinde komutanın imzasını ya da parafını gördüm diyen bir kişi dahi yoktur. Hazırlık aşamasında olan bu siteler de 19 Haziran 2009 tarihinde kapatıldı.

Bu siteler aktif dahi edilmemiş, bir haber dahi yapılmamıştır. Bu sitelerde ifade ettiğim gibi 19 Haziran 2009’da kapatıldı, internet andıcıyla ilgili bilgim 4 Kasım 2009 tarihinde oldu. Haberin yayımlanmasına müteakip Şubat 2009’da kapattığımız sitelerin içerikleri nedir, burada ne yapılmıştır konusunun cevabını veya bu konuyla ilgili bilgileri de ancak internet andıcıyla ilgili iddianamenin 2011 yılının ağustos ayında iddianame çıktığı zaman kısmen öğrendim. Bu durumda devletin aslında bana teşekkür etmesi gerekirken bugün bu konuyla suçlanmam tarihin acı bir cilvesidir. Yani şunu demek istiyorum; benim dönemimde bu internet sitelerinde suç teşkil eden bir tane olay ortaya konulmuşsa ki yoktur, bunu da açıklamış olmak isterim.

İkinci başkan tarafından sayın komutana arz diye sunulan bir belge normal şartlarda bana arz edilmesi gerekir. Ancak kesinlikle arz edilmedi. Arz edilmiş olsa bir imza, bir paraf mutlaka konulurdu. Bu andıç 2’nci başkan tarafından 1 Nisan 2009 tarihinde paraflanmıştır. İddialara göre bu andıcın bana 14 Nisan 2009 tarihinde arz edildiği iddia ediliyor. Ancak bu andıcın 2 Nisan 2009 tarihinde karargah içinde işleme girdiğini de görüyoruz.

Bu bana okumuş olduğunuz İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tutanaklarındaki komutanın imzasını gördüm. Komutan imzaladı yönündeki beyanlar sadece değerlendirmedir. Hatta aynı kişilerin daha sonraki beyanlarında bu kez de imzayı görmedim şeklinde savcıya beyanları vardır. Yüzbaşı Murat Uslukılıç (Andıç Davası sanığı) ve Mehmet Eröz’ün 29 Aralık 2011 tarihli duruşmadaki beyanları komutandan veya Genelkurmay Başkanı’ndan evrakın geldiğinin söylendiği, ancak söz konusu internet andıcı üzerinde komutanın imzasını gördünüz mü sorusuna ikisinin de verdiği net cevap ‘görmedim’ şeklindedir.

Hatta daha sonra Yüzbaşı Murat Uslukılıç ifadesinde şöyle devam etmiştir; 2 evrak geldi, evraklardan birisi Ermenistan ile ilgili bir evrak ve internet andıcı evrakı. Ermenistan evrakında komutanın imzası vardı, diğerinde yoktu. Bu Yüzbaşı Murat Uslukılıç’ın ifadesidir. Diğerleri sadece değerlendirmedir. 2’nci başkan sayın komutana arz yazdığı zaman o evrakın komutana arz edilmesi gerekir, ancak kesinlikle arz edilmemiştir. Şunu da ekleyebiliriz ki andıç bir karargahtaki faaliyetleri başlatan bir eylemdir. Bu andıç ile 4 sitenin kurulması işlemi başlatılmıştır. Ancak bu sitelerin aktif hale gelmesi için andıç yeterli olmaz. Bunun olması için uygulama emri yayımlanması gerekir. Ancak bu konuda öyle bir şey de söz konusu olmamıştır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, serbest bırakılmamı talep ediyorum.

Mahkeme hakimi Vedat Dalda, tutuklama kararında şunlara yer verdi:

Şüpheli Mehmet İlker Başbuğ'un üzerine atılı silahlı terör örgütü kurmak veya yönetme ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engellemeye teşebbüs etme suçlarının vasıf ve mahiyeti şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması suçların ceza muhakemesi kanununun 103/3 sayılı katalog suçlardan olması nedeniyle şüphelinin üzerine atılı bu suçlardan ayrı ayrı tutuklanmasına karar verildi.

Hürriyet, 6 Ocak 2012
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24

Re: Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tutuklandı

İletigönderen Başkomutan » Cum Oca 06, 2012 3:03

Sayın Arslan Bulut - Ya Atatürk’ün gizli bir önlemi varsa! başlıklı yazısında şöyle diyordu

Bugün, Türkiye’de bütün devlet kurumları, cumhuriyetle hesaplaşmak isteyenlerin eline geçmiştir. Dolayısıyla, silâh da onların elindedir. Cumhuriyetin kuruluş felsefesine inananların elinde hiçbir mevzi kalmamıştır. Nitekim, önemli bir kısmı cezaevlerine doldurulmuştur.

