‘Hasta ve yaşlı’ deyip kravatla çıkaracaklar. PKK elebaşı Öcalan da kravat takarak İmralı'dan çıkacak.

Genel & Güncel Konular

‘Hasta ve yaşlı’ deyip kravatla çıkaracaklar. PKK elebaşı Öcalan da kravat takarak İmralı'dan çıkacak.

İletigönderen İlteriş Kağan » Cum Şub 20, 2026 2:00

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Türkiye Büyük Millet Meclisi Öcalan Komisyonu, ortak raporu yayınladı. Bu raporu satır satır inceledim. AKP dönemi ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti devletinin caydırıcılığının aşındığı bir dönemdir. Durum böyle olunca teröristler de uluslararası toplantılarda kravat takıp protokolün bir parçası oluyorlar ve bu da içe sindiriliyor, Türk halkından gizleniyor. Böyle giderse, amaç da o zaten, PKK elebaşı Öcalan da kravat takarak İmralı'dan çıkacak.” dedi.
Resim
Özdağ’ın incelemesi özetle şöyle:
* Bu rapor Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin çıkarmış olduğu ilk, milli üniter laik devleti ortadan kaldırma ile ilgili resmi rapordur. Bunun başka anlamı yok. Bu rapor, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasal yapısına indirilmiş bir darbedir.

* Evet, terörsüz bir Türkiye'yi bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları istiyor. Ancak bunu terör örgütüyle pazarlık yaparak, terör örgütünün taleplerini kabul ederek ve Türkiye'yi etnisiteler, mezhepler ekseninde bölerek yapamazsınız.

***

*Raporun 6. sayfasında, ‘Türklerin, Kürtlerin ve Arapların bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak’. Arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bir tek Türk milleti yaşar. Neden bahsediyorsunuz siz? Bu, Türkiye'yi Lübnanlaşmaya sürüklemek demektir. Bu, Türkiye'yi Iraklaşmaya sürüklemek, Türkiye'yi Yugoslavyalaştırmak demektir.

* Raporun 28. sayfasında, “Türkler ve Kürtler kardeş ve kaderdaş halklardır” denilerek, bu ülkede 2 farklı halk olduğunu kabul ediyorsunuz. 2 farklı halk mı var bu ülkede?

Raporun 9. sayfasında, “Meclisimizin görevi müşterek hayatın hukukunu kurmak” diyorsunuz. Kiminle müşterek hayat kuruyoruz arkadaşlar? Şu ana kadar yaşadığımız hayat, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana müşterek bir hayat değil mi? Birlikte yaşamıyor muyuz kardeşim? Hangi hukuktan bahsediyorsunuz siz? Hukuk, yurttaşlık hukukudur. Siz etnisite hukukundan mı bahsediyorsunuz?

* Raporun 36. sayfasında “en başından itibaren Kürt’ün onurunu, Türkün gururunu korumayı esas alan bir yaklaşım benimsemiştir” diyor. Burada kastettikleri, Kürt’ün onuru değil, PKK'nın sözde onurunu kurtarmak için Türk milletinin gururunu kırmaktır.

* Sorun bir anayasal düzen sorunu olmamasına rağmen çözüm için niye yasa değişiklikleri ve yeni anayasa hazırlığı yapıyorsunuz? Buradaki büyük çelişkiyi görmüyor musunuz?

***

* Bakın bu raporda bir şey daha var. Öcalan'ın serbest bırakılması süreci bu raporun parçasıdır. Ama umut hakkı demiyorlar. Çünkü vatandaş ilk günden beri bu kavrama karşı büyük bir tepki duyuyor. Ve onun yerine vatandaşın öfkesini, kızgınlığını dizginlemek için başka kavramların arkasına sığınıyorlar. Milliyetçi Hareket Partisi temsilcisi toplantı girişinde basın mensuplarına şöyle diyor: “Umut hakkı başlık olarak olmasa da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları üzerinden ve içerik olarak mutlaka olacak. Yani Abdullah Öcalan'ı mutlaka serbest bırakacağız.” Bunu söylüyorlar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi umut hakkı konusunda 3. maddeye atıfla ömür boyu hapis cezası alanlara 25 yıllık infaz sonrasında durumun yeniden değerlendirilmesi ve tahliye için umut olması gerektiğini vurguluyor. Buna dayanacaklar.

