Gözaltılara ve Hücre Zulmüne Tepkiler:
Türkiye’de artık hukuk yok!
(Ulusal Kanal'a dün gece telefonla bağlanarak tepkilerini dile getiren aydınlarımız: Tacidar Seyhan- Oktay Ekşi- Mehmet Bedri Gültekin- Tansel Çölaşan- Yalçın Bayer- Ercan İpekçi- Banu Avar)
Tacidar Seyhan (CHP Milletvekili)
Siyasi irade sivil diktatörlüğe döndü!
Oradaki huzur, sosyal, psikolojik dengeler bozulmaya çalışılıyor…
Yazarlara, çizerlere , bu olaya taraf olanlara gözdağı verilmeye çalışılmaktadır. Bu içeriye değil, dışarıya mesajdır.Yılmayanlara, karşı çıkmayın mesajıdır.
Tecrit (hücre) cezası isyan, isyana teşvik…oradakilere rahatsızlığa yol açan, bedensel, ruhsal sağlığı bozanlara verilir…
“Ergenekon Terör Örgüt” denerek gözaltına alınıyor.
Terörün ne olduğunu açıklamak zorundalar.
Bu güne kadar bir dolu insanın köşelerindeki yazıların terörle bağdaştırılması yarını, neler olacağını gösteriyor.
İnsanlar bunları kendilerinin başına gelmiş gibi düşünmeli. Şimdi suçsuzları suçlu yapmak için komplo düzenlenmeye başlandı.
Siyasi irade sivil diktatörlüğe döndü!
İnsanlık dışı yapılan her şeye karşı çıkmalıyız. Olduğu gün siyasal alanda tepki gösterilmeli…Türkiye’de insan hak ve özgürlükleri için, her insanın duruşunun hizmet edeceğini düşünüyorum…
Oktay Ekşi (Gazeteci)
Hukuk üç sene önce katledildi!
Türkiye’de artık hukuk yok!
Diyeceğim, ne Doğu Perinçek, ne de diğer arkadaşların hücre, tecrit gibi muamelelere maruz kalmayacağı gerektiğidir. Bir zerre hukuk kalmışsa, bir zerre bile buna isyan eder!
Hukuk bugün bitmedi. Balık hafızalıyız biz galiba...
2008 yılının başından itibaren, bu Ergenekon soruşturmasından itibaren hareketli dönemin başlamak üzere olduğunu yazdık...
Hukuk için bugün bitti demeye lüzum yok.
Hukuk üç sene önce katledildi.
Bir ülkede başbakan savcılık görevi yüklenirse orada hukuktan söz edilebilir mi?
Siyasi bir baskı ile karşı karşıya basın yayın. Her kesimin hukukunu ciddi şekilde tehdit eden bir durum...Gazetecilikten başka hayatında hiç bir şey olmadığnı bildiğimiz Nedim Şener Hrant Dink’te istenmeyen belgeleri ortaya koydu. Meslek başarısı gösterdi. Onun bedelini ödüyor.
Hukuk yok! Şu an için, benim için yok!
Sokaktaki adam için yok!
Türkiye’de artık hukuk yok!
Mehmet Bedri Gültekin (Siyasetçi,)
Bu hücre cezaları topluma verilen gözdağlarıdır!
Üç yıllık kanunsuz ve haksız tutuklanmanın ardından bu hücre hapsi...
Bu tertibin en başından beri kanun, hukuk yoktu.
Bir yargılama değil, bir komedi sergileniyor. Büyük suçlar işlediler. Hepsi çok büyük suçlar işlediler! Eğer bütün yurtseverler teslim alınmazsa kendilerinden hesap sorulacaktır.
Bu hücre cezaları topluma verilen gözdağlarıdır. Kendilerine boyun eğmeyenlere...Kendi diktatörlüklerini egemen kılmak için...
Bir yönetim toplumu hakkaniyetle yönetmezse o toplumun direnme hakkı doğar!
Tansel Çölaşan (ADD Genel Başkanı)
Tek çare halka doğruların anlatılması…
Şu aşamada söylenecek şey: Türkiye’de hukuk yok!
Kendi işlerine geldiğinde, „Yargı işini yapıyor, „gelmediğinde, „Ulemaya niye sormuyoruz?“derler...
Şu anda hukuk yok! Ne gözaltına alınmalarda, ne tutuklamalarda!
Baro Başkanı söyledi, gözaltına alınmalarda hiç bir gerekçe yok! Uygulama da kanunsuz!
Bildikleri yolda yürüyorlar.
Gerekçesi olmayan bir karar hukukta yoktur! Üstelik sabahın beşinde devlet terörü estirilerek...
Televizyon dinleyen herkese korkunç bir olay var mesajı veriliyor. Polis birilerini yakalıyor...Bir iş var...mesajı...
Halbuki hiçbir şey yok! Bu kişiler sadece muhalefet yapıyorlar...
Benim halkım halkım diyorlar ya, o halka „darbe“ var, „darbe“ diyerek seçime gitmek istiyorlar...