Tersanelerin zaptedilmesine kadar, Atatürk’ün gençliğe hitabesinde bahsettiği bütün olumsuz şartlar da gerçek olmuştur.

Sahi Atatürk, kurduğu devletin başına böyle bir bela geleceğini 1927’de bildiğine, bütün ordularının dağıtılmış olabileceğini dahi söylediğine göre Türk Cumhuriyetini, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden sonra gençlere emanet etmekle kalmayıp, kimsenin bilmediği gizli bir önlem de almış olmasın?

İşte hâlâ bundan korkuyorlar!


Bu tutuklamalar bu yüzden sürüyor.Asıl sorun silahsız kuvvetlerdeki atalet.Nedir bunun sebebi?
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24

Re: Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tutuklandı

İletigönderen yüksel Özdemir » Cum Oca 06, 2012 14:33

Sayın İlker BAŞBUĞ,tutukladığında takdir Yüce Türk Milletinindir sözünden önce şunu söylemeliydi.
Ben bu hükümet döneminde Orgeneral oldum,Gnl.Kurmay 2.ci Bşk.lığı,K.K.Komutanlığı ve 2010 Ağustos ayına kadar da Genel Kurmay başkanlığı yaptım.Madem ki,terör örgütü kurmak ve Hükümeti yıkmakla suçlanıyorum,bu tarihe kadar niye beklenmişte emekli olunca şüpheli oluyorum.
Beni bu makamlara tayin edenler ve benimle birlikte çalışanlarda aynı suçtan şüphelidirler.dyei,koumalarına siz
gidiniz ben tutuklandım.Beni bundan sonra Türk Polisi layık görülen yere götürsünler.diyerek polis arabasına binmeliydi. Ve en sonunda da Takdir yüce Türk Ulusunundur demeliydi.
Değerli hemşehrim bunları da aynen derdi,ancak 10-12 saat ifadesinde yorulmuş olduğunu sanıyorum.
Kendilerine geçmiş olsun der,Sayın Başbuğ'un tertemiz bir yurtsever olduğuna canı gönülden inanıyorum.
Televizyonlarda suçlu ilan ediliyor.Üzülmesinler hakkında iyi konuşan büyüklerimiz de timsah gözyaşları döküyorlar. SAYGILARIMLA
Kullanıcı küçük betizi
yüksel Özdemir
Üye
Üye
 
İletiler: 2
Kayıt: Cum Oca 06, 2012 14:06

Re: Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tutuklandı

İletigönderen murat8 » Cum Oca 06, 2012 15:38

Türk Ordusu'nun en etkili ve yetkili askeri konumundayken yani Genelkurmay Başkanı iken emrindeki onlarca subay ve komutan patır patır zindanlara tıkılmakta iken, kozmik odalar işgal edilip ulusal güvenliğimiz tecavüze uğrarken gereğini yapamayan İlker Başbuğ, tutukluluk sürecinde de aynı karakteri sergilemiştir.

Halen izahat vermeye çalışıyor, şurada parafım yoktur, şu siteleri ben kapattım, ben masumum diye.

Paşaya içinde bulunduğumuz vaziyeti biz mi anlatalım?..

Eyy Başbuğ Paşa! Emperyalistler tarafından planlanıp, okyanus ötesi istihbarat teşkilatlarınca senaryosu yazılıp, Gülen cemaatinin cumhuriyet düşmanı, Amerikan işbirlikçisi polis, savcı, hakimlerince uygulamaya konan TÜRK ORDUSUNU ÇÖKERTME VE NİHAYETİNDE TÜRKİYE'Yİ BÖLME VE İŞGAL ETME hesaplarının somut adımlarıdır yaşadıklarımız.

Senin dün tek yapman gereken "Ben Amerikan'ın köpeklerine ifade vermem!" deyip SUSMAK olmalıydı.

Sense cemaat yani CIA'nın köpeği konumundaki sözde savcıya yedi saat ifade verdin!

SEN SAVAŞTAKİ ESİR KOMUTANSIN EY BAŞBUĞ PAŞA! Düşmana yedi saat neyi anlatırsın?!!!
Kullanıcı küçük betizi
murat8
Üye
Üye
 
İletiler: 36
Kayıt: Cum Mar 19, 2010 23:47

Re: Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tutuklandı

İletigönderen Başkomutan » Pzt Oca 09, 2012 4:03

Hedefte 5 Genelkurmay Başkanı var

PKK'nin tanık, TSK'nin de sanık yapıldığı Ergenekon soruşturması süreci, aşağıdan yukarıya tırmandırılarak Genelkurmay Başkanı'na kadar vardırıldı.