* Şimdi geliyoruz raporun 45. sayfasına, şöyle söylüyor: “Hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlüler için yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir.” Evet, bu Öcalan'ın şartlı tahliyesi için yapılmış olan bir düzenleme. Değerli arkadaşlar, bu yaklaşım bir tuzak, hile ve milletimizi aldatma girişimidir. Başlığı silip, içeriye umut hakkını gizlemek, millet iradesine saygısızlık ve emin olun ikiyüzlülüktür. Ve raporun 38. sayfasında, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır deniyor. Yani PKK'ya özel af çıkartıyoruz diyorlar. Türkçesi bu. Öcalan'a af, PKK'ya af...

***

* Raporda “yerel yönetimler için daha demokratik koşullar” önermesi yapılıyor. Bu arada Silivri’de onlarca Belediye Başkanı tutuklu... Buradan CHP Genel Başkanı'na sormak istiyorum. Sayın Genel Başkan, onlarca Belediye Başkanınız tutukluyken siz bu rapora nasıl imza attınız?

* Biz, Zafer Partisi olarak halkımızla birlikte bu yıkıcı sürece karşı durmaya, mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Türk, Kürt, Arap değil. Ne mutlu Türk’üm diyene!
Aklı Başında Bir Toplum Her 5 Yılda bir Meclisi Ve Yönetimi yenileyen Toplumlardır.
Bir hamalın yükü geçicidir; fakat sahtekâr bir politikacının yükü kalıcıdır çünkü onun dolandırıcılıklarının muazzam yükünü her daim akılsız toplumlar taşımaktadır.
Üçkâğıtçı politikacılar tarafından sürekli olarak kandırılan, tekrar tekrar aldatılan bir millet için hangi sıfat kullanılabilir? Şaşkın? Çok hafif! Ahmak? Yeterli değil! Beyinsiz? Evet, işte tam da sıfat budur! Aptal kalabalıklar, sahtekâr politikacıların en büyük servetidir!

@MK-Müzik.Kutusu

Müzik Kutusu Müzik Kutusu
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş Kağan
Üye
Üye
 
İletiler: 2711
Kayıt: Cmt Şub 08, 2020 18:53

Öcalan Yeni Türkiye’ye “kurucu önder” mi yapılıyor?

İletigönderen İlteriş Kağan » Cum Şub 20, 2026 10:11

PKK elebaşı Öcalan’ın fikir babası olduğu açılım komisyonunun raporu nihayet açıklandı. “Dağ fare doğurdu” şeklindeki yorumlara neden olan rapor için “dilek ve temenniler metni” diyebiliriz.

Raporda umut hakkı dahil hedeflenenler üstü kapalı şekilde yer alıyor. Nelerin yapılması gerektiği vurgulanıyor ama nasıl yapılması gerektiği es geçiliyor. Peki neden? Bu noktada ince bir siyaset mühendisliği göze çarpıyor. Raporda, önerilerin nasıl hayata geçirileceğine dair bir görüşün yer almaması yeni anayasayı bir ihtiyaç haline getirme, gösterme stratejisinden kaynaklanıyor. Rapor oylamaya sunulmadan önce TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “Çalışmalar sonucu raporda belirtilen düzenlemeler, kapsayıcı bir Anayasa ihtiyacını ortaya koymaktadır.” ifadesi bu stratejiyi ortaya koyuyor.

