Evlâd-ı Fatihan / Necdet SEVİNÇ

Evlâd-ı Fatihan / Necdet SEVİNÇ

İletigönderen Balasagun » Çrş Eyl 25, 2013 15:06

Evlâd-ı Fatihan


Kaybının 66’ncı yıldönümünde biz hâlâ Atatürk’ün Türk evlâdı olduğunu yazmak ihtiyacı duyuyorsak, ümmet toplumundan millet toplumuna geçiş sürecinde pek de önemli bir mesafe aldığımızı söyleyemeyiz.

Söyleyemeyiz, çünkü Atatürk nasıl ölümünden önce genellikle kendisini Türk hissetmeyenlerin ihanetine uğradıysa, kaybından sonra da gene kendisini Türk hissetmeyenler tarafından alçakça iftiralara mâruz kalmıştır.

Bu iftiralardan biri Onun soyu ile ilgilidir.

Gazi’nin Türk millî kimliğini ön plana çıkarması, Türk yaratılmakla iftihar etmesi ve kurduğu devlete de Türk adını vermesi siyasî islâmcıların harp ilânına sebep olmuştur.

Türk Milleti’nin tam bin yıl boyunca beklediği sesin yâni “Ben bir Türk’üm” diye haykıran Mehmet Emin Yurdakul’un Türk Edebiyatı’ndan silinmesi Türkçülüğün Esasları’nı yazan Ziya Gökalp’in, Türk düşünce tarihinden ıskat edilmesi, Türklüğü herşeyin üstünde gören Atsız’ın da 1944’de tıkıldığı tabutluktan hâlâ çıkarılmayışı; Türklüğü iftihar vesilesi saymanın nasıl affedilmez bir suç olduğunu göstermektir.

Türk millî devletini çökertmenin, Atatürk’ü yıkmakla mümkün olabileceğine inanan dönme-devşirme çocukları Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren, Atatürk’ün Türk ırkının evlâdı olmadığını mırıldanagelmişlerdir.

Oysa Gazi ana tarafından da, baba tarafından da yedi göbek Türk’tür!

Bir evlâd-ı fatihan olan babası Ali Rıza Efendi’nin dedeleri; önce Vidin’e, sonra Serez’e yerleşmiş, fakat Osmanlı egemenliğinin sarsılması üzerine Balkanlar’da sırp. bulgar, karadağ komitacılığı başlayınca da Selanik’e göçmüşlerdir.

Solakzâde Feyzullah Efendi’nin kızı olan Zübeyde Hanım’ın atalaRI da Karaman Türkleri’ndendir.

Bakınız Atatürk, mahalle, mektep ve silâh arkadaşı olan Alemdarzâde Ahmet Fuat Bulca’ya, 12 yaşında hayata gözlerini yuman kızkardeşi Naciye’yi anlatırken ne diyor:

-Naciye annem gibi sarışın, mavi gözlü, duru beyaz tenli idi. Tipik bir Yörük kızıydı.

Atatürk’ün 6 kardeşi içinde en uzun ömürlüsü olan rahmetli Makbule Atadan da hâtıratında şöyle demektedir:

-Annemden sık sık şunları dinlemişimdir. Bizim esas soyumuz yörüktür. Buralara Konya/Karaman çevresinden gelmişiz. Babam, “Feyzullah Efendi’nin büyük amcası Konya’ya gitmiş, Mevlevî dergâhına girmiş, orada kalmış, Yörüklüğünü unutmuş olacak” derdi. Bir gün ağabeyim Atatürk’e “Yörük ne demek?” diye sormuştum. Bana “yürüyen Türk demektir” cevabını vermişti.

Yıllar önce Makedonya Kültür Bakanı’yla görüşüyorduk. Bakan, bana Atatürk’ün Yörük olduğunu söyledi. Makedonya Kültür Bakanlığı Yayınları arasında Atatürk’le ilgili bir araştırma eseri yayınlanmış. “O kitapta okudum, Atatürk ana tarafından da, baba tarafından da Sarı Yörüklerdendir” dedi.

Makedonya’ya bir giden olursa bu kitabı lütfedip arasın, Türkçe’ye tercüme ettirip yayınlatırız.

Ben bu esere bir kaç yıl önce de dikkat çekmiştim. İlgilenen olmadı.

Acaba ilgili bir kurum veya yayınevi bu kitabı Türkçeye tercüme ettirip yayınlayamaz mı?

Necdet SEVİNÇ, Yeniçağ, 11 Kasım 2004
“Efendiler, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki aslî cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin”
Kullanıcı küçük betizi
Balasagun
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 3524
Kayıt: Cum Eki 17, 2008 13:18

Şu dizine dön: Necdet SEVİNÇ

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x