Em. Org. İlker Başbuğ'un tutuklanması, Ergenekon'da bir Genelkurmay Başkanı'nın ilk defa tutuklanmasından daha çok, onun şahsında TSK'nin tümden terör örgütü diye suçlanması bakımından önemli...

Bu ilk olma durumunun, tersinden de bir ilk oluşturmasını ve Türk Ordusu'nun “hukuka saygı” diyerek ABD tertibine direnilemeyeceğini öğrenmiş olmasını arzuluyoruz. Zira ABD, operasyonu Başbuğ'da durdurmayacak!

Aydınlık arşivini açalım:

Tarih, 31 Ağustos 2008. 1102 sayılı Aydınlık dergisinin kapağı şöyle: “5 Genelkurmay Başkanı Ergenekon'la suçlanıyor.”

Devam edelim... Tarih, 5 Temmuz 2009. 1146 sayılı Aydınlık dergisinin kapağı günümüze ışık tutuyor: “Fethullahçı Gladyo'nun '8. darbe' senaryosu sahnede! Hedef Org. Başbuğ.”

Kısacası, saldırı açık açık geliyor ama Türk Ordusu, “hukuka saygı”da mevzileniyordu.

GENELKURMAY BAŞKANLARI NEDEN HEDEF?

ABD'nin hedef aldığı Genelkurmay Başkanları Org. NecipTorumtay, Org. İsmail Hakkı Karadayı, Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu, Org. Yaşar Büyükanıt ve Org. İlker Başbuğ'du...

Birincisi yaşamını yitirdi; ABD, beşincisinden başladı.

Peki bu komutanlar neden ABD'nin hedefiydi?

Org. Necip Torumtay, Cumhurbaşkanı Özal'dan gelen Irak'a girme emrini uygulamamak için istifa etmişti.

Org. İsmail Kakkı Karadayı döneminde Türk Ordusu, Kuzey Irak'a, yani ABD'nin egemenlik alanına 35 bin askerle girdi ve kukla devleti büyük oranda dağıttı! Harekatın düzenlendiği Mart 1995 tarihi, aynı zamanda TSK'nin ABD'ye silahla direnmeye başladığı tarihtir.

Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu, Ocak 2002'de dost-düşman tarifi yapmıştı: “Bir taraftan soğuk savaşın eski düşman ülkeleri ortak çıkarlar için işbirliği yaparken, diğer yanda yıllarca dost ve müttefik olduğumuz ülkeler, Türk ulusunun bekaasına yönelik terörizme destek verdiği görülebilmektedir.

Org. Yaşar Büyükanıt ise ABD'nin terördeki rolüne dikkat çekmişti: “ABD Kuzey Irak'a konuşlanırsa, terörü de beraberinde getirebilir.”

Org. İlker Başbuğ, Irak'ın kuzeyinden gelen tehdide karşı İran'la işbirliği konusunda şunları söylemişti: “İran'la koordineli vurduk, gerekirse yine yaparız. İran'la istihbarat paylaşıyoruz. Onlar harekata başladığında, biz de yapıyoruz. Bilgi de paylaşıyoruz. Sınırın İran tarafından onlar, Türkiye tarafından biz operasyon düzenliyoruz.”

Beş Genelkurmay Başkanı, toplamda tehdidin kaynağını saptamış ve tehdide karşı bölgesel işbirliği içine girmişti. Kısacası, beşinin toplamı, ABD'ye karşı İran'la ve diğer komşularla ittifakı temsil ediyordu.

KURMAY ZAAFI

Ancak son iki Genelkurmay Başkanı döneminde ciddi zaaflar oluştuğunu da söylemeliyiz. Bu dönemde TSK, PKK'ye karşı ABD'yle “ittifak” çizgisine girdi, anlık istihbarat paylaşımı adı altında terörizmle mücadelenin en kilit unsurunu “müttefikine” teslim etti! Dahası, ABD'nin Avrasyacı subaylara karşı başlattığı tertibi, “hukuka saygı” diyerek izledi.

Em. Org. İlker Başbuğ'un mahkemedeki savunmasında hâlâ “ben hep kanunların çizgisinde oldum” demesi, kurmay zaafının sürdüğünün göstergesidir.

