
Bugün, Uğur Mumcu’nun haince katledilmesinin 19. yıl dönümü. Uğur Mumcu kimlerin, neden hedefi olmuştu?
Uğur Mumcu ile ilgili bir çok iyi-kötü değerlendirmeye erişmek mümkün. İdeolojik olarak yapılan değerlendirmeler ise, ne yazık ki pek tutulmuyor. Biz, Uğur Mumcu’yu hedef haline getiren olgunun, aslında Uğur Mumcu’nun ideolojik yönü olduğu kanaatindeyiz.
Elbette, Uğur Mumcu iyi bir gazetecidir, araştırmacıdır; günümüzün “servis eden gazeteciliğinden” farklı olarak, araştıran-sorgulayan gazeteciliğin simgesidir.
Uğur Mumcu’nun ideolojik bakışı
Fakat, Uğur Mumcu’ya gazetecilikte bu üstün özellikleri sağlayan olguya işaret etmek gerekir. Bu olgu bizi, gençlik yıllarından itibaren geçirdiği süreci göz önüne getirmemizi zorunlu kılıyor. 1963’de yazmış olduğu “Türk Sosyalizmi” yazısıyla Yunus Nadi ödülünü alan, Doğan Avcıoğlu’nun öncülüğünde çıkan Yön ve Devrim dergilerinde gençliğinden itibaren pişen ve bu okuldan mezun olan Uğur Mumcu’nun gazeteciliği bu ideolojik birikimin üzerinde bir anlam ifade eder.
Uğur Mumcu Gladyo’yu farketmişti
Bu ideolojik birikim, Uğur Mumcu’yu ahlaklı, dürüst, cesur ve düzene boyun eğmeyen birisi haline getirmiştir. Bu birikim, O’nu Türkiye’ye olan saldırının gerçek düzlemini tespit etmesini sağlamıştır ve “derin devlet”, “mafya-tarikat-siyaset rejimi” üzerinde yoğunlaşması kaçınılmaz olarak gerçekleşmiştir. Ve bu sebeple kaçınılmaz olarak hedef haline gelmiştir, fakat gerçek bir Türk Aydını gibi inançları uğruna mücadeleden geri durmamıştır.
Türkiye’de tüm aydın katliamlarının arkasında Gladyo gerçeğiyle karşı karşıya geliyoruz. Bu gerçeklik, Gladyo rejminde elbette açığa çıkartılamazdı ve gerçeğin peşinden koşanlar günümüzde Ergenekon tertipleriyle cezalandırılıyorlar. Uğur Mumcu, yaşamış olsaydı bu tertiplerin içinde muhakkak kendisine yer bulurdu! Çünkü, Uğur Mumcu, Mustafa Kemal’den bize armağan kalan “bağımsızlığımızın”, “demokratik devrim kazanımlarımızın” savunucusuydu. Yüreğinin işçiyle atması da en büyük kabahati olurdu.
Uğur Mumcu'ya ancak bizler sahip çıkarız
Türkiye’de her değer, O’nu hakketmeyenler tarafından sahiplenilmektedir. Yıllardan beri Mustafa Kemal gerçekliğinde buna şahit oluyoruz. Uğur Mumcu için de aynı şeyleri yaşıyoruz. Yarın göreceğiz, düzen medyası Uğur Mumcu'ya ağıt yakmaya başlayacaktır. Başta neo liberal aydınlarımız-meşhur döneklerimiz- Uğur Mumcu'ya methiye düzeceklerdir. Uğur Mumcu yaşasaydı, 'Ergenekoncu' diye yaftalayacak olanların bir kez olsun Uğur Mumcu gibi meselelere yaklaşmadığı çok açık. Bu alçaklar sürüsünün Uğur Mumcu'yu sahiplenme iki yüzlülüğünü, Türkiye'nin geleceğinde hiç bir geçerliliği olmayacağını biliyoruz. Uğur Mumcu ismiyle özdeşlemiş Cumhuriyet Gazetesi de Uğur Mumcu’ya muhakkak özel bir yer ayıracaktır. Görünen köy kılavuz istemiyor, Cumhuriyet Gazetesi de ne yazık ki, Cumhuriyet Devrimimizin kaderini paylaşmıştır ve Türkiye'nin temelinde kendini ifade eden ileri ne varsa yok olmuştur. Bu yok olmuşluğu kabullenmemek ise Türkiye'ye Uğur Mumcu gibi bakan Mustafa Kemal devrimcilerinin mesleğidir. Türkiye’ye Uğur Mumcu gibi bakmayan Cumhuriyet Gazetesi, insanlarımızı ne yazık ki Uğur Mumcu ile aldatacaktır. Ama bizim Uğur Mumcu’yu mafya-gladyo-tarikat rejmi taraftarlarına, o rejme boyun eğenlere bırakmaya hiç niyetimiz yok. Bunu açık yüreklilikle söylüyoruz,ne neo liberaller ne de Cumhuriyet Gazetesi gibi var olan rejmi kabullenenler Uğur Mumcu’ya sahip çıkamazlar. Uğur Mumcu’ya ancak ve ancak Mustafa Kemal devrimciliğiyle Türkiye’ye yaklaşanlar sahip çıkabilir ve biz şu anda bu bilinçle hareket ediyoruz...
Ölümünün 19. yıl dönümünde Uğur Mumcu’yu unutmuyor, mücadelemizde yaşatmaya devam ediyoruz...
Kemalistler.net
Gladyoyu farkeden devrimci Türk aydını UĞUR MUMCU

