GÜNAH KEÇİSİ

GÜNAH KEÇİSİ

İletigönderen Feza Tiryaki » Prş Eyl 09, 2021 0:21

GÜNAH KEÇİSİ

Günah keçisini buldular. Hem de muhalefet tarafından buldular, rahatladılar.

Asıl günahkârlar şimdilik geriden olanları izliyorlar…

Oysa herkes biliyor, televizyon izleyen, akıllı telefonundan haberleri dinleyen herkes, Bolu Belediye Başkanının anlattığı o utanç verici anının (burada, bebek isteyen kadının utanmazlığını da hesaba katalım) yüz katı daha açık saçık, daha yıpratıcı olayların her gün halka sunulduğunu, hem de yandaş, kendine muhafazakâr diyenlerin eliyle sunulduğunu çok iyi biliyor.

Bolu Belediye Başkanına suç bulacaklarsa, daha göreve başlarken yaptığı ABD’yi taklit şovuna (gösterisine) dikkat çekip onu uyaracaklardı. İktidarın belediye başkanlarının bile yapmaya cesaret edemediği bir şekilde görev teslim töreni yapmamış mıydı bu kişi? Gazeteler anında yazmıştı:

“Bolu’da CHP’li Özcan Kuran’a el basıp yemin ederek göreve başladı.”

“Bolu'da Devir Teslim Töreni: CHP'li Başkan Göreve Kuran'a El Basarak Başladı.”

“CHP'li Başkan görevini Kuran üzerine yemin ederek devraldı”( 5-6-7 Nisan 2019)

Cumhuriyet tarihinde var mıydı böyle bir şey? Partisinden, kendisini eleştiren, dini siyasete karıştırma, dini bu şekilde kullanma diyen bir ses duyduk muydu o zaman? Amerikan başkanı İncil öper diye duyardık da böylesini yenice görmüştük…

Milletvekili yemini nasıl biter?

“… büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”

Önceki antlar da böyleydi. Yapılacaklar sayılır, sonra:

“Namusum üzerine söz veririm ki… ”

“… namusum üzerine söz veririm.” denirdi.

“… demokratik ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma…” sözü de şu andaki güncel yeminin başlarında geçer. Nerede bu sözün uygulanışı?

Sonra aynı kişi, ülkemizi saran sığınmacılardan korunma adına saçma sapan söylemler başlattı. Sorunun içerdiği tehlikeleri, gelecekte ülkemizi bekleyen büyük sorunları anlatacağına, toplumu gerçekten uyaracağına, yok su parasını sığınmacılardan şu kadar kat alacağım, onlara şunu yapacağım… gibi yine gösterişe dönük gösteri amaçlı laflar etti. Siz böyle saçmalarsanız, halka doğruyu, doğru doğru dosdoğru anlatmazsanız, yeni saray tarihçimiz de (İ. Ortaylı) çıkar; “Afganlara köylerde ihtiyacımız var.” deyiverir, muhalefete golünü atar. Ağzınız açık bakıverirsiniz, Fatih Altaylı’nın bile dili tutulur susar böyle cinliğe, böyle bir algı saldırısına.

Bolu B. Başkanı’nın su parası, elektrik faturası gevezeliği ilk günler iyi ses getirdiydi. Herkes onu konuşmaya, bir kısım onu yermeye bir kısım da övmeye başladı ki, bu o günlerde tam istenilen havaydı. Anıl da nasıl anılırsan anıl… Reklamın iyisi kötüsü olmaz misali…

En son bir yayında iyice gaza getirmişler Tanju başkanı, tanıdık, eş dost arasında anlatılıp acı acı gülünecek bir anıyı televizyonda canlı yayında gülerek anlatıvermiş. Şöyle:

“Bir açılışta, bir hanımefendi gelmiş yanına, Tanju Bey, bir konu var konuşabilir miyiz, demiş. O da, hemen Ankara’ya döneceğiz, özel değilse burada söyleyebilirsin deyince, bayan sıkıntı yok söylerim deyip, herkesin duyacağı şekilde şunu demiş: “Bebeğim olmuyor, bana yardımcı olabilir misiniz?” Başkan da: “Hanımefendi ben nasıl yardımcı olabilirim o konuda?” diyor. Sözün burası başkanın ağzıyla:

“Konuya böyle girince baktım çevredekiler gülüyor… Meğer kadıncağız tüp bebek…”

Hainliği belgeli Çerkez Ethem’i bile aklamaya paklamaya kalkışan partisinin sevgi pıtırcığı Genel Başkanı, bu konuşmanın eleştirilmesinden rahatsız olmuş ki, Bolu Belediye başkanını parti disiplin kuruluna vermiş. Yine tesettürlü ayrımı yapılmış burada, özelini arsızca ortaya saçan bu kadının başı açık olsa sorun olmayacak, kadının densizliği görmezden gelinmiş. Kim olursa olsun bir kadın herkesin ortasında bu kadar özel bir konuyu, yalnızca doktoruyla konuşabileceği bir özelini bir başkasına hem de yabancı bir erkeğe böyle açabilir mi? Kimse, bu nasıl cahilliktir, nasıl utanmazlıktır demiyor… Kadının örtüsünden siyaset yapılıyor.

