Hristofyasla Çıktığınız Yolda Neler Yok Neler!

Kıbrıs Meselesi

Hristofyasla Çıktığınız Yolda Neler Yok Neler!

İletigönderen KutluTürk » Cum Eyl 04, 2009 0:09

Hristofyasla Çıktığınız Yolda Neler Yok Neler!

İçinde bulunduğumuz şu hassas dönemde Rum yönetiminin ve dünyanın Kıbrıs anlaşmazlığındaki tavırlarını irdelerken aralıksız bir şekilde Türkiye aleyhtarı bir tutum izlemeleri aslında bana hiç de yabancı değil! Bu davranışlar geçmişte de yaşandı, şimdi de yaşanıyor. Hele de işin ucunda dış unsurların ortak çıkarları söz konusu ise bunu anlamak daha da kolay bir hal alıyor! Şöyle bir düşünün, Hristofyas almış eline sazı devamlı çalıyor! Parçası da "Türkiye haddini bil"! Sormak lazımdır ki Hristofyas da kim ki devamlı Türkiyeye karşı tehditler savuruyor? Eskiden bunu yapmak bu kadar kolay mıydı?
Bazı yazarlar diyorlar ki Rumlar ABne girince eli kuvvetlendi ve bu siyasi duruma göre hareket ediyorlar! Şaşırıyorum doğrusu! Sanki de geçmişte Rumlar AB ülkeleri tarafından destek bulmamışlar gibi durum AB üyelikleri ile ilişkilendiriliyor! Şüphesiz ki AB üyesi olmaları ellerini oldukça kuvvetlendirse de batı tarafından desteklenmeleri bu üyelikten ötürü olmadı. Bu dış destek çok öncelere dayanıyor...
Tabii Rumlar 2004 yılından itibaren resmen AB üyesi olunca olanlar oldu. Şimdi Rumlar 2012yi iple bekliyorlar. Hedef ABni de kullanarak Türkiyeye iyiden baş kaldırmak! Hatırlarsanız Rum yönetimi lideri 2008de başa geldiğinde birçok kişi "İşte Hristofyas ılıman bir kişilik, Talat ile iyi anlaşacaklar, ada çözüme gidecek" yorumunda bulunmuşlardı. Papadopulos ve diğerleri uzlaşmaz kişiler olarak görülüyorlardı! Peki şimdi sorarım size ne değişti? Ben söyleyim size; Hristofyas yani "ılıman" denilen kişi iktidara geldi ve Papadopulos ve diğerlerinin yapamadıklarını yaptı! Önce tek egemenlik hususunda adada anlaşma olacak diye Talatı dünya önünde ikna etti ardından tek kimlik olacak dedi. Bunu ısrarla savundu ve dediğini yaptırdı. Hem de derinden Kıbrıs Türkünü uyandıramayacak bir şekilde! Gerçi buna itirazları olan kesimler günlerce bunu eleştirdi. Ama her zamanki gibi bu eleştiri bazı gazete köşe yazılarında kaldı! Şimdilerde halkın gündeminde bu konu bile yok!
Hristofyas ise elde ettiği avantajlara doymadan isteklerini sıralıyor ve söylüyor; Anlaşma olması için "Türkiyenin garantörlüğü kalkacak, adadan Türk askeri gidecek, göçmenler geri dönecek, topraklar ve eski mülklerin çoğu geri alınacak"!
Rumlar yalnızca bu isteklerle de kalmıyorlar! Şimdi AİHMde savaş suçluları mahkemesine toplu başvurular yapma hazırlığına girdiler! Hedef yine Türkiyeyi tazminatlara boğmak ve 1974 Barış harekatına katılanları savaş suçlusu ilan ettirmek!...Peki yalnız bunlar mı? Elbette hayır! "Kültürel mirasımız yok ediliyor" diye tezler ortaya koyarak Türkiyeye başka bir koldan davalar açarak Kıbrıs Türklerini adada kıskaca almak istiyorlar ve bunu da şu meşhur AHİM vasıtası ile yapmaya çalışıyorlar! Sanki de AHİM çok taraflı ve adil davranıyormuş gibi! Şaşırmayınız birçoğunun güven duyduğu AHİM en basit taraflılığını Bosnada Sırp soykırımını görmezden geldiği karar ile yaptı! Dünyanın gözü önünde tam 8300 Boşnak Müslüman Sırpların eline BM askerleri(Hollandalılar) tarafından teslim edildi ve tam 3 günde tüm sığınmacılar toplu katledildi! Ama AHİM ne dedi? Bu soykırımı Sırplar yapmadı! Yorum sizin!