Teğmenini teslim eden Genelkurmay Başkanı'nın generalini de koruyamadığı bir sürece dönüşen bu soruşturma, gelip en sonunda TSK'nin komutanını da esir aldı.

Esir diyoruz, çünkü bunun bir Türk-Amerikan savaşı olduğunu ve Türk subaylarının teker teker savaş dışı bırakıldığını görüyoruz. O savaş bugün Kuzey Irak cephesinde yoğunlaşmıştır; Suriye, Ermeni meselesi ve Kıbrıs cephelerinden de desteklenmektedir. Türkiye, bölünme anayasasıyla, milli devlet olmaktan çıkarılmak istenmektedir.

Türk Ordusu şu gerçeği unutmamalı: Milli devletler, orduları direndikçe vardır. SSCB, Rus Ordusu direnmediği için dağıldı!

Mehmet Ali Güller - 07 Ocak 2012,
Aydınlık


Suriye müdahalesine karşı olan komutanlara Başbuğ’la gözdağı mı?


İlker Başbuğ’un tutuklanması bağlamında Ankara’nın öbür yakasında şu fısıltılar dolaşıyor!

1) İlker Başbuğ’un Silivri’ye gönderilmesi suç ve ceza hassasiyeti kapsamında bir arayış veya hukukun tecelli ettirilmesi hadisesi değildir çünkü amaç bu olsaydı, Başbuğ aylar öncesinden tutuklanması gerekirdi zira suçlandığı konu çerçevesinde son günlerde ilave herhangi bir belge ya da bilgi elde edilememiştir. Keza aynı davadan çok önceden tutuklamaların olmasına rağmen bugüne kadar kaçmayan ve sorguya kendi rızası ile giden eski bir Genelkurmay Başkanı’nın tutuksuz yargılama yerine tutuklanması başka bir amacın olduğuna delalettir.

2) Başbuğ iktidarın, “Ben hukukun üstündeyim. Bu ülkede tek ve tartışılmaz güç benim” bakışını egemen kılma ve bunu halen TSK’nın yönetim kademesinde olan komutanlarına hatırlatma ve de onları hizaya sokma adına hapistedir!

3) ABD ve AKP iktidarı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye ile ilgili bakış ve tutumlarından fevkalade rahatsızdır.

4) TSK’nın Suriye’ye saldırı ve de tampon bölge oluşturma fikri, “Büyük bir savaşa sebep olur ve Türkiye’yi böler” bakışında olması hem Washington’u hem de onların yerli işbirlikçilerini çıldırtıyor.

5) ABD ve AKP, halen TSK’da görevdeki bir ya da birkaç komutanın Necip Torumtay misali Suriye’yi gerekçe gösterip istifa etmesini ve bu istifa ile Türk kamuoyunu etkilemesinden çekiniyor ve böyle bir gerekçe ile istifa edebilecek komutana, “Sizi de Başbuğ gibi terörist ilan eder ve zindana göndeririz” mesajını vererek korku salıyor!

6) Kara - Hava ve Deniz Kuvvetleri Komutanlarının geçtiğimiz hafta sürpriz bir şekilde Bülent Arınç’ı ziyaret etmeleri yandaş basının iddia ettiği gibi “Başbuğ tutuklanmasın” diye değildir ve böyle bir şey zaten eşyanın tabiatına aykırıdır zira Arınç’ın bir hukukçu olarak tutukluluk metoduna karşıtlığı ve de Ergenekon’a bakan yargıçların onu zerre kadar umursamadıkları biliniyor. Komutanların Arınç’ı ziyaret sebebi onun TBMM Başkanı olarak yakın geçmişte Irak tezkeresinin reddinde aldığı rol sebebiyledir ve Suriye konusunda da benzer hassasiyeti sergilemesini istediler.

7) Komutanlar Türkiye’yi yöneten zirve isimlerden bazılarının CIA’nın dosya şantajı altında olduğunu biliyor ve bu durumun Türkiye’yi uçuruma taşıyacağını düşünüyor. Komutanların bu endişelerini Gül ile beraber Arınç’a ilettikleri de yaygın spekülasyondur!

8.) Şike konusunda kendi çıkarttığı yasayı bile çiğneyip yeni bir kanun çıkaran ve Cumhurbaşkanı Gül’ü bile gerektiğinde çiğneyebilen Tayyip Erdoğan’ın İlker Başbuğ’un tutuklanmasına suskun kalması, olanların onun bilgisi ve hatta onayı dahilinde olduğuna işaret olarak yorumlanıyor!

Sabahattin Önkibar - 08 Ocak 2012,
Yeni Mesaj
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24


Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x