Böylece her iki yan da, dini, dinsel simgeli kadın giyimini kullanarak oy toplamayı hayal ediyorlar…

Ya aynı Genel Başkanın bir örtülü kadından geçenlerde yediği küfür: “Yürü yürü!” diye sokakta kabaca kovulması. Söyleyen için büyük ayıp. Bu söze - tavra yanıt vermeyen, terbiyesizliğe tepki göstermeyen, hemen o anda durup bunu yapanı uyarmayana ne diyeceğiz? Gülümseyerek yoluna devam ediyor yaş yaşamış, ak saçlı Genel Başkan, duymazdan geliyor, hakareti, aşağılamayı…

Her türlü utanmazlık, kadın programları adıyla televizyonlarda bütün gün konuşulsun, insanların yüzünden ar perdesini kaldırın, hem de bu tür yayınlar iktidar kanallarınca yapılsın (Kanal 7, ATV, KanalD, Beyaz TV…) en özel konuları, aldatmaları, sapkınlıkları, her türlü sapıklığı, canlı yayınlara çıkartılan zavallılar eliyle normalleştirin, ahlaksızlıklara (aldatmalara, evlilik dışı ilişkilere, çok eşliliğe, yaşlı erkek - genç kız birlikteliğine) toplumu alıştırın, tüm bunları normalmiş gibi gösterin, sonra bir günah keçisi bulun, temize çıkın!

Çok güzelmiş!

Konuştu mu mangalda kül bırakmayan, işine gelmeyen konularda susan, generaller hapse atılırken bile ses çıkarmayan, laiklik tehlikede diyemeyen, küresel dayatmalara, halka dayatılan ruhsatsız sıvılara (!) karşı baştan beri sessiz kalan, aslında iktidarın gizli destekçisi CHP Genel Başkanı adına konuşan Öztrak ne diyordu?

"Sayın Özcan'ın bu ifadeleri kabul edilemez. Kendisi de zaten özür dilemiştir. Sayın Özcan'ın durumunu pazartesi günü yapacağımız MYK toplantımızda değerlendireceğiz. Tüzüğümüz bunu emrediyor."

“Sayın Özcan” ne diyormuş savunmasında?

Özcan: "İki hafta önce cami temel atma töreni yapan, anası-babası hacı olan, anası tesettürlü olan bir insanın başı kapalı bir kadına bilerek ve isteyerek hakaret edebilmesi, aşağılaması söz konusu olabilir mi?"

Al birini vur ötekine! Savunması olayın oluşundan daha beter!

Artık kimse laiklikten söz etmesin. Elbirliğiyle din devletine dönüştürüyoruz Cumhuriyetimizi. Diyanet İşleri Başkanı her konuda konuşur da bu konu da konuşmaz mı?

“Yani vahim bir ahlak krizi yaşanmaktadır yeryüzünde. Yaşadıklarımız tam bir değerler krizidir, değerler yozlaşmasıdır." Onun derdi, toplumun bağımsız özgür sesi sosyal medya (sanal iletişim). İktidarın basın yayın, iletişim gücünü daha da artırmak, karşı duruş, önlerinde tek engel ses, direnç istememek… Konuşana ceza verdirmek. Yoksa televizyonlardaki rezillikleri görmezden gelme, belden aşağı konuları ortalıkta konuşturma nedendir?

Geçmişte yaşanmış bir utanmaz, cahil kadın öyküsünü laf olsun diye anlatıyorlar, yani bir deli kuyuya bir taş atıyor, bakınız kırk akıllı çıkaramıyor… Bizim bile zamanımızı çalıyor, önemli konuları gözden kaçırtıyor, ister istemez konuşturuyorlar! Ne zaman unuttuk:

“Ay ışığında ceviz silkilmez!”

Atalarımız yaşamdan süzdükleri gerçekleri tek tek bildirmiş:

“ Gün geçer, kin geçmez.”

“İbadet de gizli, kabahat de.”

“Sabah sürçen geceye dek sürçer.”
*

Cumhuriyet düşmanlarını iyi tanıyalım, algımızı el yönetmesin!

Günah keçisi olmadan doğruyu haykıralım!

Cumhuriyete karşı işlenen suçlar gizlenemesin!

Feza Tiryaki, 8 Eylül 2021
Kullanıcı küçük betizi
Feza Tiryaki
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 889
Kayıt: Sal Kas 09, 2010 14:12

Şu dizine dön: Feza TİRYAKİ

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 2 konuk

cron

x