Ne acıdır ki birkaç yıl önce ülkemizde kurdurulan Mal Tazmin Komisyonu ile kendi anayasamız başta olmak üzere ülke bütünlüğümüz, BM parametreleri görmezden gelinerek kendi elimizle Rumlara topraklarımızı verme kararı veriliyor! Bunla da yetinilmeyerek dünyalarca para tazminatları Rumlara ödeniyor! Peki ya bizim haklarımız? Ya bizim tazminatlarımız? Defalarca göçmenlik yaşayan insanların hakları? Soykırıma uğrayan milletimizin hakları? Malı mülkü gasp edilen, yasal haklarımızdan kovulan halkımızın hakları ne olacak? Bunların tazminatlarını kim verecek? O çok güvendiğiniz ABmi yoksa BMmi?
Şimdiyse birileri yine sazı eline almışlar Hristofyas gibi "İşte adada çözüm olacak, birleşme olacak" diye nutuklar atıyorlar! Bu konuda henüz hükümetin yaşatılan ikilemlere karşı somut bir adımı yok! Neden? Çünkü kurdurulan Mal Tazmin Komisyonu AB güvencesi altında! Bu güvenceyi tehdit edecek bir girişim olursa önce Türkiyedeki hükümetin AB süreci tehlikeye girecek diye korkuyorlar! O nedenle kulaklar tıkanıyor! Tıkayın bakalım nereye kadar tıkayacaksınız!
Ne yalan söyliyeyim ama Kıbrıs Türklerinin mukadderatını ilgilendiren birçok konuda kulak tıkayanlar yarın bizleri esaret altında yaşamaya mahkum eder duruma düşürürlerse hiç şaşmayın! Ne de olsa Türkiye oldukça "açılımlar" içinde! Öyle bir açılmış ki okyanusta dudaklar uçukluyor, gözler donuyor, bakakalıyoruz! Bundan da istifade edecek olan kesimler bu süreci iyi değerlendireceklerdir. İşte bu ortamda Kıbrısta bir "çözüm" olması için Rum ve Batı açılımları karşısında Kıbrıs Türklerini okyanusta gemiden aşağı atarlarsa şaşmayın! Ne geçmişteki haklarımız, ne şimdi bize verilen sözleri yerine getirmeyen bu unsurlara "demokratikleşme, çözüm, barış" adı altında bizi heba etmelerine ne zaman ciddi bir şekilde dur diyeceksiniz? Ayıptır Efendiler!
Üzücü olan ise Türkiyedeki hükümetin Kıbrıs politikası zik zaklar çizdikçe biz meşru haklarımızı savunmaktan yoksun olacağız. Kısaca KKTCnin meşru varlığını pazarlık konusu ettirmeye devam edecekler! Ne diyeyim; Anavatan Türkiye hükümetinin "açılımlarının" bir ucu da Kıbrıstan geçtiğini anlamak çok zor olmasa gerek...Ne de olsa Hristofyasla çıkılan yolda elde ettikleriniz ve etmedikleriniz ortada! Anlayana...

Emete GÖZÜGÜZELLİ CİVAN
Kıbrıs Türk Gençliği Çözüm Hareketi Derneği
...
“ Kalleşlik meydanı tutmuş neyleyim
Tanıyıp bilmem kime şikayet eyleyelim
Bizim çektiğimiz adamlığın bedeli
Yolumuz diken olsa da biz gül derleyelim ”
Kullanıcı küçük betizi
KutluTürk
Üye
Üye
 
İletiler: 17
Kayıt: Prş Eyl 03, 2009 23:39
Konum: K.K.T.C.

Şu dizine dön: Kıbrıs Mücadelesi

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

cron

x