Kurtulmuş bu sözleri ile herkesin, “Rapor açıklandı. Şimdi ne olacak” sorusunun cevabını, rapor oylanmadan önce vermiş oldu aslında. Öyle görünüyor ki, kamuoyunun önüne “Terörsüz Türkiye’nin inşası için yeni anayasa şart” söylemi ile ısıtılarak yeni anayasa gündemi konulacak…

Asıl dikkat çeken nokta ise, komisyon raporunun görüşüldüğü saatlerde açıklanan Öcalan’ın mesajlarıydı. DEM Parti tarafından duyurulan açıklamasından anladığımıza göre, terörist başının son uydurduğu kavram, demokratik birlik!

Öcalan, son mesajında “demokratik birlik” yalanı ile özerkliği, konfederalizmi yani bölünmeyi dayatıyor. “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın toplumsal gerçekliğimizle uyumlu ve genişletilmiş bir hali de buna güçlü bir dayanak olur." diyor.

Sızdırılan İmralı tutanaklarında söylediği gibi Türk milletinin tepkisini çekmemek için federasyon, konfederalizm, bağımsız bölge yönetimi gibi kavramları kullanmıyor ama bu kavramları tarif eden cümleler kuruyor.

Milli Mücadele ve cumhuriyetin kuruluşu sonrası döneme değinirken, satır arasında “Atatürk bizi aldattı” mesajı vererek, buradan hareketle PKK’nın döktüğü kanı terör değil hak arayışı olarak empoze ediyor.

Teröristbaşı yeni vatandaşlık tanımı da dayattı. Öcalan, Türk milli kimliğinin ortadan kaldıracak ve Türk Milleti kavramını yıkacak, yeni bir vatandaşlık tanımını “Özgür yurttaşlık” adı altında öneriyor. Önerdiği vatandaşlık tanımı, Türkiye'yi ayrışmaya, bölünmeye taşıyacak, yeni millet takımlarını ortaya çıkaracak bir model. Aslında Öcalan’ın ortaya attığı vatandaşlık tanımı “Türk-Kürt-Arap” vurgusuyla yaratılmak istenen kompartımanlara ayrılmış yeni topluma denk gelen bir tanımlama.

Öcalan ne de olsa komisyonun fikir babası. Haliyle kendinde bu dayatmaları yapacak cesareti buluyor. Peki, pazarlığın olmadığı, üniter yapıdan taviz verilmeyeceğini, vatandaşlık tanımının değişmeyeceğini söyleyenler Öcalan’ın mesajlarına ne diyecek? Eğer bir pazarlık, bir al-ver yoksa “Terörsüz Türkiye” için muhatap alınan Öcalan baş müzakereci gibi dayatmalarda bulunabilir mi? İktidarın ve henüz Devlet Bahçeli’nin gündeme getiremediklerini Öcalan mı gündeme getiriyor? Gün gibi ortada! Öcalan, “yerli ve milli” Lübnanlaşma modelinin “kurucu önderliğine” hazırlanıyor…

Fatih ERGİN
Aklı Başında Bir Toplum Her 5 Yılda bir Meclisi Ve Yönetimi yenileyen Toplumlardır.
Bir hamalın yükü geçicidir; fakat sahtekâr bir politikacının yükü kalıcıdır çünkü onun dolandırıcılıklarının muazzam yükünü her daim akılsız toplumlar taşımaktadır.
Üçkâğıtçı politikacılar tarafından sürekli olarak kandırılan, tekrar tekrar aldatılan bir millet için hangi sıfat kullanılabilir? Şaşkın? Çok hafif! Ahmak? Yeterli değil! Beyinsiz? Evet, işte tam da sıfat budur! Aptal kalabalıklar, sahtekâr politikacıların en büyük servetidir!

@MK-Müzik.Kutusu

Müzik Kutusu Müzik Kutusu
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş Kağan
Üye
Üye
 
İletiler: 2711
Kayıt: Cmt Şub 08, 2020 18:53


Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

x