Gülen-Erdoğan / Şükran SONER

Genel & Güncel Konular

Gülen-Erdoğan / Şükran SONER

İletigönderen TÜRKK » Sal Ağu 03, 2010 23:26

GÜLEN-ERDOĞAN

İktidar çarklarının işletilmesinde geçerli güç odaklarının liderlik simgelerinde madalyonun bir yüzünde Fethullah Gülen Hoca’nın, diğerinde Başbakan Erdoğan’ın yer aldıkları tartışılmaz. Gücünü göstermede doğrudan sesleniş, siyasal çıkışları yöntem olarak çok sık kullanmayan Fethullah Gülen Hoca’nın son günlerde kimi siyasal gelişmelere ilişkin görüş açıklama gereğini duyması, ister istemez kimi tartışmaları da gündeme getirdi...

CHP’nin eski lideri Deniz Baykal’a düzenlenen çirkin komploya yönelik işin içinde olmadıklarını, onaylamadıklarını ortaya koyan dolaylı açıklaması, İHH yardım gemisi ekseninde dış politikada tırmanan İsrail karşıtlığı, Hamas yandaşlığı görüntüsünü paylaşmadıkları çıkışı, en son referandumda ölenlerin bile oylarının kullanılabilmesini dileyecek kadar şiddette bir “evet”in yanında, AKP’nin 12 Eylül karşıtlığı eksenindeki kampanya önceliklerine “hayır” olarak özetlenebilecek görüş çizgisi...

Sonuç olarak AKP iktidarının desteklendiği, ancak siyaseten sorumluluklarının, iktidar icraatlarındaki taktik-çizgi yanlışlarının cemaat tarafından paylaşılmayacağı, cemaat-siyasi parti iktidarı arasındaki mesafenin her zaman korunacağı mesajı ile, sadece Türkiye değil, belki de daha ağırlıklı olarak dünya kamuoyuna ilan ediliyor... Kişisel kanımı sorarsanız, Fethullah Gülen Hoca, cemaatin taktik olarak iktidar icraatlarını kontrol edemediği ya da siyaseten kendilerine göre yanlış sonuçların doğabileceği noktalarda cemaatini korumaya yönelik, siyasi iktidarın yıpranma payından bedel ödenmemesini sağlamayı seçiyor. Daha gerçekçi bir olasılık da ABD merkezli, dünya çapında bir cemaat siyaseti ile AKP’nin iktidar eksenli icraat, çıkar, oy siyaseti hesaplarında kaçınılmaz ortaya çıkan çelişkilerde kimlik farklılığının altını çizmeyi gerekli görüyor. Bir adım ileri, AKP’nin ABD eksenli rol model icraatlarında, özde ayrışma söz konusu olmasa da çelişki yaratabilecek kaymaları önleme, rota düzeltme uyarıları gündeme giriyor... Gülen Hoca gereğinde Erdoğan Hükümeti icraatlarında gördügü rota, çizgi sapmalarına doğrudan müdahale ederek, AKP hükümetlerini öngörülen çizgide tutmaya yönelik uyarıyor...

***

Kamuoyunun alışık olmadığı bu çıkışların kimi sağ tartışma sitelerinde değerlendirilmesi elbette abartılı... İktidarla cemaatin yollarının ayrıldığı tezleri ne kadar abartılıysa, çıkarımlar arasındaki çelişkiler de bir o kadar uyumsuz... AKP’nin dış politikada eksen kayması ile ABD-AB merkezli siyasetlerden koptuğu, Gülen Hoca’nın çıkışlarının, çok hafif, çok yumuşak bir çizgiye özen gösterilse de bu rahatsızlıkların bir sonucu olduğu ilk değerlendirmeleri, yorumlarının ardından, doğrudan ABD-AB eksenli önemli düzeltmeler geldi. Her iki kaynaktan resmi açıklamalar, medya yorumlarında AKP iktidarının İran yakınlaşması, Hamas-İsrail eksenli politikalarına açık eleştiriler gelse de, Erdoğan hükümetlerinin iç ve dış politika zorluklarında hoşgörü ile bakıldığının da altı çizildi.

Erdoğan hükümetlerine verilen desteğin kimi kendini düzeltme operasyonları bağlantılı sürdürüleceğinin altı çizildi. Başbakan’ın, eski başdanışmanının deyimi ile sifonu henüz çekilmedi. Ayakta kalabilirse, rotadan çıktığı varsayılan noktalarda istenen çizgiye dönerse, istenilenleri yapabilirse.. destek, işbirliği devam edecek...

***

Gülen cemaatinin ters tepen çok çirkin Baykal komplosundan cemaati aklama gereği çok anlaşılır bir refleks. İHH yardım gemisi eksenli yaşanan büyük krizde sorumluluğu paylaşmama, sadece Gülen Hoca’nın, cemaatinin dünya çapındaki yeri, işlevi anlamında da değil, konması zorunlu tavır, görev, işlev boyutunda da çok daha anlaşılır bir çıkış... Referanduma ilişkin çıkışı ise değerlendirmek, galiba konunun içeriği ile de bağlantılı, biraz daha karmaşık...

Doğrusu Gülen cemaati yandaşı uzman, bilim insanı kadrolarının çok geniş bir yelpazede, en başından çizdikleri karmaşık çerçeve hep dikkatimi çekiyor, üzerinde kafa patlatsam da sonuç çıkaramıyordum... Sonuç olarak en geniş yelpazede Başbakan Erdoğan ve AKP’nin sözcülerinin kimi çıkış ve stratejilerine sahip çıkmıyorlardı; ancak bir biçimde insan hakları, demokrasi adına referandumda “evet” demenin bir yolunu buluyorlardı. Asıl dikkatimi çeken ise eski soldan dönmüşler, en fanatik cemaat kökenliler, daha da radikal İslami kökenliler yelpazesinde çok farklı gerekçeli “evet” buluşmasına karşın, AKP liderlik kadrosu, izledikleri yeni siyasi çizgiler, referandum kampanyaları.. ile en uzak mesafede görünme çabalarındaki artıştı...

İş Ergenekon’a, hele de TSK’ye, son Balyoz operasyonuna gelince nerede ise bir linç kültürünün, öfkesinin egemen olması; nerede ise tek sesli koro olarak, özel yargının yakalama kararı, iddianamedeki suçlamaların ne ölçeklerde hukuka uygun, gerçeklik içerdiği tartışmasını yapma gereğini duymadan; listedeki komutanların tümü için hukuksal gelişmelere bakılmaksızın YAŞ’ta tasfiye, temizlik operasyonu istemleri.. nasıl açıklanabilir?



ŞÜKRAN SONER, Cumhuriyet, 03 AĞUSTOS, 2010
http://www.hakimiyetimilliye.org/index. ... soner.html
Kullanıcı küçük betizi
TÜRKK
Üye
Üye
 
İletiler: 152
Kayıt: Sal Mar 09, 2010 20:44

Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x