Halûk TARCAN’ın, Yılmaz DİKBAŞ’ın “Atatürkçüler Yenildi!” kitabı hakkındaki yazısı: KORKUNÇ GERÇEKLERİN KİTABI

Batı'nın ülkemizde gerçekleştirdiği "sivilleştirme" uygulamalarına millî karşı çıkışlar.

Önemli: Kimi yazarlar, günlük yazdıkları için bu bölümde belirtilmemiştir.

Halûk TARCAN’ın, Yılmaz DİKBAŞ’ın “Atatürkçüler Yenildi!” kitabı hakkındaki yazısı: KORKUNÇ GERÇEKLERİN KİTABI

İletigönderen Güncel Meydan » Çrş Ara 05, 2012 10:06

Halûk TARCAN’ın, Yılmaz DİKBAŞ’ın “Atatürkçüler Yenildi!” kitabı hakkındaki yazısı!

KORKUNÇ GERÇEKLERİN KİTABI

Halûk TARCAN
Bilimsel Araştırmacı (CNRS-Paris)



Atatürk Türkiyesi’ni

içinden
sinsi sinsi çürüterek çökertecek
dış odaklı sistemlerin nasıl kurulduğunu
kendini Atatürkçü diye tanıtan
ya da sananların aldıkları rolleri
belgelere dayanarak ortaya koyan bu kitap, bir başucu kitabı olmalıdır.

Gerçekleri, başını vatan sevgisiyle dimdik tutan Yılmaz Dikbaş yazmıştır: Atatürkçüler Yenildi!..

Bilerek ya da bilmeyerek
bildiklerinde ise, sadece üzüntülerini dile getiren

Kendilerini;

ulusalcı
milliyetçi
vatansever
yurtsever
laik
sosyal demokrat
aydın
ılımlı solcu, olarak tanımlayanları
“Atatürkçüler üst başlığı altında topladım” diyerek

Yılmaz Dikbaş’ın başladığı kitabı,

“gerçeklerin korkunç uçurumuna doğru yola” çıkıyor;
10 Kasım 1938 saat 09’u 6 geçeden beri
kör ve sağır, algılama niteliğinden yoksun
tehlikeyi gördüğünde tedbir almak cesaretini yitirmiş
sızlanma ve ağlamayı çözüm sanmış
İkiyüzlülüğü kendisine ve ortamına fazilet diye yutturmuş
Sırtı okşandıkça vazgeçilinemez olduğuna, hatta dehâsına inanmışların

ülkeyi

kader felsefesine razı edilmiş
inancını yitirmiş
uyuşuk bir kitle hâline sokmakta olduklarını açıklamaktadır…
Ülkenin geleceğinden en yüksek derecede sorumlu sivil ve askeri kuruluşların yöneticileri, başkanlarıyla partiler, milletvekilleri
Büyük ticarî ve endüstriyel kuruluşların yöneticileri
ülkenin nefes almasını ve sesini duyurmasını sağlayan basın
çok sayıda sivil kuruluş kısacası, yönetimleriyle ülkenin bütününden sorumlu kişiler ve kuruluşlar

Türkiye Cumhuriyeti’ni, Atatürk Türkiyesi’ni

Tarihi
Kültürü, dil’i
Gelenekleri ve
Toprakları ile yok etmek için
Kafataslarının içindeki beynin işleyiş tarzıyla
AB’nin de teşvik ve alkışlarıyla
Atlantik ötesinin akla gelecek her tür yolla ülkenin en akla gelmeyecek köşelerine çöreklenmesine seyirci kalmışlar, göz yummuşlar, kabul etmişler, kabul etmekten gurur ve şeref duymuşlardır; bazıları ise, ağlamakla şereflerini koruduklarını sanmışlardır.

Yılmaz Dikbaş kitabında, tüm bu felâketleri - gerektiğinde İngilizce asıllarını ve öteki bilimsel belgeleri de katarak - açığa çıkarmıştır.

Bu kısa cümle, Dikbaş’ın sıraladığı gerçeklerin yakıcı, yıkıcı, insanlık dışına sürükleyici yüzünü göstermek için yetersizdir; eseri okumak ve başucunda bulundurmak gerekir.

Yılmaz Dikbaş’ı tebrik etmek fiili, yaptığı işi ifade için çok zayıf kalmaktadır.

Not: Bilim göstermiştir ki, kültürleri ile evrensel uygarlıkların kökenini hazırlamış olan Türkler, uçurumun kenarına kadar gidip oradan geri dönmesini bilmişlerdir.

Bunun için de, genelde, milletvekilliği görevleri, meslek hâline gelmiş vekillerden oluşan, adları yanyana konmuş üç kadar harfin boş ifadesi demek olan partilerden medet umarak değil, partici hisleri ve kişisel çıkarları elin tersiyle itip

birlik olmakla
tek güç olmakla
Uçurumun kenarından döneriz.

Boşuna ikinci bir Atatürk beklemeyelim

Beklenen Atatürk, birliktelikte, tek güç oluşta vardır.

Ve Atatürk

O birliğin oluşmasını beklemektedir.


Halûk TARCAN
Bilimsel Araştırmacı (CNRS-Paris)
15 Ekim 2012

haluktarcan@haluktarcan.com
Kullanıcı küçük betizi
Güncel Meydan
Üye
Üye
 
İletiler: 584
Kayıt: Pzr Eki 12, 2008 23:12

Şu dizine dön: Millî Duruşlar

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

cron

x