Bilmeyen halkın kulağında kalanlar önemli...Bu traji komik bir olay! Neredeyse bütün konuşanlar içeri tıkılıyorlar...
Bu yapılanlara, Ergenekon vardır diye destekleyenler tarih nazarında nasıl suçlanacaklar!
Yurtdışından demokrasi dersi verenler de düşünsünler.
Bize demokrasi dersi veriyorlar, hadi samimiyseler göstersinler!
Bu işin iki sorumlusu: Dostunu düşmanını seçemeyen Avrupa. Dünya onları affetmeyecek!
Bir de içerden yardım edenler. Onlarıda dünya affetmeyecek!
Bu darbe lafının onların iktidarının devam için yapıldığını bilsinler!
Biz siyasi parti değiliz. Çözüm için , “Güçbirliği” diyoruz.
Atatürkçü Düşünce Türkiye’nin kuruluş felsefesiydi! Bunu yıktılar!
87 yıl önce, dünyada gıpta ile bakılan bir Cumhuriyet kurduk. Dünyada onurlu bir mevki edindik…
Gelinen bu noktada bunun geri dönüşüde vardır.
Siyasette tek amaç vardır. Halkın refahı…
Tek çare halka doğruların anlatılması…
Kılıçdaroğlu televizyonda konuşuyor. Bunu yarım veriyordu televizyon. Bir baştan veriyor, bir sondan veriyor, anlaşılmasın diye. İktidarın dedikleri ise hiç kesilmeden veriliyor. Her şey iltidarın ağzıyla öğreniliyor.
Tek ses var. O tek ses veriyor. Karşı çıkan susturuyor !
Bağımsız üniversiteler, barolar halka doğruyu anlatsınlar !Sivil toplum kuruluşları, sendikalar, siyasi partileri göreve davet etmeli !Ulusalcılarla birleşin demeli !
Yalçın Bayer(Gazeteci)
Mesleğini iyi yapan bu kişilerin yeri cezaevi mi ?
Çok zor günler geçiriyoruz.
3 Mart olayında çok değerli gazeteciler vardır içlerinde…Böyle kitap yazan, yazılarıyla mesleğini iyi yapmaktan başka bir suçu olmayanları içeri almak…
Hakikaten Türkiye’de tiyatro oynanıyor…
Biz burda kaçıncı oprasyon bizde hatırlamıyoruz..Nedim Şener,,,Yalçın Küçük…Duvar olabilecek kitaplar yazdı.
Korku imparatorluğu yaratmak…
Mesleğini iyi yapan bu kişilerin yeri cezaevi mi ?
Mesleğini iyi yaparsan başına iş gelir duygusu yaratmak…
Ercan İpekçi (Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel başkanı)
Olayın bundan sonrası yok!
Bu geldiğimiz nokta itibariyle basın açıklamalarıyla sorunların çözülemeyeceği noktadayız! Biz artık yazılı açıklamalarla sesimizin duyulmadığı kanaatindeyiz !
Meslektaşlarımızla dayanışma içinde olduğumuzu, terör örgütü suçlamalarının yakıştırma olduğunu, onlarla dayanışma göstermek amacıyla protestolar gerçekleştireceğiz!
2005 yılından beri basın özgürlüğünün kısıtlandığını hep ifade ediyoruz. 61 gazeteci cezaevinde tutuklu ve hükümlü olarak (yedisi hükümlü) tutulduğunu görüyoruz. Bu sabahkiler hariç.
31 gazeteci ya tutuklanmış, ya gözaltına alınmış, sonra serbest bırakılmış...
39 gazeteci daha var. Hapis ve para cezasına mahkum edilmiş. Ama cezaları 5 yıl ertelenmiş. Aynı suçu işlerse bu süre içinde iki cezayı birden çekecek!
120 gazeteci böyle…Binlercesine dava…
Olayın bundan sonrası yok! Türkiye kendisini çağdaş gösteremez! Her gazeteci cezaevini tadacaktır demek bu! Bunun izahı yok!
Banu Avar( Gazeteci yazar)
Kaç milyon insanı Silivri’ye sokabilirsiniz?
Bunun sonu yok onlar için. Bu şekilde gitmenin bir sonu yok!
Hiç bir şey kalıcı değildir! Aynı insanlara aynı baskı ve zulüm sürekli yapılamaz! Böyle bir şeyi tarih göstermiyor!
Söz bitti!..
Bütün durumu görenlerin buna, bu kötü gidiştir demeleri lâzım…
Kaç milyon insanı Silivri’ye sokabilirsiniz? Bunu ciddi şekilde düşünsünler!
Sesimizi yükseltmek zorundayız. Bir araya gelmeliyiz…
Bu sakin sakin söylenecek durumu geçti.
Artık her gece sabaha karşı birileri gelebilir...
Yarın hepimiz meydanlarda bunu protesto etmeliyiz...
Haber: Feza Tiryaki, 4Mart 2011



File format : 
